DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/35 E. , 2024/1387 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/35 Karar No : 2024/1387 TEMYİZ EDENLER:1- (DAVACI): ... 2-(DAVALI): ... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... DİĞER DAVALI:... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2021/1487, K:2022/4098 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 202…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/35 E. , 2024/1387 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/35 Karar No : 2024/1387 TEMYİZ EDENLER:1- (DAVACI): ... 2-(DAVALI): ... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... DİĞER DAVALI:... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2021/1487, K:2022/4098 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 2020 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçlarına dayalı olarak ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi "%50 burslu” kategorisine kayıt yapan davacı tarafından, fakültenin “tam burslu” kategorisindeki bir öğrencinin yerleşmesine rağmen kayıt yaptırmaması sebebiyle boş kalan bir kişilik kontenjana kendisinin kaydının aktarılması amacıyla davalı üniversiteye yapmış olduğu 07/12/2020 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Vakıf Yükseköğretim Kurumlarının 2547 Sayılı Kanun'un Ek 9 uncu Maddesi Kapsamında Ücretsiz Öğrenci Okutmasına Yönelik Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ilk cümlesinin iptali ve dava konusu işlemler nedeniyle ödemek zorunda kaldığı eğitim ücretlerinin tarafına yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2021/1487, K:2022/4098 sayılı kararıyla; 2547 sayılı Kanunun Ek 9. Maddesi ve anılan maddenin 2. fıkrasına dayanılarak hazırlanan 2547 Sayılı Kanun'un Ek 9'uncu Maddesi Kapsamında Ücretsiz Öğrenci Okutmasına Yönelik Usul ve Esaslar'ın "Kontenjanın Dolmaması ve/veya Boşalması başlıklı" 7. maddesine yer verildikten sonra, Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan Vakıf Yükseköğretim Kurumlarının 2547 Sayılı Kanunun Ek 9uncu Maddesi Kapsamında Ücretsiz Öğrenci Okutmasına Yönelik Usul ve Esaslar’ın 7. maddesinin ilk fıkrasının iptali istemi yönünden; 2547 sayılı Kanunun ek 9. maddesine, 20/04/2020 tarihinde eklenen hüküm ile vakıf üniversitelerine, her bir diploma programında öğrenim gören öğrencilerin ilgili programın en yüksek merkezi yerleştirme puanına sahip en az yüzde on beş oranında öğrenciyi söz konusu programın öğrenim süresi boyunca okutma yükümlülüğü getirildiği; söz konusu düzenleme incelendiğinde, herhangi bir istisna getirilmeden bu yükümlülüğün şart koşulduğu, ayrıca ücretsiz okutulacak öğrencilerin ilgili bölümlere en yüksek yerleştirme puanına sahip öğrencilerin olması gerektiği ve bu şekilde alınan öğrencilerin de öğrenim süresi boyunca ücretsiz okutulması zorunluluğu getirildiği, Kanunun ilgili maddesinde, yüzde on beşlik kontenjana yerleşip de herhangi bir sebepten dolayı kaydını yapmayan veya sonrasında kaydın silinmesi hallerinde kontenjanların boş kalması durumunda ne olacağı ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılmadığı, fıkranın uygulanması ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisinin Yükseköğretim Kuruluna bırakıldığı, Yükseköğretim Kurulunca çıkarılan ve 2547 sayılı Kanunun Ek 7. Maddesi Kapsamında Okutulacak Öğrencilere Yönelik Usul ve Esaslarda, kontenjanların boş kalması veya boşalması durumunda, lisans ve lisansüstü eğitim okuyanlar yönünden bir ayrım yapılarak, lisans bölümlerinde kayıt yapılmaması veya boşalması durumunda ilgili kontenjanın doldurulup doldurulmamasının vakıf üniversitelerinin takdirine bırakıldığı, lisansüstü bölümlerde ise boş kalan kontenjanın diğer öğrencilerden tamamlanacağının belirtildiği, Yasa koyucunun düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirlediği ve bunun uygulanmasını, yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bıraktığı; bunun asli düzenleme yetkisinin Yasama organına ait olmasının doğal bir sonucu olduğu, Bir düzenleyici işlemin hiyerarşik olarak bağlı bulunduğu üst hukuk normlarında düzenlenen konuların, genel ve objektif kuralları açıkça içermesi gerektiği; üst hukuk normlarında açık bir düzenlemeye yer verilmediği durumlarda bir hakkın kullanımının engellenmesi ya da kısıtlanması sonucunu doğuran bir başka düzenleme yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, Dava konusu edilen düzenleme ile Kanun'da herhangi bir istisna öngörülmeyerek vakıf üniversitelerinde bulunan bölümlerde okuyan öğrenci sayısının en az yüzde on beşinin ücretsiz okutulmasına ilişkin emredici hüküm bulunmasına rağmen, lisans bölümlerinde, kayıt silinme veya boşalma durumunda boş kalan kontenjanın doldurup doldurulmayacağına vakıf üniversitelerince karar verileceğine dair düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı, Davacı tarafından boş kalan kontenjana kendisinin yerleştirilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine dair kısım yönünden; Davacının, davalı ...Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bölümüne YKS genel sıralamasında yüzde 50 burslu programına ilk sırada yerleştiğini, dolayısıyla burslu programda boş kalan kontenjana kendisinin yerleştirilmesi gerektiğini iddia ettiği, 2547 sayılı Kanunun Ek 9. maddesinde, vakıf üniversitelerince ilgili her diploma programında okuyan öğrencilerden en yüksek merkezi yerleştirme puanına sahip yüzde on beşinin ücretsiz okutulma zorunluluğu getirildiği, bu kapsamda davalı ... Üniversitesi'nce 24 kişilik tam burslu kontenjanı açıldığı ve bu kontenjana en son yerleşen öğrencinin YKS genel sıralamasının 251. olduğu, davacının sıralamasının ise 264.olduğunun görüldüğü, Yükseköğretim ile ilgili sınav ve yerleştirme işlemlerinin, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ÖSYM tarafından yapıldığı; bu kapsamda, davalı idarece boş kalan kontenjana yerleştirme yapılması amacıyla ÖSYM'ye bir kişilik ek kontenjan tercihleri aşamasında bildirimde bulunulduğu, ek yerleştirme sonucunda da herhangi bir tercih yapılmaması sebebiyle kontenjanın boş kaldığının anlaşıldığı, Bu durumda, davacının sıralamasının 264. olduğu, tam burslu olarak son sıradan yerleşen öğrencinin de sıralamasının 251. olduğu göz önüne alındığında, davacı ile tam burslu kontenjana yerleşen son kişi ile arasında on üç kişi olduğu, bu haliyle davacının en yüksek merkezi puana sahip olmadığı, salt yüzde 50 burslu olarak ilk sıralamada yerleştirmesinin yapılmasının da davacıyı tam burslu bölüme yerleştirilen son kişiden sonra en yüksek merkezi puana sahip olması anlamına gelmeyeceği anlaşıldığından, en yüksek merkezi puana sahip olduğu gerekçesiyle kaydının tam burslu programa aktarılması istemiyle yapmış olduğu başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu edilen Vakıf Yükseköğretim Kurumlarının 2547 Sayılı Kanunun Ek 9 uncu Maddesi Kapsamında Ücretsiz Öğrenci Okutmasına Yönelik Usul ve Esaslar’ın 7. maddesinin ilk fıkrasının iptaline, davacının kaydının tam burslu programa aktarılması amacıyla yapmış olduğu başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile dava konusu işlemler nedeniyle ödemek zorunda kaldığı eğitim ücretlerinin tarafına yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, düzenleyici işlem bakımından iptal kararı verilirken zımni ret işlemi yönünden davanın reddine karar verilmesinin çelişkili olduğu; öte yandan, anılan kısım yönünden verilen ret kararının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun Ek 9. maddesinin ikinci fıkrası ile de çeliştiği; 2547 sayılı Kanunun Ek 9. maddesine eklenen ikinci fıkranın, hem merkezi olarak ÖSYM'nin gerçekleştirdiği ilk yerleştirme ve ek yerleştirme aşamasında hem de hukuk alanındaki lisans eğitiminin başlamasından sonraki eğitim öğretimin herhangi bir aşamasında, gerek hangi kriterlere göre gerekse hangi kaynaktan tam burslu öğrencilerin belirleneceği ve asgari yüzde on beş oranındaki tam burslu öğrencilerde eksilme olması durumunda eksik sayının nasıl tamamlanması gerektiğini açıkça belirlediği; kendisinden daha yüksek puanlı on üç öğrencinin Hukuk Fakültesinin öğrencisi