5. Hukuk Dairesi 2025/9446 E. , 2026/4339 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/18 Esas, 2025/81 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 inci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozm…
5. Hukuk Dairesi 2025/9446 E. , 2026/4339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/18 Esas, 2025/81 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 inci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Sakarya ili, ...ilçesi, ...köyü 1640,16 41... parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle Mahkemenin 2012/210 Esas, 2012/224 Karar ve 2013/7 Esas, 2013/43 Karar sayılı kararlarıyla tapularının iptaline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyı kenar çizgisi içinde tarım yapılamayacak kumluk yerlerden olduğunu, bu niteliği itibarıyla kamu malı olduğunun kuşkusuz olduğunu ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.03.2015 tarihli ve 2014/55 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 12.03.2015 tarihli ve 2014/36 Esas, 2015/134 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda davaya konu taşınmazların niteliğinin ve değerinin yönetimine uygun şekilde tespit edilmediğini, taşınmazların vasfının yeniden araştırılması, arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre gerçek değeri tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.11.2017 tarihli ve 2017/22 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararı ile konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.11.2017 tarihli ve 2017/22 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararının temyizi üzerine kesinleşen hükme karşı yapılan temyiz isteminin süresinde yapılmadığından bahisle 07.02.2022 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiş, ek karar davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir 2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda karar tebligatı yetkisiz temsilciye yapılarak hüküm kesinleştiğinden tebligatın usulüne uygun olduğundan bahsedilemeyeğinden davalı Hazine vekilinin temyizi süresinde olduğundan Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli ek kararı ile aynı mahkemenin 2017/22 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararına ilişkin 13.02.2018 tarihli kesinleşme şerhinin kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde; bozma sonrası duruşmaya Kaynarca Mal Müdürlüğünde görevli veri hazırlama kontrol işletmeni olan.... katılarak dava konusu taşınmaza ilişkin ödeme yapıldığını beyan ettiğinden Maliye Bakanlığının 13.01.2012 tarihli ve 56 sayılı onayına göre davada Hazine adına sulh, kabul ve feragat işlemleri yapabilme yetkisi muhakemat müdürlüğüne, müdürlük olmayan yerlerde yetkilendirilen Hazine avukatlığının hukuki görüşü ile ilçelerde Mal Müdürünün teklifi üzerine kaymakama ait olduğundan Mahkemece usulüne uygun düzenlenen sulh protokolü yönünden araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulü ile belirlenen bedelin davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin davacının zenginleşmesini sağlayacak şekilde belirlendiğini, davanın reddi gerektiğini, ayrıca yargılama giderleri içinde Hazinenin harçtan sorumlu tutulmasına karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.