Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3843 E. , 2024/7172 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3843 Karar No : 2024/7172 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen inc…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3843 E. , 2024/7172 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3843 Karar No : 2024/7172 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; Erzurum ili, Çat ilçesi sınırları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan S:... sayılı IV. Grup İşletme ruhsat sahasından HES enerji iletim hattı geçirilmesine ilişkin, davalı idarenin ... tarih, E:... sayılı "ER:... no ile 380 kV Erzurum- Alpaslan 2 HES Enerji İletim Hattı Projesi Özel İzin Alanı" işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahkeme tarafından yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu, davacı şirketin uhdesinde bulunan Erzurum ili, Çat ilçesi sınırları dahilinde S:... sayılı IV. Grup İşletme ruhsat (krom) sahasından HES enerji iletim hattı geçirilmesi için Maden İşleri Genel Müdürlüğünce 21/11/2017 tarihinde mahallinde yapılan tetkik ve tespitlerde, iletim hattının çakışmalı olduğu ruhsat sahalarında yapılacak madencilik faaliyetlerini etkilemeyeceği ve bundan sonra yapılacak faaliyetlerin hattan uzaklaşacak şekilde olması ve alternatif alanların olmadığı tespitlerine dayanılarak rapor oluşturulduğu, ve buna dayanılarak dava konusu işlemin tesis edildiğinin görüldüğünü, ancak mahallinde yapılan keşifte davacının madencilik faaliyetlerinin söz konusu iletim hattının yakınına doğru yaklaştığı ve mevcut hâliyle tehlike arz ettiğinin görüldüğü, Enerji nakil hatları modüler yapıda olduğu, başlangıç ve bitiş noktaları arasında planlama yaparken farklı koordinat güzergahları belirlenmesi mümkün iken, yeraltı kaynaklarının konumu değiştirilemeyeceği, enerji nakil hattının konumunun değiştirilmesinin kamu yararı açısından uygun olacağı görüş tespitlerine yer verildiği ve kamu yararı da göz önünde bulundurularak Erzurum ili, Çat ilçesi sınırları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:... sayılı IV. Grup İşletme ruhsat sahasından HES enerji iletim hattı geçirilmesine ilişkin, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün "ER:.... no ile 380 kV Erzurum- Alpaslan 2 HES Enerji İletim Hattı Projesi Özel İzin Alanı" işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 380 Kv Erzurum-Alparslan 2 HES EİH proje alanının girişimli olduğu S:... sayılı ruhsat sahası Genel Müdürlüğümüz tarafından ... tarih ve ... sayılı Olur ile görevlendirilen teknik heyet tarafından 03-06/11/2017 tarihleri arasında tetkik edilmiş olup, mahallinde tetkik raporunda özetle; temsili Y:...-X:... koordinatında açılmış açık ocağın bulunduğu, ocağın ilerleme yönünün hattan uzaklaşarak ilerlediği tespitleri yapıldığı, Ruhsat sahasında EİH koruma bandı dışındaki alanlarda bundan sonra yapılacak olan madencilik faaliyetlerinin hattan uzaklaşacak şekilde olması ve hattın yapımında teknik koşullar da dikkate alındığında, alternatif alanın bulunmadığı, yapılacak olan Elektrik İletimHattının söz konusu ruhsat sahasından geçmesinde sakınca olmadığının belirtilmesi üzerine işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Davalı yanında müdahil Teiaş Genel Müdürlüğü tarafından, hattın yapımında teknik koşullar da dikkate alındığında, alternatif alanın bulunmadığı, yapılacak olan elektrik iletim hattının söz konusu ruhsat sahasından geçmesinde sakınca olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : 2577 Sayılı İdari Yargılama Kanunu’nun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; idari uyuşmazlıklarda bu sürenin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı, 10. maddesinde; ilgililer haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, 11. maddesinde ise ilgililerin idari dava açmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihinden itibaren dava açma süresi içinde dava açabileceği, hükmüne yer verilmiştir. Maden ruhsat sahibi şirketin, Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 03-06/11/2017 tarihleri arasında mahallinde tetkikte katıldığı ve şirket yetkilisi D.İ. tarafından ruhsat alanı ile çakışan enerji iletim hattı projesine muvafakat verilmediğini beyan ettiği bu konuda tutanak tutulduğu, dolayısı ile dava konusu edilen 13/12/2017 tarihili enerji iletim hattı projesinin sağlayacağı kamu yararı da dikkate alınarak projenin yapımında sakınca olmadığına, "380 Kv Erzurum-Alparslan 2 HES EİH proje alanı 610,18 hektarlık alan madenciliğe kapalı alan haline getirilmeyerek Özel İzin Alanı" olarak işaretlenmesine dair işlemden 2017 yılı itibariyle haberdar olduğu dikkate alındığında bu tarihi izleyen günden itibaren 60(altmış) gün içinde dava açılması veya idareye itiraz edilmesi gerekirken bu süreler geçirildikten çok sonra 23/12/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Erzurum ili, Çat ilçesi sınırları dahilinde S:... sayılı IV. Grup İşletme ruhsat (krom) maden ruhsatı davacı adına 24/01/2014 tarihinde düzenlenmiştir. Teiaş Genel Müdürlüğü tarafından 26/09/2017 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne 380 Kv Erzurum-Alparslan 2 HES EİH proje ile ilgili kurum görüşünün talep edilmiştir. Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 03-06/11/2017 tarihleri arasında mahallinde tetkik yapılmıştır. Sonrasında düzenlenen 21/11/2017 tarihli raporda: "proje alanı ile çakışmalı durumda bulunan ruhsat sahasında yapılacak madencilik faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilenmeyeceği, kaynak kaybına neden olmayacağı, denetime katılan davacı firmanın yetkilisi D.İ. tarafından ruhsat alanı ile çakışan enerji iletim hattı projesine muvafakat verilmediğini, enerji iletim hattının yapımında teknik koşullar dikkate alınarak alternatif alanın bulunmadığı görüldüğü" tespit edilmiştir. Davacı tarafından 05/11/2021 tarihli dilekçe ile davalı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne başvurularak, uhdesinde bulunan krom ocağında patlatmalı çalışma yapıldığı, direğin kurulduğu yerin mevcut işletme alanına 50 metre mesafede olduğu, elektrik direğinin sahanın içinde olmasının çalışmaları etkileyeceğini, iş güvenliği açısından tehlikeli durum arz edeceği belirtilerek projeye itiraz edilmiş ve direğin yerinin değiştirilmesi talep edilmiştir. Maden İşleri Genel Müdürülüğü tarafından 13/12/2017 tarihinde enerji iletim hattı projesinin sağlayacağı kamu yararı da dikkate alınarak projenin yapımında sakınca olmadığına, "380 Kv Erzurum-Alparslan 2 HES EİH proje alanı 610,18 hektarlık alan madenciliğe kapalı alan haline getirilmeyerek Özel İzin Alanı" olarak işaretlenmesine karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde "Görünür Rezerv : Kaynağın üç boyutu ile belirlenmiş olan ve bu boyutlar içerisinde sürekliliği konusunda en az risk taşıyan, jeolojik, madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, hukuki, çevresel, sosyal, mali etkenlerin altında ve günün şartlarında işletilebilir kısmı." olarak tanımlanmış, "Madencilik Faaliyetlerinde İzinler" başlıklı 7. maddesinin 3. (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) fıkrasında; "Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir" hükmü, aynı maddenin (dava konusu işlemin yürürlükte bulunan hali ile) 15. (Değişik fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) fıkrasında, "Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan veya gerçek/tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, Kurul tarafından verilir." hükmü yer almıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 21.09.2017 tarihli 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 121. maddesinin 1. fıkrasında, " Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan veya gerçek/tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, Kurul tarafından verilir." düzenlemesine; maddenin 2. fıkrasında "Madencilik faaliyetleri ile birinci fıkrada sayılan yatırımların aynı alana isabet etmesi halinde yatırımcı veya maden ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe müracaat edilir. Yatırımcı, yatırım için başka alternatif alan olmadığına dair bilimsel ve teknik bilgi ve belgeleri Genel Müdürlüğe vermek zorundadır." düzenlemesine, maddenin 3. fıkrasında "Genel Müdürlüğün mahallinde yaptığı/yaptırdığı inceleme üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda, kamu yararı niteliği taşıyan yatırımlar ile madencilik faaliyetlerinin birbirini engellediği, yatırımın gerçekleştirilmesi halinde maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale geleceği, planlanan yatırımın, ruhsatın işletme izni veya görünür rezerv alanı ya da ruhsata dayalı olarak üretim yapılan tesis alanı ile çakıştığının tespit edilmesi durumlarında heyet tespitlerine ilişkin yapılacak işlemler ile ilgili Genel Müdürlük kararı taraflara gönderilir. İlgili taraflardan bu aşamadaki bilgi, belge ve görüşlerinin bir ay içinde bildirilmesi istenilir. Bu sürede tarafların anlaşmaya vardıklarını bildirmeleri durumunda işlemler sonlandırılır. Bu sürede, tarafların görüş bildirmemeleri veya anlaşmaya varamamaları halinde işlemler resen yürütülür. Bu aşamadan sonra Genel Müdürlükçe konunun Kurula götürülmesine karar verilir. Kurulun kararına mesnet teşkil etmek üzere Genel Müdürlükçe bir