Başvuru, idari işlemin iptaline yönelik yargı kararının uygulanmaması nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari işlemin iptaline yönelik yargı kararının uygulanmaması nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 2013 yılı içinde yapılan İnfaz Koruma Memurluğu Öğrenci Sınavı'na katılarak başarılı olmuş ve başvurucunun infaz koruma memurluğu öğrenciliğine geçici kabulü yapılmıştır. Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle başvurucunun memuriyete geçici kabul işlemi, Siverek Adli Yargı İlk Derece Adalet Komisyonunun (Komisyon) 6/8/2013 tarihli kararı ile iptal edilmiştir. Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan olgu ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (Kemer Sulh Ceza Mahkemesinin 27/6/2012 tarihli kararı) ile sonuçlanan yargılama sürecinde başvurucunun hakaret ve basit yaralama fiillerinden dolayı adli para cezası ile cezalandırılmış olmasıdır. Başvurucu, memuriyete geçici kabulünün iptali işlemine karşı Şanlıurfa İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkeme 25/4/2014 tarihli kararıyla uyuşmazlık konusu işlemi iptal etmiştir. İptal gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir: "Yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasından bağımsız olarak fiilin ve olayın niteliği itibarıyla bir değerlendirme yapılması gerektiği açıktır. Zira Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 11/b maddesinde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortamda dikkate alınarak; kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığının araştırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle,yukarıda metnine yer verilen Güvenlik Soruşturması ve ArşivAraştırması Yönetmeliği'nin öngördüğü biçimde kurulmuş bir "Değerlendirme Komisyonu"nun bulunmadığı ve Adli Yargı İlk Derce Mahkemesi Adalet Komisyonunca değerlendirme yapılmasının söz konusu mevzuat hükmüne uygun olmayacağı açık olup, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." İptal kararı Danıştay Onikinci Dairesinin 24/10/2014 tarihli kararı ile onanmış, karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 9/12/2015 tarihli hükmüyle reddedilmiştir. İptal kararının ardından başvurucu, yargı kararının uygulanması suretiyle memuriyete atamasının yapılması için Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne 19/6/2014 tarihinde başvuruda bulunmuştur. Bu istem 27/6/2014 tarihli işlemle reddedilmiştir. İşlemde, özetle; idare mahkemesi kararına istinaden Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği uyarınca oluşturulan Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucu güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmak koşulunu taşımadığı anlaşılan başvurucunun atamasının yapılamadığı belirtilmiştir. Diğer taraftan başvurucu; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde, yargı kararını uygulamayarak görevi kötüye kullandıkları iddiasıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 18/7/2014 tarihinde işleme konulmama kararı vermiştir. işleme konulmama kararının gerekçesinde, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından Şanlıurfa İdare Mahkemesinin iptal kararının gerekleri yerine getirilerek yeni bir kurul oluşturulduğu ve yeni bir işlem tesis edildiği, dolayısıyla ortada yargı kararının yerine getirilmemesi gibi bir durumun bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucu, beyanına göre son olarak 22/12/2014 tarihinde yargı kararının uygulanması suretiyle atanması için Komisyona yazılı başvuruda bulunmuş ancak Komisyondan cevap alamamıştır. Konuya ilişkin olarak 5/1/2015 tarihinde telefonla yaptığı görüşmede de atamasının yapılmayacağı bildirilen başvurucu 12/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: İdari dava türleri şunlardır:a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,(...)" 2577 sayılı Kanun'un "Kararların sonuçları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez."