Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11838 E. , 2025/1479 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11838 Karar No : 2025/1479 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilg…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11838 E. , 2025/1479 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11838 Karar No : 2025/1479 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tehlikeli atık toplamak ve taşımak fiilinin işlendiğinden bahisle aynı Kanunun 20. maddesinin (v) bendi ve 23. maddesi uyarınca, davacıya 737.578,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... Valiliğinin ... tarihli ve ... sayılı idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; davacı hakkında, 03/09/2020 tarihli tutanağa istinaden, sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta (tanker) 20 ton civarında tehlikeli olarak kabul edilen su içerikli fuel oil atığının olduğundan bahisle dava konusu idari para cezası uygulanmış ise de, davacının 03/09/2020 tarihli tutanağı imzalamaktan imtina etmek suretiyle tutanaktaki iddiaları kabul etmediği, araçtaki ürünün fuel oil atığı olduğuna ilişkin olarak davalı idarece herhangi bir analiz veya test yapılmadığı, tespitin denetim personellerinin gözlemine dayandığı, davacının da araçtaki ürünün izolasyon astarı olduğunu iddia ettiği, bu hususla alakalı herhangi başkaca bir destekleyici bilgi veya belge bulunmadığı, davacının söz konusu fiili işlediğinin sübut bulduğundan bahsedilemeyeceği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin dayanağı olan denetim sırasında ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü teknik personeli ile ... İl Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timi personelleri tarafından yapılan incelemede tanker içerisinde yağ içerikli atık olduğunun görüldüğü, davacı tarafından da araçta bulunan atığın su içeren fuel oil atığı olduğunun beyan edildiği, davacının atık yağ toplama ve taşıma faaliyeti yürüttüğünün açık olduğu, davacı tarafından toplanarak taşınan atıkların "A" koduna sahip tehlikeli atık niteliğinde olduğu, söz konusu atığın bu nedenle Atık Yönetimi Yönetmeliğinin EK-3B düzenlemesi kapsamında tehlikelilik analizinin yapılmasına gerek olmadığı, ayrıca, araçta bulunan atığın getirildiği dava dışı tesise, çevre lisansı olmadan atık yağ geri kazanım faaliyeti yürütmesi nedeniyle 2872 Sayılı Çevre Kanununun 20 (v) hükmü uyarınca para cezası verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tehlikeli atık toplamak ve taşımak fiilinin işlendiğinden bahisle aynı Kanunun 20. maddesinin (v) bendi ve 23. maddesi uyarınca, davacıya 737.578,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... Valiliğinin ... tarihli ve ... sayılı idari yaptırım kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmüne yer verilmiş; ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; atık, "herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü madde" olarak tanımlanmış; ''Kirletme yasağı'' başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; ''Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.'' hükmüne; "Tehlikeli kimyasallar ve atıklar" başlıklı 13. maddesinin 5. fıkrasında; "Tehlikeli atıkların tanımı ile tehlikeli atıkların oluşum aşamasından itibaren toplanması, ayrılması, geçici ve ara depolanması, geri kazanılması, yeniden kullanılması, taşınması, bertarafı, bertaraf sonrası kontrolü, ihracatı, transit geçişi, ambalajlanması, etiketlenmesi, denetimi ve atık yönetim plânlarının hazırlanması ile ilgili usûl ve esaslar Bakanlıkça yayımlanacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne; ''İdari nitelikli para cezaları'' başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasının (v) bendinde; "Bu Kanunda ve ilgili yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak tehlikeli atıkları toplayan, ayıran, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, yeniden kullanan, taşıyan, ambalajlayan, etiketleyen, bertaraf eden ve ömrü dolan tehlikeli atık bertaraf tesislerini kurallara uygun olarak kapatmayanlara ... idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir. 02/04/2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin "Genel İlkeler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinde; "Atıkların toprağa, denizlere, göllere, akarsulara ve benzeri alıcı ortamlara dökülmesi, doğrudan dolgu yapılması ve depolanması suretiyle çevrenin kirletilmesi yasaktır." hükmüne, "Atık üreticisinin ve atık sahibinin yükümlülükleri" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde; "Atıklarını bu Yönetmelik hükümleri ve Bakanlıkça belirlenen esaslara uygun olarak izin/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine göndermekle" hükmüne, "Geçici depolama" başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında ise; "Atıklar birbirleriyle reaksiyona girmeyecek şekilde geçici depolanır. Tıbbi atıklar hariç olmak üzere, tehlikeli atıklar geçici depolama alanında en fazla 6 ay, tehlikesiz atıklar ise en fazla 1 yıl süreyle geçici depolanır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; 03/09/2020 tarihinde dava dışı firma tarafından işletilen tesiste yapılan denetimde, tesiste atık yağ geri kazanım faaliyetinin yürütüldüğü, denetim anında tesisin faal olduğu, tesise ait Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği ve Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği uyarınca alınması gerekli geçici faaliyet belgesi/çevre izin ve lisans belgesinin bulunmadığı, denetim esnasında ... plakalı aracın (tanker) tesis içerisinde bulunduğu, bahse konu tankerde 20 ton civarında su içerikli atık fuel oil olduğu ve atık üreticisi hakkında bir bilginin olmadığı, söz konusu atığın denetimin yapıldığı tesise getirildiğinin araç şoförü ve aynı zamanda araç sahibi olduğunu beyan eden davacı tarafından beyan edildiği, araç için Atıkların Karayolunda Taşınmasına Dair Tebliğ kapsamında alınması gerekli Atık Taşıma Lisansının mevcut olmadığı hususlarının 03/09/2020 tarih, ... seri numaralı denetim tutanağı ile tespit edildiği, denetim sırasında aracın ve tesisin fotoğraflarının çekildiği, ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden 1 biyolog ve 1 çevre mühendisi, ... İl Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timinden 2 personel olmak üzere 4 kişiden oluşan denetim ekibince imza altına alınan ... tarih, ... seri numaralı denetim tutanağında davacının imzadan imtina ettiğinin belirtildiği, söz konusu denetim tutanağına dayanılarak 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tehlikeli atık toplamak ve taşımak fiilinin işlendiğinden bahisle davacı hakkında 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi ve 14/06/2019 tarihinde yapılan denetimde mevzuata aykırı şekilde tehlikeli atık yağların toplanması ve taşınması fiilini işlediğinin tespit edildiği gerekçesiyle uygulanan 25/06/2019 tarihli idari para cezası tekerrürde göz önünde bulundurularak anılan Kanun'un 23. maddesi uyarınca 737.578,00 TL para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, dava konusu işleme esas denetim tarihinden önceki tarihte, kaçak akaryakıt ikmali yapıldığı yönündeki ihbar üzerine ... tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ... Yolu ... Sokak No:... adresinde yapılan denetimde, davacıya ait ... plakalı araçla atık yağ toplama faaliyetinin yapıldığı, araçta piyasadan toplandığı beyan edilen yaklaşık 1500 kg atık motor yağının bulunduğu, faaliyetle ilgili Çevre İzin ve Lisans Belgesinin bulunmadığı, söz konusu araca ait Tehlikeli Atık Taşıma Lisansının bulunmadığının tespit edildiği, söz konusu olaya ilişkin fotoğrafların çekildiği, ... tarih ve ... sayılı tutanak düzenlenerek imza altına alındığı, bunun üzerine 2872 sayılı Çevre Kanunu, ilgili yönetmelikler ve tebliğlerin hüküm ve esaslarına aykırı şekilde tehlikeli atık (atık yağ) toplanması ve taşınması fiilini işlediğinden bahisle 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi uyarınca davacı hakkında 300.856,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararına karşı yapılan davacının istinaf isteminin ... Bölge İdare Mahkemesi ....İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği görülmektedir. Öte yandan, dava konusu işleme esas denetim tarihinden sonraki tarihte, ... Mahallesi, ... Sokak, No:....../... adresinde davacı tarafından depo olarak kullanıldığı belirtilen yerde 14/10/2020 tarihinde yapılan denetimde, depo içerisindeki 2 tanktan birinin boş olduğu diğerinin içinde ise 5 ton atık yağ bulunduğu, söz konusu atık yağın oto tamirhanelerinden toplandığının davacı tarafından beyan edildiği, işletmede gerçekleştirilen atık yağ toplama ayırma faaliyetine ilişkin olarak Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği ve Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği uyarınca alınması gerekli geçici faaliyet belgesi/çevre izin ve lisans belgesinin bulunmadığı, söz konusu atık yağın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Atık Yönetimi Uygulaması MoTAT sistem kaydının mevcut olmadığı hususlarının ... tarih, ... seri numaralı denetim tutanağı ile tespit edildiği, denetim sırasında alanın fotoğraflarının çekildiği, ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden 1 biyolog ve 1 çevre mühendisi, ... İl Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timinden 2 personel olmak üzere 4 kişiden oluşan denetim ekibince imza altına alınan ... tarih, ... seri numaralı denetim tutanağında davacının imzadan ettiğinin belirtildiği, söz konusu denetim tutanağına dayanılarak 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tehlikeli