rapor hazırlanır veya hazırlattırılır." hükmüne; maddenin 7. fıkrasında ise, "İşletme ruhsat alanı içerisinde ancak işletme izni veya görünür rezerv alanı dışında bir alandaki diğer yatırımlara, madencilik faaliyetleri birlikte yürütülebilecek yatırımlara ve mevcut maden işletme izin alanlarıyla çakışan yatırımlara mahallinde yapılan tetkik sonucunda rezervin üç boyutlu görünür hale getirilmemiş olan kısmı taksir edilerek Genel Müdürlükçe izin verilebilir. Yatırımın işletme izni veya görünür rezerv alanı ile çakışması ve madencilik faaliyetlerinin yatırım ile birlikte gerçekleştirilememesi durumunda Kurul tarafından karar verilir. Genel Müdürlüğün uygun görüşü veya Kurul kararı alınmaksızın yapılmış olan yatırımın, işletme izni veya görünür rezerv alanı ile çakışması durumunda, bu alanlarda yatırımcı tarafından yapılmış yatırımı ya da işletme izni veya görünür rezervi etkileyen bir husus var ise bu alanla ilgili karar Kurul tarafından verilir. Arama ruhsatı döneminde hiçbir yatırım yapılmamış ise diğer yatırımlara engel teşkil etmez. İhalelik durumda olan ve görünür rezervi belirlenmiş sahalara ait karar, Genel Müdürlükçe verilir. Bu fıkra kapsamında Genel Müdürlüğe yapılan talepler, gerekli görüldüğü takdirde mahallinde tetkik yapılmak suretiyle değerlendirilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 15. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hali ile değerlendirilmesinden; madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan veya gerçek/tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması halinde, madencilik faaliyetinin mi yoksa yatırımın mı gerçekleşeceği hakkında kararın Kurul tarafından verileceği sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlıkta davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda, proje alanı ile çakışmalı durumda bulunan ruhsat sahasında yapılacak madencilik faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilenmeyeceği, kaynak kaybına neden olmayacağı, enerji iletim hattın yapımında teknik koşullar dikkate alınarak alternatif alan bulunmadığının görüldüğü tespitlerine yer verilmiştir. İdare Mahkemesi tarafından mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişilerce hazırlanan raporda ise özetle; proje özelinde hazırlanan işletme projesi talep edildiği, taraflarına ulaştırılan işletme projesi, cevherleşmenin rezerv bilgileri kapsamında incelendiğinde işletme izin alanında krom cevherinin görünür ve muhtemel rezervinin tespit edildiği, işletme projesinde yer alan, görünür rezerv alanına ait koordinatlar uydu görüntüsüne aktarıldığında, dava konusu 141 nolu EİH direğinin hem işletme izin alanının hem de görünür rezerv alanının içinde kaldığının açıkça görüldüğü, Enerji nakil hatları modüler yapıda olup, başlangıç ve bitiş noktaları arasında planlama yaparken farklı koordinat güzergahları belirlenmesi mümkün iken, yeraltı kaynaklarının konumunun değiştirilemeyeceği, iki ayrı faydanın da kamu yararına kazandırılabilmesi için yeraltı kaynağının konumu değiştirilemeyeceğinden, enerji nakil hattının konumunun değiştirilmesinin kamu yararı açısından uygun olacağı tespitlerine yer vermiştir. Görüldüğü üzere bilirkişi raporunda teknik açıklamaların ötesine geçilerek, kamu yararının maden işletmeciliğinde mi yoksa elektrik nakil hattının geçirilmesinde mi olduğu sonucuna yanıt aranmış ve bu konudaki yetkiyi Bakanlığa bırakan mevzuat göz ardı edilerek tercihte bulunulmuş, diğer bir ifade ile kamu yararının ne olduğunu belirleme yoluna gidilmiştir. İşletme ruhsat alanı içerisinde ancak işletme izni veya görünür rezerv alanı dışında bir alandaki diğer yatırımlara, madencilik faaliyetleri ile birlikte yürütülebilecek yatırımlara ve mevcut maden işletme izin alanlarıyla çakışan yatırımlara mahallinde yapılan tetkik sonucunda rezervin üç boyutlu görünür hale getirilmemiş olan kısmın taksir edilerek Genel Müdürlükçe izin verilebileceği, yatırımın işletme izni veya görünür rezerv alanı ile çakışması ve madencilik faaliyetlerinin yatırım ile birlikte gerçekleştirilememesi durumunda Kurul tarafından karar verebileceği, dava konusu uyuşmazlıkta ise maden işletme alanı için görünür rezerv alanının tespit edildiği ve elektrik iletim hattının bu alana isabet ettiği görüldüğünden bu hususta Kurul tarafından karar verilmesi gerektiği açıktır. Öte yandan Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 15. fıkrasında 14/02/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile "Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan ya da gerçek veya tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, kamu yararı açısından yatırımların önceliği ve önemini