(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25173 E. , 2012/24737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının davalı işyerinde çalı
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25173 E. , 2012/24737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının davalı işyerinde çalışmakta iken iş akdinin Yönetim Kurulu'nun 12.03.2011 tarih ve 06/01 sayılı toplantısında alınan karar uyarınca 14.03.2011 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17-18 maddeleri kapsamında feshedildiğini, 14.03.2011 tarihli yazıda fesih nedeninin verimsizlik olarak gösterildiğini, ancak fesih öncesinde davacıdan savunma alınmadığını, savunma alınmamasının tek başına feshin geçersizliği sonucunu doğuracağını, davacının işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili konumunda olmadığını, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunmadığını, Türkiye Jokey Kulübü Derneği Tüzüğü'ne göre de işveren vekili sıfatının bulunmadığını, her ne kadar genel müdür yardımcısı ise de bu sıfatının şekli olduğunu, münferiden karar alma ve uygulama yetkisinin bulunmadığını, belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, sekiz aylık brüt maaş tutarında işe başlatmama tazminatı ile dört aylık boşta geçen süre ücretinin tespitine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 19.11.2002 tarihinde davalı kulüpte İnşaat ve Teknik İşler Müdürlüğünde inşaat mühendisi olarak göreve başladığını, 01.01.2008 tarihinde de Lojistik ve Yatırımlardan sorumlu genel müdür yardımcısı olup iş sözleşmesinin feshedildiği 14.03.2011 tarihine kadar işyerinde bu görevde çalıştığını, davacının ...'nin Genel Müdür Yardımcısı olup 4857 sayılı Kanun'un 18/son maddesi gereğince işveren vekili olup iş güvencesi kapsamında kaldığını, birinci derece imza yetkilisi olup tek başına kulüp adına yapılan işlemleri imzalama ve kulübü temsil yetkisinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece incelenen işyeri kayıtlarına göre davacının davalı işyerinde genel müdür yardımcısı olarak çalıştığı, dosyada bulunan organizasyon şemasına göre mali işler ve insan kaynakları bölümlerinin davacıya bağlı olup davacının doğrudan genel müdüre bağlı olduğu anlaşılmakta ise de dosyada bulunan organizasyon şemasına göre davacının işletmede üst düzey yönetici konumunda olup doğrudan genel müdüre bağlı çalıştığı, ancak işçi alma ve işçi çıkarma başta olmak üzere işletmenin günlük işleyişi ve faaliyetleri ile ilgili her türlü kararın doğrudan doğruya yönetim kurulu tarafından alındığı, yönetim kurulunun sürekli ve düzenli olarak işletmenin günlük işleyişini yürüttüğü, yönetim kurulunun onayı olmaksızın işletmenin günlük işleyişine ilişkin kararları almaya genel müdürün dahi yetkili olmadığı, bu nedenle davacının iş güvencesi kapsamında olduğu, verimsizlik nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen davacının fesih öncesinde savunmasının alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafça süresi içinde temyiz edilmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işletmenin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İşletmenin tümünü sevk ve idare eden genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamazlar. Dosyaya sunulan ve itiraz edilmeyen organizasyon şemasına göre davalı işyerinde genel müdür yardımcıları doğrudan genel müdüre, genel müdür de yönetim kuruluna bağlı olarak çalışmaktadır. Davacı genel müdür yardımcısı olarak çalışmaktadır. Davacıya bağlı olan birkaç birim mevcuttur. Davacı lojistik ve yatırımlardan sorumlu genel müdür yardımcısı olup işletmenin bütününü sevk ve idare anlamında sorumluluğa sahiptir. Davacının 4857 sayılı Kanun'un 18/son maddesi gereğince işveren vekili yardımcısı olduğu ve iş güvencesinden yararlanamayacağı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı olduğu gibi hüküm oluşturulması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 230,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.