olmadığı, kendisinden daha yüksek puanlı bir öğrencinin olup olmadığı hususunda davalı idareden bilgi istediğine dair bir kaydın da dosyada olmadığı; bahse konu on üç öğrencinin Kanun'un açık hükmünde belirtildiği şekilde o diploma programında öğrenim gören öğrenciler olup olmadığı araştırılmadan varsayımla hareket edilerek karar verildiği; tam burslu öğrenci okutmanın vakıf üniversitelerinin takdirine bağlı bir lütuf olmadığı, Kanun'un emredici hükmünün zorunlu bir sonucu olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Vakıf üniversiteleri/Yüksek Teknoloji Enstitüleri önlisans ve lisans kontenjanlarına öğrencilerin, Burslu(tam burslu), İndirimli ve Ücretli olmak üzere merkezi yerleştirme sistemiyle ÖSYM tarafından yerleştirildiği; Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre merkezi yerleştirme sonucunda boş kalan kontenjanlarla, kayıt yaptırılmaması nedeniyle boş kalan kontenjanların, ilgili yılın Ek Yerleştirme Kılavuzunda yayımlandığı; ek yerleştirme kılavuzunda merkezi yerleştirme sonucunda ilan edilen kontenjan kadar aday yerleşmiş olması durumunda ilgili kategoriye ait taban puanın yayınlandığı ve bu taban puanın altında puana sahip adaylar programı tercih etse bile yerleştirilmediği; vakıf yükseköğretim kurumlarının, kazanç amacı gütmeyen yükseköğretim kurumları olduğundan sadece öğrenci gelirlerinden gelir elde edebileceği ve elde ettikleri öğrenci gelirleri ile varlıklarını devam ettirip eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürebildiği; bu sebeple vakıf yükseköğretim kurumları gelir elde edici planlamalarını yapabilmeleri için total bursluluk kontenjanlarını tespit ettiği ve bu kontenjanların her eğitim öğretim yılında ÖSYM kılavuzunda yayınlandığı; vakıf yükseköğretim kurumunun tek gelir getirici kalemi, öğrenci geliri olduğundan bursluluk kontenjanlarının, planlanandan fazla olması halinde vakıf yükseköğretim kurumlarının mali açıdan zor duruma düşebileceği; vakıf yükseköğretim kurumunun, bursluluk kontenjanlarını hesaplarken tüm kontenjanların dolması veya dolmaması durumuna göre mali planlamasını yaptığından kontenjanın dolmaması halinde vakıf yükseköğretim kurumunun mali planlamasına göre bursluluk kontenjanını doldurmasının kendi uhdesinde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davacının temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 2547 sayılı Kanun Ek 9. maddesinin ikinci fıkrasında, yüzde on beşlik kontenjana yerleşip de herhangi bir sebepten dolayı kaydını yapmayan veya sonrasında kaydın silinmesi hallerinde kontenjanların boş kalması durumunda ne olacağı ile ilgili herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle, ilgili Kanun maddesinin, eksik düzenleme niteliği taşıdığı; ayrıca, anılan maddede belirtilen "yüzde on beşlik kontejanın dolmaması" durumundan hangi yolun izleneceğine dair bir açıklama da olmadığından belirlilik ilkesine de aykırılık taşıdığı düşüncesiyle 2547 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinin 2.fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği görüşüyle tarafların temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu düzenlemenin iptali ile bireysel işlem ve dava konusu işlemler nedeniyle ödemek zorunda kaldığı eğitim ücretlerinin tarafına yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 14/06/2022 tarih ve tarih ve E:2021/1487, K:2022/4098 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 13/06/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava; 2020 yılında yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonucunda ... Üniversitesi, Hukuk Fakültesine %50 burslu öğrenci kontenjanından yerleştirilen davacı tarafından, %100 tam burslu kontenjanından kayıt yaptırmayan bir öğrenci yerine anılan kontenjandan yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem ile dayanağı Vakıf Yükseköğretim Kurumlarının 2547 Sayılı Kanunun Ek 9uncu Maddesi Kapsamında Ücretsiz Öğrenci Okutmasına Yönelik Usul ve Esaslar'ın "Kontenjanın dolmaması ve/veya boşalması" başlıklı 7. maddesinin "İlgili programın, bu Usul ve Esaslar kapsamında ön lisans ve lisans programları için ilgili yılın kılavuzunda belirlenmiş olan burslu kontenjanının dolmaması yahut burslu öğrencinin kaydını sildirmesi nedeniyle burs oranının düşmesi durumunda eksik kalan sayının tamamlanıp tamamlanmaması, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun takdirindedir...." hükmünü içeren ilk cümlesinin iptali ve anılan işlem nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığı eğitim ücretinin yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; davalı üniversitenin Hukuk Fakültesine tam burslu programı için 24 kişilik kontenjanın ayrıldığı, kontenjana yerleşen bir kişinin kayıt yaptırmaması sebebiyle boş kalan kontenjana ek yerleştirme yapılması için ÖSYM'ye bildirildiği, ek yerleştirme sonucunda da herhangi bir kişinin ek yerleştirme şartlarını sağlamadığından bir kişilik kontenjanın boş kaldığı; davacının da anılan programda okuyan (%100 burslu okuyanlar hariç) en yüksek merkezi puana sahip olan öğrenci olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; 2547 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinde vakıf üniversitelerinin ilgili diploma programında okuyan öğrenci sayısının yüzde on beşi oranında öğrenciyi ücretsiz okutma zorunluluğu bulunduğu, her ne kadar davalı idarece ek yerleştirmenin yapılması için bir kişilk kontenjanın ÖSYM'ye bildirildiği, lisans eğitiminde yerleştirme işlemlerinin ÖSYM tarafından yapıldığı, kendilerinin herhangi bir yerleştirme işlemi yapamayacakları belirtilmişse de; kanunun emredici hükmü uyarınca yüzde on beş oranının sağlanması için üniversitenin aynı bölüm içerisinde burslu olarak her hangi bir yerleştirme işlemine gerek duyulmadan kayıt aktarma yapacağı tartışmasız olduğundan, davacının da yüzde 50 burslu programı ilk sırada kazandığı anlaşıldığından; ayrıca, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan düzenleyici işlemin de Daire tarafından iptaline karar verildiği görüldüğünden, davacı tarafından kaydının tam burslu programa aktarılması istemiyle yaptığı başvurunun zınmen reddine dair işlemin de dayanaksız kaldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, dava konusu zımnen ret işleminin iptalinin, davacının kaydının doğrudan tam burslu kontenjanına kaydırılması sonucunu doğurmayacağı; davalı idarelerce, davacının talebi hakkında, mevzuat hükümleri çerçevesinde, koşulları sağlayıp sağlamadığı noktasında tekrar bir değerlendirmeye yapılması gerektiği açıktır. Ayrıca, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından da söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemler nedeniyle ödemek zorunda kaldığı eğitim ücretlerinin yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken, tazmin istemi yönünden de davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın, davacının kaydının tam burslu programa aktarılması amacıyla yapmış olduğu başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem ile dava konusu işlemler nedeniyle ödemek zorunda kaldığı eğitim ücretlerinin tarafına yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY XX- Dava; 2020 yılında yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonucunda... Üniversitesi, Hukuk Fakültesine %50 burslu öğrenci kontenjanından yerleştirilen davacı tarafından, %100 tam burslu kontenjanından kayıt yaptırmayan bir öğrenci yerine anılan kontenjandan yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem ile dayanağı Vakıf Yükseköğretim Kurumlarının 2547 Sayılı Kanunun Ek 9uncu Maddesi Kapsamında Ücretsiz Öğrenci Okutmasına Yönelik Usul ve Esaslar'ın "Kontenjanın dolmaması ve/veya boşalması" başlıklı 7. maddesinin "İlgili programın, bu Usul ve Esaslar kapsamında ön lisans ve lisans programları için ilgili yılın kılavuzunda belirlenmiş olan burslu kontenjanının dolmaması yahut burslu öğrencinin kaydını sildirmesi nedeniyle burs oranının düşmesi durumunda eksik kalan sayının tamamlanıp tamamlanmaması, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun takdirindedir...." hükmünü içeren ilk cümlesinin iptali ve anılan işlem nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığı eğitim ücretinin yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açılmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 6. maddesinin (a) bendinde, "Yükseköğretim Kurulunun, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, bir kuruluş" olduğu belirtilmiş; 7. maddesinin (a) bendinde, "Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak, "; (h) bendinde, "Üniversitelerin her eğitim-öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit etmek; insangücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmek" Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayılmış; 45. maddesinde ise, "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme aşağıdaki şekilde yapılır: a. Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır. b. Yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girilir. Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarıları dikkate alınır. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü ikiyüzelli, en büyüğü beşyüz olmak üzere ortaöğretim başarıları dikkate alınır..." hükmü getirilmiştir. Aynı Kanunun dava konusu Usul ve Esasların dayanağını oluşturan EK 9. maddesinde ise; "Vakıf yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretim esasları, öğretim süreleri ve öğrenci hakları ile ilgili hususlar bu Kanun hükümlerine tabidir. Vakıf yükseköğretim kurumları, ön lisans, lisans, tezli yüksek lisans ve doktora düzeyindeki her bir diploma programında öğrenim gören öğrencilerden; ilgili programın en yüksek merkezi yerleştirme puanına sahip en az yüzde on beşi kadar öğrenciyi, söz konusu programın öğrenim süresi boyunca ücretsiz okutmakla yükümlüdür. Bu öğrencilerden eğitim ve öğretim süreçlerine ilişkin herhangi bir ücret talep edilmez. Tezli yüksek lisans, doktora ve özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlarda en yüksek yerleştirme puanı sıralaması dikkate alınır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; 2020 yılı için ... Üniversitesi, Hukuk Fakültesinde 24 kişilik %100 tam burslu öğrenci kontanjanı açıldığı ve ÖSYM tarafından yapılan yerleştirmede tamamının dolduğu, ancak yerleştirilen bir öğrencinin kayıt yaptırmadığı, yine ÖSYM tarafından yapılan ek yerleştirmede de anılan kontenjana yerleştirilen öğrenci olmadığı için boş kaldığı ve bu kontenjana kayıt yaptırmayan öğrencinin YKS sonucunda 149. sırada olduğu, yine anılan %100 tam burslu 24 kişilik kontenjana en son sırada kayıt yaptıran öğrencinin YKS sıralamasının 251 olduğu, davacının ise 16 kişilik %50 burslu öğrenci kontenjanına YKS den aldığı 264. sıradan yerleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca burslu öğrenci kontenjanın miktarı ve yerleştirme sınavı sonucunda alınan başarı sıralamasına göre yerleştirme işlemlerinin yapıldığı açıktır. Ayrıca, 2547 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinde, ilan edilen kontenjanın ek yerleştirme sonucunda dahi boş kalmasıyla ilgili bir durumun düzenlenmediği gözönüne alındığında, kanun koyucunun bu noktada bilinçli olarak düzenleme yapmadığı kabulü gerektiği; aksi bir durumda, yargı kararıyla, idarelerin ve vakıf üniversitelerinin, Kanunda öngörülmeyen bir yükümlülük altında bırakılacağı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, anılan düzenlemenin iptalinin, YKS de aldığı başarı sıralamasında daha üstte yer alan öğrenciler yönünden daha yüksek puan almalarına rağmen sadece o programa kayıtlı olmadıklarından dolayı bu haktan yaralanamamaları sonucunu doğuracağı ve bunun yanı sıra, sırf o programa kayıtlı olmaları nedeniyle anılan programda yer alan öğrencilere de puanları ve başarı sıralamaları dikkate alınmadan, burslu kontenjanına geçiş hakkı verilmesine yol açacağı için eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı bir durumun da oluşacağı açıktır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerden Yükseköğretim Kurumu Başkanlığının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın, dava konusu düzenlemenin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.