tespit etmek üzere, ilgili Bakanlığın uygun görüşü alınarak Bakanlık tarafından verilir. Bakanlık tarafından alınan bu kararlar, kamu yararı kararı yerine geçer. Maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale geldiği alanın ruhsattan taksir edilmesine veya ruhsatın iptal edilmesine Bakanlık tarafından karar verilir." hükmüne yer verilmiştir. Madencilik faaliyetleri ile gerçek/tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar alınması gerektiği, görünür rezerv alanı dışında yapılacak yatırımlar için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden, görünür rezerv alanı ile çakışan yatırımlar için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından karar/izin verileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, dava konusu Maden İşleri Genel Müdürülüğü tarafından 13/12/2017 tarihinde, enerji iletim hattı projesinin sağlayacağı kamu yararı da dikkate alınarak projenin yapımında sakınca olmadığı belirtilerek "380 Kv Erzurum-Alparslan 2 HES EİH proje alanı 610,18 hektarlık alan madenciliğe kapalı alan haline getirilmeyerek Özel İzin Alanı" olarak işaretlenmesi işleminin Bakanlıktan izin alınmaksızın tesis edilmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, neticesi itibarıyla hukuka uygun olan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiğine karar verilmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 19/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, Erzurum ili, Çat ilçesi sınırları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan S:... sayılı IV. Grup İşletme ruhsat sahasından HES enerji iletim hattı geçirilmesine ilişkin, davalı idarenin ... tarih, E:... sayılı "ER:... no ile 380 kV Erzurum- Alpaslan 2 HES Enerji İletim Hattı Projesi Özel İzin Alanı" işleminin iptali istenilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde "Görünür Rezerv : Kaynağın üç boyutu ile belirlenmiş olan ve bu boyutlar içerisinde sürekliliği konusunda en az risk taşıyan, jeolojik, madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, hukuki, çevresel, sosyal, mali etkenlerin altında ve günün şartlarında işletilebilir kısmı." olarak tanımlanmış, "Madencilik Faaliyetlerinde İzinler" başlıklı 7. maddesinin 3. (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) fıkrasında; "Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir" hükmü, aynı maddenin (dava konusu işlemin yürürlükte bulunan hali ile) 15. (Değişik fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) fıkrasında, "Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan veya gerçek/tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, Kurul tarafından verilir." hükmü yer almıştır. Uyuşmazlıkta davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda, proje alanı ile çakışmalı durumda bulunan ruhsat sahasında yapılacak madencilik faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilenmeyeceği, kaynak kaybına neden olmayacağı, enerji iletim hattın yapımında teknik koşullar dikkate alınarak alternatif alanın bulunmadığı görüldüğü tespitlerine yer verilirken, İdare Mahkemesi tarafından mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişilerce hazırlanan raporda özetle; proje özelinde hazırlanan işletme projesi talep edildiği, taraflarına ulaştırılan işletme projesi, cevherleşmenin rezerv bilgileri kapsamında incelendiğinde işletme izin alanında krom cevherinin görünür ve muhtemel rezervinin tespit edildiği, işletme projesinde yer alan, görünür rezerv alanına ait koordinatlar uydu görüntüsüne aktarıldığında, dava konusu 141 nolu EİH direğinin hem işletme izin alanının hem de görünür rezerv alanının içinde kaldığının açıkça görüldüğü, enerji nakil hatları modüler yapıda olup, başlangıç ve bitiş noktaları arasında planlama yapılırken farklı koordinat güzergahları belirlenmesi mümkün iken, yeraltı kaynaklarının konumunun değiştirilemeyeceği, iki ayrı faydanın da kamu yararına kazandırılabilmesi için yeraltı kaynağının konumu değiştirilemeyeceğinden, enerji nakil hattının konumunun değiştirilmesinin kamu yararı açısından uygun olacağı tespitlerine yer vermiştir. Mahkemesince öncelikle lehine işlem tesis edilen enerji nakil hattı projesinde davacının ruhsat alanının kullanılmasının, yapılacak projenin bütünlüğü açısından önemi ve yatırımların birbirlerini engelleyip engellemediği, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelip gelmediği, yatırım için başka alternatif alanların bulunup bulunmadığının anlaşılabilmesi için bölgede yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve çıkan sonuca göre yeni bir karar verilmesi gerektiğinden eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.