Başvuru, 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca tahsis edilen taşınmazın tahsis kararının geri alınması işlemine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesinde açılan iptal davasının kabul edilmesi üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından tahsis edilen yeni taşınmazın değerinin daha az olduğu gerekçesiyle İstanbul 8. İdare Mahkemesinde açılan tam yargı davasının reddedilmesi ve bu davanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının i
Başvuru, 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca tahsis edilen taşınmazın tahsis kararının geri alınması işlemine karşı İstanbul İdare Mahkemesinde açılan iptal davasının kabul edilmesi üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından tahsis edilen yeni taşınmazın değerinin daha az olduğu gerekçesiyle İstanbul İdare Mahkemesinde açılan tam yargı davasının reddedilmesi ve bu davanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 26/8/2013 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 29/11/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 19/12/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 20/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 3/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 18/3/2014 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Alibeyköy Belediye Başkanlığınca İstanbul ili Eyüp ilçesi Alibeyköy geçici 151 ada 10 parsel (sonradan 220 ada 10 parsel) sayılı taşınmaz, 775 sayılı Kanun uyarınca 1973 yılında başvurucuya tahsis edilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının tahsis işlemini iptal etmesi üzerine başvurucu bu idari işleme karşı İstanbul İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Mahkemenin E.1993/50, K.1993/1596 sayılı kararı ile dava reddedilmiş, bu karar temyiz edilmiş, Danıştay Altıncı Dairesinin 13/1/1995 tarihli ve E.1994/528, K.1995/177 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme bozma ilamına uymuş ve 17/10/1996 tarihli ve E.1996/73, K.1996/1237 sayılı kararında "Uyuşmazlıkta, davacıya 775 sayılı Kanun uyarınca yapılan tahsisin geri alınmasını gerektiren koşulların kanıtlanamaması karşısında, mümkün ise aynı yerin mümkün bulunmaması halinde ise başka bir taşınmazın tahsisi suretiyle işlem tesisinin gerekmesine karşın davacının 775 sayılı Kanundan doğan hakkını ortadan kaldıracak biçimde işlem tesisinde hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçeleriyle davanın kabulüne ve davacıya yapılan arsa tahsisi işleminin geri alınması işleminin iptaline karar vermiştir. Temyiz edilen karar, Danıştay Altıncı Dairesinin E.1997/1059, K.1998/64 sayılı kararı ile onanmıştır. Büyükşehir Belediyesi, önceki taşınmazın bir kooperatife tahsis edilmiş olması nedeniyle 9/3/2004 tarihinde başvurucuya bu defa önceki taşınmazın yerine, İstanbul ili Eyüp ilçesi Emniyettepe Mahallesi'nde bulunan 571 ada 5 parsel sayılı taşınmazı tahsis etmiştir. Başvurucu, tahsis edilen taşınmazların eş değer olup olmadıklarının tespiti amacıyla Eyüp Sulh Hukuk Mahkemesinden 11/5/2006 tarihinde delil tespiti talebinde bulunmuş; Mahkemenin 2006/94 Değişik İş sayılı dosyasına sunulan 8/6/2006 tarihli bilirkişi raporunda, Alibeyköy 220 ada 19 parsel sayılı taşınmazın Emniyettepe Mahallesi 571 ada 5 parsel sayılı taşınmaza göre 5 kat daha değerli olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Başvurucu 25/1/2007 tarihinde Büyükşehir Belediyesine başvurarak eş değer bir arsa verilmesini veya tahsis edilen iki taşınmaz arasındaki değer farkının ödenmesini talep etmiş; Büyükşehir Belediyesi 19/2/2007 tarihli yazı ile talebi reddetmiştir. Başvurucu 16/4/2007 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmış; Mahkeme, 5/12/2007 tarihli ve E.2007/730, K.2007/2501 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Bu karar temyiz edilmiş, Danıştay Altıncı Dairesinin 3/12/2010 tarihli ve E.2009/184, K.2010/10573 sayılı ilamıyla "Temyize konu Mahkeme kararında, 'Dosyanın incelenmesinden, ...' kısmınının eksik yazılmış olması nedeniyle yukarıda yer alan usul kurallarına aykırılık bulunduğu açıktır. Bu itibarla, belirtilen eksikliğin tamamlanması gerektiğinden İdare Mahkemesinin kararında usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkeme, 15/4/2011 tarihli ve E.2011/620, K.2011/402 sayılı kararı ile davanın reddine, 55,90 TL tutarındaki yargılama giderleri ile 128,90 TL tutarındaki temyiz yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve 900 TL tutarındaki avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir: "Davacı daha önceki mahkeme kararına rağmen idarenin kendisine eşdeğer bir yer vermeyerek zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürmüş ise de yeniden tahsis edilen taşınmaz ile eski taşınmaz arasında konum, büyüklük ve değer yönünden bir fark bulunduğunun iddia edilmesi ve bunun kanıtlanması halinde bu durumun aradaki farkın tazminini gerektiren bir tazmin nedeni olmayıp sonraki tahsisin iptalini gerektirecek bir neden olduğu açıktır. Dolayısıyla hak sahibinin sonraki tahsis kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali için dava açabilecekken bu yola başvurmadığına göre doğduğu kanıtlanmamış bir zararın varlığından bahisle tazmini istemiyle açılan davada hukuka uyarlık görülmemiştir." Temyiz edilen karar, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 25/4/2012 tarihli ve E.2011/14729, K.2012/3042 sayılı ilamı ile onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 9/7/2013 tarihli ve E.2012/10312, K.2013/5520 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Nihai karar başvurucu vekiline 29/7/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 775 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Belediyelerin mülkiyetinde bulunan ve bundan sonra bu kanuna göre mülkiyetine geçecek olan arazi ve arsalardan, belediye meclisi kararı ile belli edilip, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca uygun görülenler, bu kanun hükümleri dairesinde konut yapımına ayrılır. ...” 775 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “7 nci madde gereğince tesbit olunan önleme bölgelerindeki arsalar, öncelikle gecekonduların ıslahı ve tasfiyesi sebepleriyle açıkta kalacaklara ve diğer konutsuz vatandaşlara verilir.Bu arsalardan, ıslah ve tasfiye bölgelerinde bulunan diğer yapı sahiplerinden yapısının tasfiyesini istiyenler de faydalanabilirler.Her ne sebeple olursa olsun, bu kanun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmıyan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya her hangi bir yerde bir ev veya apartmanın ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır.Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı, kendisine arsa tahsis edileceklerin öncelik sırası ve yukarda sözü geçen diğer hususların esasları yönetmelikte belirtilir." 775 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:"25 inci maddede sözü geçen arsalar yönetmelikte belirtilen şekil ve esaslar dahilinde ve tespit olunacak bedellerle kendilerine arsa verilmesi gerekenlere dağıtılır.Arsa ve binaların halihazır durumları ile şahıslara veya kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis veya satışları valiliklerince tespit ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca onaylanan emsal bedel üzerinden yapılır.Binalar ve konutlar, valiliklerin teklifi üzerine, bu bedelin yüzde yirmibeşi (% 25) peşin olarak yatırılmak ve vade farkı alınmak kaydıyla taksitle de satılabilir.Şahıslara veya kamu kurum ve kuruluşlarına, arsaların ve binaların satış veya tahsisine dair esaslar Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir." 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun'un maddesi ile 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin (4) numaralı fıkrasına eklenen ve 30/4/2013 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren cümle şöyledir:“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” 2577 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrası, maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, maddesinin (5) numaralı fıkrası, maddesinin (3) numaralı fıkrası ile maddesi.