3. Hukuk Dairesi 2023/3930 E. , 2024/3263 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/440 E., 2018/326 K. Taraflar arasındaki alacak (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri…
**3. Hukuk Dairesi 2023/3930 E. , 2024/3263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/440 E., 2018/326 K. Taraflar arasındaki alacak (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; donatanı davalı olan yabancı bayraklı gemide iş sözleşmesi kapsamında baş mühendis olarak çalıştığını, sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle kazandığı bakiye maaş alacağı, yol masrafları, prim ve izin alacaklarının tahsili için menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile başlattığı icra takibine davalı tarafça haksız itiraz edildiğini beyan ederek; yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin davalının acentesi olmadığını güvenli yönetim sisteminin oluşturulmasına vb. işlere yönelik ISM yöneticisi olduğunu ISM yöneticisinin donatan adına herhangi bir sözleşme yapma yetkisi olmadığı gibi bu durumun acentelikten çok farklı olduğunu, sonuç olarak, acente olmayan, donatan ile olan ilişkisi, ISM yöneticiliğinden ibaret olan müvekkil şirketin, davalı ile davacı arasındaki hizmet alacağından kaynaklı dava konusu uyuşmazlıkta, davalıya izafeten davayı takip etmesi, davalıya izafeten müvekkiline dava açılması, davalıya izafeten acenteye dava açılmasına izin veren TTK'nun 105'inci maddesine aykırı olup, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, ayrıca davalı tarafından davacının iş akdini feshinin de haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, 21.01.2015 tarihli, 2015/28 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararla Mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmakla Bakırköy İş Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 25.05.2016 tarihli, 2015/40941 E., 2016/13486 K. Sayılı kararıyla; taraflar arasındaki ihtilafın deniz ticaretinden değil hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı temel ilişkiyi oluşturan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevli olmadığı, sözleşmeye konu geminin de yabancı bayraklı olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar