20. Hukuk Dairesi 2016/13490 E. , 2019/4816 K. "" ........ Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği..... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu…
**20. Hukuk Dairesi 2016/13490 E. , 2019/4816 K.** **"İçtihat Metni"** ........ Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği..... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu belirterek taşınmazın Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adına tescilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne .......03/07/2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 27311.22 m²'lik ve (B) harfi ile gösterilen 1244.01 m²'lik yerin davacılar adına eşit hisse ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre 26.10.1984 tarihinde yapılıp 26.04.1985 – 26.04.1986 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B madde çalışması bulunmaktadır. Daha sonra 30.09.1987 tarihinde yapılıp 24.11.1988 – 24.05.1989 tarihlerinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1960 yılında yapılmış ve kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz mülga 766 sayılı Kanun uyarınca tescil harici bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Mahkemece eksik inceleme ile ve kendi içerisinde çelişkili jeolog bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Şöyle ki, 09.09.2015 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunun “2.3. Arazide: Jeolojik Özellikler:” başlıklı kısmının üçüncü paragrafında dere tabanına muz dikildiği, bu genişliğin korunması gerektiği; dördüncü paragrafında dere yatağına müdahalede bulunulduğu, taşınmazın doğu sınırında dere etki alanında kalması gereken dere tabanının da tarımsal amaçla kullanıldığı; altıncı paragrafında taşınmazın zilyet edilen sınırlarının doğusuda Buynuzbüğedi deresi ana yatağına doğru girildiği, taşınmazın dere tabanı ile kesiştiği yerden itibaren taşınmazın sınırlarının eğim yukarı 5,0 metre geri çekilmesi ve dere tabanında tarımsal faaliyetlerin sonlandırılması gerektiği belirtilmesine rağmen beşinci paragrafında taşınmazın .......