1. Hukuk Dairesi 2010/3188 E. , 2010/4353 K. "" MAHKEMESİ : TRABZON 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı olan 1512 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp, kıyıda kalan bölümünün tapusunun iptali ile üzerindeki binanın yıkımını istemiştir. Bir kısım davalılar, çekişme konusu taşınmazın ilk tesisinin hazinenin taraf olduğu tescil ilamına dayalı olu…
**1. Hukuk Dairesi 2010/3188 E. , 2010/4353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TRABZON 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı olan 1512 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp, kıyıda kalan bölümünün tapusunun iptali ile üzerindeki binanın yıkımını istemiştir. Bir kısım davalılar, çekişme konusu taşınmazın ilk tesisinin hazinenin taraf olduğu tescil ilamına dayalı olup, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, esasen de taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ve bu yasa ile 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesine ilave edilen hüküm gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin Hazine yönünden de geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. “Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1512 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, 06.07.1972 tarihinde tapulama ile tescil edilen 76 sayılı parsel ile 2045 parsel sayılı 03.08.1987 tarihinde yeniden tescil ile Trabzon Belediyesi adına oluşturulan taşınmazın 05.06.1992 tarihinde tevhidinden oluşan 2113 sayılı parselden geldiği, başka bir ifadeyle çekişmeli taşınmazın kökeninin kadastro ile tescilli taşınmaz ile idarece yeniden tescille oluşturulan taşınmaza dayandığı, davanın 08.01.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. O halde, idarece yapılan yeniden tescil işlemiyle sicil oluşturulması ve tevhit işlemleri kadastro tespitinden sonra gerçekleşen olaylardır. Davaya bu açıdan bakıldığında; 25.2.2009 tarihinde kabul edilerek 14.3.2009 günü yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2.maddesi ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen " bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükmü ile 3. maddesi ile eklenen geçici 10.maddesinin “bu kanunun 12. maddesinin 3. fırkası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” şeklindeki hükmü gözetildiğinde; çekişmeli taşınmazın ilk tesis kayıtlarından olan 76 sayılı parsel kapsamında kalan bölümü varsa, bunun yönünden 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, 2045 sayılı parsel kapsamında kalan kısmı var ise, bu bölüme anılan yasal düzenlemenin uygulanamayacağı açıktır.