Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------- ayırt edici unsurlu markaları altında toptan satış mağazacılığı alanında faaliyet gösteren, alanında tanınmış ve yüksek pazar payına sahip köklü bir firma olduğunu, davacı müvekkilinin ----.sınıfa dahil--------- alanında tescilli ------- markalarının sahibi olduğunu, yapılan yatırım ve tanıtım faaliyetleri sonucu ---- esas unsurlu markaların, --- önde gelen toptan market zincirinin adı haline geldiğini, müvekkili şirketin --- esas uns
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan köklü bir şirket olduğunu, 15 Temmuz 2016 tarihinde, Fetullahçı Terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsünün araştırılması ve aydınlatılması maksadıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kurulan "Fetullahçı Terör Örgünün 15 Temmuz 2016 Tarihli Darbe Girişi İle Bu Terör Örgütünün Faaliyetlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılıp Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amaciyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu" tarafından sürdürülen araştırma kapsamında terör örgütünün finans kaynakları bakımından medyaya ve kamuoyuna intikal eden bazı davalarda ismi geçen ... Grubu sahibi ...'ü dinlemek istediğini ve nitekim 08/11/2016 tarihli komisyon toplantısında dinlediğini, müvekkili ile aynı iş alanında faaliyet gösteren....Grubu Sahibi ...'ün yürütülen soruşturmada ve gerekse de ... Haber kanalında yaptığı röportajlarında gerekse de Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu tarafından başvurulan ifadesinde konusu ile hiç ilgisi olmayan şekilde müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyecek ve böylece faaliyet alanında haksız rekabet yaratacak haksız şekilde kazanç elde edecek bazı beyanlarda bulunduğunu, ...'e komisyonda yöneltilen sorunun " örgüt kendisine yardım eden firmaların desteklenmesi konusunda kendi müritlerine bir talimat veriyor mu mesela sizin otobüs firmasının seyahat sırasında kullanmak gibi -bunu çoğaltabilirsiniz böyle bir talimatları var mı " şeklinde olduğunu ...' ün ise verdiği cevapta " şirketi kurduğum yıllardan sonraki dönemlerdeki bu yapının öğretmenlerinin, imamlarının bizim seyahat şirketimiz yoğun kullandıklarını biliyordum, çünkü yardım eden birisiyim sektörde kendilerine bağlı bir şirket yoktu... .... ama bu örneği bir örnekle anlatmak istiyorum, şimdi yine o konuda çalışmalarımızı başlattık, İzmir Emniyet Müdürlüğü'ne yazılı not olarak da gönderttim arkadaşlara geldiğinde sektörde bir ay önce ... otobüs alan bir arkadaşın ... Bayisinde-bir ay sonra ... olmayacak - diyen şahsı arıyorum . ... Ceosu geldi ona sordum, ... , -Bayimiz biliyor ismini ağabey bende biliyorum ama kim olduğu belli değil. O isimde birini arıyorum , Uşak'ta çıkıyor- diyor. 155 tane otobüs satın almış sonra, şimdi ... da bayağı yüksek bir miktarda otobüs almış, 15 Temmuz öncesinden bahsediyorum, yakın dönemde bir ay sürmez ... olmayacak sektörde yerimizi almamız gerekir diye ... 155 tane otobüs satın aldıklarını tespit ettim. Kişinin kim olduğunu hem polisimiz hem de biz araştırıyoruz, sizin kayıtlarınızda bulunursa iyi olur diye düşünüyorum" dediğini, komisyonundaki beyanında ve ... Kanalında yayınlanan röportajında konu ile ilgisi olmadığı halde bambaşka bir konunun ortasında birden bire müvekkili şirket ile ilgili zeminsiz beyanlarda bulunduğunu, bu şekilde müvekkili şirketin ticari itibarini zedelediğini belirterek TTK 55,56 ve 62 maddeleri gereğince 1.000.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davada esas aldığı TBMM Komisyon Tutanaklarının kamuoyu ile paylaşılmayan sadece devlete Fetö/ PDY terör örgütü kapsamında bildiklerini ve yaşadıkları ve duyduklarını anlatması için müvekkilinin bilgisine başvurulan bir komisyon olduğunu, TBMM komisyonu tarafından gönderilen davet üzerine beyanda bulunduğunu, tutanakların yetkili mercilerce saklandığını, bilgilerin kamuoyu ile paylaşılamadığını, bu yüzden herhangi bir zarardan söz etmenin mümkün olmadığını, verilen ifadede davacı şirketin adını lekelemek kastı ile herhangi bir ifade kullanılmadığını, İstanbul C. Başsavcılığının 2016/149311 Sor no ile tespit edilmeye çalışılan kişi hakkında beyanda bulunmak ve bu kişiyi anlatabilmek maksadıyla ilgili kişilerin ve davacının adının geçtiğini, davacının olayın faali yahut içerisinde yer aldığı konusunda herhangi bir ifade yahut ima dahi olmadığını, haber kanalında verilen röportajlardan bahsedilmesine rağmen davacı tarafça buna ilişkin herhangi bir CD yada delil sunulmadığını, TTK 55 ve devamındaki haksız rekabet kriterlerinin bu davada oluşmadığını, iddiayı kabul etmemekle birlikte uğranıldığı iddia edilen zararın somut olarak ispatlanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.