10. Hukuk Dairesi 2016/11140 E. , 2017/3790 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının davalı ...Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait otobüs işletmesinde, uzun yol şoförü olarak 01.08.2005-28.03.2014 tarihleri arasında sürekli kesintisiz çalıştığının, bir kısım çalışmalarının ise davalı ... Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’den bildirildiğinin, aylık 2000,00 TL ücret aldığının tespitine ve eksik yatan primlerinin işverence tamamlatılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. …
**10. Hukuk Dairesi 2016/11140 E. , 2017/3790 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının davalı ...Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait otobüs işletmesinde, uzun yol şoförü olarak 01.08.2005-28.03.2014 tarihleri arasında sürekli kesintisiz çalıştığının, bir kısım çalışmalarının ise davalı ... Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’den bildirildiğinin, aylık 2000,00 TL ücret aldığının tespitine ve eksik yatan primlerinin işverence tamamlatılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Hizmet süresinin tespiti talebi bakımından; davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Yasanın 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86 maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Yasanın 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/8 maddeleri gereğince kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.Ne var ki; sigortalının kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.