4. Hukuk Dairesi 2012/13151 E. , 2013/11188 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ## Davacı Sürat Basım Yayıncılık Reklamcılık ve Eğitim Araçları San. Tic. A.Ş. vekili Avukat ... tarafından, davalılar Estetik Yayıncılık Havacılık ve Hava Taşımacılığı Tic. Ltd. Şti. (Sözcü Gazetesi) vd. aleyhine 13/12/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla hakaretten dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/07/2011 …
**4. Hukuk Dairesi 2012/13151 E. , 2013/11188 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ## Davacı Sürat Basım Yayıncılık Reklamcılık ve Eğitim Araçları San. Tic. A.Ş. vekili Avukat ... tarafından, davalılar Estetik Yayıncılık Havacılık ve Hava Taşımacılığı Tic. Ltd. Şti. (Sözcü Gazetesi) vd. aleyhine 13/12/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla hakaretten dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı şirketin sahibi olduğu Sözcü Gazetesinde, diğer davalı tarafından kaleme alınan “Milli Eğitim Bakanlığı Onaylı Skandal Felsefe Kitabı Din Kitabı Oldu” başlıklı yazının kişilik haklarına saldırı içerdiğini iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar, dava konusu edilen yazının haber verme ve yayma hakkı kapsam ve sınırları içinde yazıldığını, Eğitim İş Sendikası Başkanı tarafından yapılan açıklamaların gündeme getirildiğini, yazı içeriğinin gerçeğe uygun olduğunu iddia ederek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu yazıda geçen tarikatçı kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki anlamının tarikatları yaşatmak isteyen o yolda çalışan kimse olduğu, hakaret niteliği taşımadığı, yazının haber verme özgürlüğü sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durumda halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.