10. Hukuk Dairesi 2024/9304 E. , 2024/11915 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1268 E., 2024/1277 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/169 E., 2023/350 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun …
**10. Hukuk Dairesi 2024/9304 E. , 2024/11915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1268 E., 2024/1277 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/169 E., 2023/350 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşiyle birlikte Bağ-Bahçe ve Sera işlerinde uzman olduklarını, davalıya ait ... Yeni Mahalle Topallı ... Mevkii N:46 Aksu/Antalya adresinde bulunan önceden Nar bahçesi olan ... ürün yetiştirme, bakım, gözetimi yapmak üzere 17.06.2017 tarihinde işe başladıklarını, 24.07.2020 tarihine kadar aralıksız çalıştıklarını, davalının sahibi bulunduğu ... Restoran isimli iş yerine sebze ihtiyacı karşılamak üzere 7 dönümlük bir seradan karşılandığını ve tüm bu işler müvekkilin eşiyle birlikte başka bir çalışanı olmaksızın yaptıklarını, davacının eşi ...'in 01.07.2016 tarihinden bu yana davalı işveren uhdesinde çalıştığını, müvekkilin yoğun çalışma gerektirmeyen bu dönemde eşine yardımcı olmakta bunun karşılığında bir talepte bulunmadığını, davalı kendisine ait bu taşınmazda sebze dönüştürmeye karar vermesi ve dava dışı ... isimli firma ile anlaştığını, ... 17.06.2017 tarihinde işi yapmaya başladığını ve davacının bu tarihte sigorta girişinin yaptığını, işin yapımının bittiği 01.12.2017 tarihinde de davacının çıkışını verdiğini bu dönemde davacının davalı şirketin taşeronu ... isimli iş yerinde sigortalı olarak gösterildiğini, taşeron firmanın edimini yerine getirip serayı davalı şirkete teslim ettikten sonra bu firma davacının çıkışını vermediğini, davacının da eşiyle birlikte serada çalışmaya başladığını, davalı şirket bugün yarın diyerek davacının sigorta girişini yapmadığını, 7 dönümlük seranın bakımı imar ve ürün yetiştirmeye yönelik diğer işlemlerin tek kişi tarafından yapılmasının mümkün olmadığını, serada sebze yetiştiriciliği süreklilik arz eden her zaman ilgilenmesi gereken bir iş olduğunu, özellikle de kış aylarında sıcaklığı sıfırın altına indiği dönemlerde geceleri ısının belli bir seviyeye tutulması için soba yakıldığını, dolayısıyla bu büyüklükteki bir sırada normalde en az 4-5 kişinin çalışması gerekirken sadece müvekkil ve eşini zaman zaman çocuklarının da yardımıyla serayı idare ettiklerini, seranın müştemilatında olan davalıya ait ev işi ile birlikte davacıya tahsis edildiğini, davalı şirketin davacının iş akdine 24.07.2020 tarihinde son verdiğini, davacının alacaklarının tahsili için Antalya 5. İş Mahkemesine 2020/653 Esas sayılı dosya ile alacak davası açtıklarını beyanla davacının davalı işyerinde 01.12.2017 - 24.07.2020 tarihleri aralığında kesintisiz olarak çalıştığının tespitinitalep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı ile şirket arasında hiçbir zaman işçi işveren ilişkisinin yazılı ya da sözlü olarak kurulmadığını, bu sebeple davacının iddia edilen tarihler arasındaki çalışmalarının kabul edilemez olduğunu, davalı şirket ile davacının eşi arasında sera ürün yetiştirilmesi seranın bakımı vs işlerinde anlaşmanın olduğunu, davacının eşi ile müvekkil şirket arasında %20 kar ortaklığı bulunduğunu, davacının davalı şirkete ait serada çalışması istenmediği gibi davacının sera işlerinde çalıştığına dair müvekkil şirketin bir bildirimi, işçilik, ücret alacaklarına ilişkin talebinin olmadığını, şirketin davacıdan sera iş yerinde çalışması için yazılı veya sözlü bir talebinin de bulunmadığını, müvekkil şirket ile davacı arasında bağımlılık unsurunun gerçekleşmediğini, şirketin davacının serada çalışması yönünde bir iradesinin olmadığını, davacının eşi müvekkil şirkete ait sera işinde bütün masraflarını düşünmesinden sonra kalacak miktarın yüzde 25’ine ortak olduğunu, haliyle davacının eşinin de sera işinde ortak ve işveren konumunda olduğunu, davacının eşi ortak olduğu sera işinde daha fazla kar elde etmek için ister ailecek çalışabileceğini, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dolayısıyla reddi gerektiğini, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunu varlığının zorunlu olduğunu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanı varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin işe giriş bildirgesi ile birlikte Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen ve sigortanın çalışma gün ve sayısını kazanç durumunu çalışma tarihleri ile birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri gibi Kuruma verilmesi zorunlu kanıtlarla ispatlanması gerektiğini, Kurum kayıtlarının aksine işte nitelikte somut ve inandırıcı yazılı belgelerle ortaya konması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, davacının eşi tarafından Antalya 8. İş Mahkemesine açılan işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasındaki belgeler, işin ve işyerinin nitelikleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının bir kısım işlerde eşine yardım etmek suretiyle çalışmasının kendisine işçi niteliği kazandırmayacağı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece dosyadaki hiçbir delil tartışılmadan sadece müvekkilinin eşinin beyanı, o da yanlış değerlendirilerek ret gerekçesi yapılmış olduğunu, mahkemece tespit edilen kamu tanık beyanlarına itibar edilmemesinin yerinde olmadığını, tüm tanık ifadelerinde müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığının açıkça ifade edilmiş olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulünün gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.12.2017 - 24.07.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.