7. Ceza Dairesi 2022/3768 E. , 2023/8331 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 21.01.2011 EK KARAR TARİHİ : 20.07.2018 SAYISI : 2012/1368 E., 2012/1386 K. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.07.2018 tarihli ve 2012/1368 Esas, 2012/1386 Karar sayılı ek kararı bakımından yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca her ne kadar temyize konu kararın, 27.11.2012 tarihli ve 2012/1368 Esas, 2…
**7. Ceza Dairesi 2022/3768 E. , 2023/8331 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 21.01.2011 EK KARAR TARİHİ : 20.07.2018 SAYISI : 2012/1368 E., 2012/1386 K. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.07.2018 tarihli ve 2012/1368 Esas, 2012/1386 Karar sayılı ek kararı bakımından yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca her ne kadar temyize konu kararın, 27.11.2012 tarihli ve 2012/1368 Esas, 2012/1386 Karar sayılı karar olduğu yazılmışsa da; esasen bu karara karşı sadece itiraz kanun yolunun öngörüldüğü, keza sanık hakkında Kadıköy 2. Asiye Ceza Mahkemesinin 21.01.2011 tarihli ve 2009/217 Esas, 2011/13 Karar sayılı kararıyla mahkûmiyet hükmü kurulduğu, anılan kararın temyiz edilmesinden sonraki süreçte 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte dosyanın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2012 tarihli yazısı sonrasında verilen 27.11.2012 tarihli "kovuşturmanın ertelenmesine" dair kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, erteleme süresi içerisinde sanığın işlediği başka bir suç nedeniyle açılan kamu davasında kurulan mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesiyle birlikte bu kez Mahkemece 20.07.2018 tarihli ek kararla, kovuşturmaya ilişkin temyiz incelemesinin ertelenmesine dair kararın kaldırılmasına ve 21.01.2011 tarihli karara ilişkin temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine karar verildiği, dosyada sadece 21.01.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik olarak temyiz dilekçelerinin olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede yazılı temyize konu karar tarihi ve numarası, düzeltilebilecek bir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce hükme bağlanmış, temyiz talebi bulunan ancak henüz Yargıtay ilgili Dairesine ulaşmamış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca mahalline iade edilen dosyaların akıbeti ile ilgili olarak açık bir hüküm öngörülmemiştir. Sanık hakkında açılan kamu davasında kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi, kanun gereği durma mahiyetinde hüküm ve sonuçlar doğuran, sanığın 6352 sayılı Kanun'da belirtilen süre içinde yeni bir suç işlemesi halinde kovuşturmaya ve usul işlemlerine kaldığı yerden devam edilmesini ve yeni bir hüküm kurulmasını gerektiren bir usul işlemidir. Mahkemece; kovuşturmanın ertelenmesi kararının verildiği tarihten sonra işlenen ve ihbara konu olan suçun niteliği de dikkate alınarak, kovuşturmaya devam edilmesine ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi, kovuşturmaya devam edilmesi gerektiği sonucuna varılması durumunda ise mevzuat değişiklikleri ile lehe kanun hükümleri uygulamasının olup olmadığının araştırılmasından sonra sanık hakkında yeni bir hüküm kurulması gerekirken, 21.01.2011 tarihli asıl karara karşı sunulan temyiz taleplerinin incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi kanuna aykırıdır. Bu nedenlerle; ortada temyizi kabil bir hükmün de bulunmaması sebebiyle esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.