atık (atık yağ) toplamak ve taşımak fiilinin işlendiğinden bahisle davacıya para cezası verilmesine ilişkin olarak ... Valliğince tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemin dava konusu edilmediği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, Kaçakçılık Şube Müdürlüğü Akaryakıt Kaçakçılığı Büro Amirliği Ekipleri ve EPDK denetim görevlilerince; ...tarihinde, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi civarında yapılan çalışmalar neticesinde düzenlenen 27/01/2023 tarihli Olay, Arama, Yakalama, El Koyma, Numune Alma Tutanağında, denetime konu barakada bulunan yaklaşık toplam 1320 litre ürünün çevre sanayilerden toplanan atık yağ olduğunun, bu yağları toplayarak inşaatlara vermek üzere bulundurduğunun, atık yağları toplamak, taşımak ve depolamak için herhangi bir izin ve lisans belgesi bulunmadığının davacı tarafından beyan edildiği hususuna yer verildiği anılan tutanağın davacı tarafından da imzalandığı, barakada bulunan ürünlerden alınan numunenin incelenmek üzere ... Üniversitesi Petrol Araştırma Laboratuvarı'na gönderildiği, adı geçen laboratuvar tarafından düzenlenen 19/04/2023 tarihli Analiz Raporunda; numunenin kullanılmış madeni yağ olduğunun ve içerisinde yüksek miktarda su bulunduğunun, su ayrıştırıldıktan sonra motorlu araçlarda akaryakıt yerine veya akaryakıt karıştırılarak kullanılabileceğinin belirtildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davacı ve diğer adı geçen şahıslar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa muhalefet suçundan soruşturma başlatıldığı, ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından söz konusu tutanak ve analiz raporunun 16/10/2023 tarihli yazı ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne bildirildiği, ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği'ne aykırı şekilde atık yağların izinsiz, lisanssız ve yetkisiz olarak toplandığı ve taşındığının tespit edildiğinden bahisle davacı hakkında 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi ve 14/10/2020 tarihinde yapılan denetimde mevzuata aykırı şekilde tehlikeli atık yağların toplanması ve taşınması fiilini işlediğinin tespit edildiği gerekçesiyle uygulanan 16/11/2020 tarihli idari para cezası tekerrürde göz önünde bulundurularak anılan Kanun'un 23. maddesi uyarınca 2.443.526,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf isteminin reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla onandığı, söz konusu fiil nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin E... sayılı dosyasında davacı ve diğer adı geçen şahıslar hakkında açılan kamu davasında davacının savunmasında, atık yağların kendisine ait olduğunu, bu atık yağları sanayide oto tamiri işi yapan farklı kişilerden aldığını, yağların araçların motoruna konulan eskimiş yağlar olduğunu, bu yağları inşaatçılara sattığını, amacının akaryakıt haline dönüştürmek olmadığını, yağ toplama belgesinin bulunmadığını beyan ettiği, ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla "sanıklardan ele geçirilen ürünün kaçak akaryakıt niteliğinde bulunmaması nedeniyle" davacının beraatına karar verildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta; davacının, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tehlikeli atık toplamak ve taşımak fiilinin işlendiğinden bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/v maddesi uyarınca idari para cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmakta olup söz konusu tehlikeli atık niteliğindeki materyalin bulunduğu yerde düzenlenen ve ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile ... İl Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timi personeli tarafından imza altına alınan ... tarih, ... seri numaralı denetim tutanağı ile tutanağa ekli fotoğraflar, davacı hakkında tesis edilen ve yukarına aktarılan idari para cezaları, 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa Muhalefet iddiasıyla açılan kamu davasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen davacının savunması ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının dava konusu işleme esas fiilinin sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/03/2025 tarihinde, temyize konu kararın temel para cezasına ilişkin kısmı yönünden oybirliği, tekerrüre ilişkin kısmı yönünden oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Hukuk devleti ilkesinin en temel özellikleri “hukuki güvenlik”, “belirlilik” ve "öngörülebilirlik" ilkeleridir. İdarenin faaliyetlerinin önceden öngörülebilir, tahmin edilebilir olması, İdarenin tek yanlı işlem yapma üstünlüğüne karşı, güvence niteliğindeki kurallarla (bireylere katılma, dinleme ve savunma hakkı gibi haklar tanınarak) birey ile idare arasında denge sağlanması doktrinde hukuki güvenlik ilkesinin gerekleri arasında sayılmaktadır. Belirlilik ilkesi ise, kanun düzenlemelerini ve bu düzenlemeler uyarınca tesis edilecek işlemlerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu tedbirler içermesini ifade eder. Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup birey, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Bu ilkelerin idare hukukuna yansıması, idarenin işlem ve eylemlerinde belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun hareket etmek suretiyle, idare edilenlerin idarenin davranışları yüzünden beklenmedik durumlarla karşılaşmalarının önlenmesi, kendi hayatları ve gelecekleri hakkında makul kararlar alabilmelerine imkan tanınmasıdır. İdari yaptırımların idari işlem niteliğinde oldukları kuşkusuzdur. Bu nedenle idari yaptırımların da İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde sayılan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olarak tesis edilmeleri gerekir. Gerekçe ise idari işlemin sebep unsurunun bir öğesi olarak değerlendirilmekte ve işlemin sebebinin gösterilmesini ifade etmektedir. İdari işlemde gerekçenin gösterilmesi ile, işlemin muhatabına işlemin tesis edilme sebebi hakkında bilgi verilmektedir. İdari işlemin maddi ve hukuki gerekçesinin işlemde belirtilmesi, ilgilisine itiraz ya da dava yoluna başvurma hususunda yol göstermekte iken, idareyi de hukuka uygun işlem tesis etmeye zorlamaktadır. Bu kapsamda, gerekçenin gösterilmesi dava hakkı ile de yakından ilgilidir. Başka deyişle, dava açma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için işlemin bilinmesi yeterli olmayıp, işlemin tesis edilmesinin maddi ve hukuki sebeplerinin yani gerekçesinin de bilinmesi zorunludur. Bir başka ifade ile, idarenin işlemlerinin belirli, açık, kesin ve anlaşılır olması gerekmektedir. Bu nedenle bir idari işlem hangi maddi ve hukuki nedene dayalı olarak tesis edilmiş ise, işleme dayanak oluşturan bu sebebin açık ve kesin bir şekilde işlemde belirtilmesi zorunludur. Aksi takdirde, bu konudaki bir belirsizlik kişinin idari işlemin maddi ve hukuki sebebi konusunda duraksamaya düşmesine, bunun akabinde bu işleme karşı yetkili mercilere itiraz hakkını ya da yargı mercileri önünde dava açma hakkını gereği gibi kullanamamasına neden olabilecektir. Böyle bir durumun hukuk devleti ilkesini, kişinin hak arama özgürlüğünü zedeleyeceği açıktır. Yargı organı bakımından ise, dava konusu işlemde işlemin gerekçesinin belirtilmiş olması, işlemin sebep unsuru yönünden yapılacak denetim yönünden önemli ve gereklidir. Dava aşamasında, idari yargı yerinin talebi üzerine idari işlemin gerekçesinin idarece bildirilebileceği düşünülse de, bu durum ilgilinin işlemde yer alan somut gerekçeyi görerek yargı yoluna başvurma konusunda iradesini netleştirmesi yönünden önemli olduğu gibi ilgilisinin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmesi, yargı yoluna başvurması halinde de dava hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi yönünden de önemlidir. Hukuk devletinde idarenin davranışlarının belli ölçüde belirli ve öngörülebilir olması, hukuk devletinin bir gereği olan idarenin kanuniliği ilkesi uyarınca da, idarece tesis edilen işlemlerin gerekçelendirilmesi, yasal ve maddi/fiili dayanağının işlemde gösterilmesi gerekmektedir. İdarenin kanuniliği ilkesi gereğince her idari işlemin yasal dayanağının bulunması gereklidir. İşlemin yasal dayanağının olması, uygulanan mevzuat hükmünün yanısıra işlemin tesisine dayanak maddi olayın, fiili sebebin de işlemde gösterilmesini gerekli kılar. İdari işlemler hakkında açılan iptal davalarında, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğu denetlenmektedir. Farklı kanunlarda, birbirinden farklı olaylar ve bu olaylara uygulanacak farklı usuller öngörülmüştür. Dolayısıyla idarelerce bir işlem tesis edilirken, bu işlemin dayanağı yasal düzenlemenin belirtilmesinin yanısıra işlemin tesisine sebep maddi ve fiili nedenin gösterilmesi, yargı yerince de bu husus dikkate alınarak bir inceleme yapılması gerekmektedir. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesinde, işlenmesi halinde ilgilisine idari para cezası uygulanması öngörülen fiiller düzenlenmiştir. Söz konusu fiillerden birinin gerçekleştirilmesi halinde idareye bu sebeplere dayanarak fiili gerçekleştirene idari para cezası uygulama yetki ve sorumluluğu verilmiş, anılan Kanunun 23. maddesinde ise, bu Kanunda belirtilen idarî para cezalarının bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verillmesi öngörülmüştür. İdarece yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca para cezası verilebilmesi için öncelikle idari yaptırım öngörülen fiilin yani maddi olayın usulüne uygun olarak ve şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, daha sonra yasada çizilen çerçeve içinde, hukuka uygun olarak para cezasının tesis edilmesi ayrıca işlemin dayanağı ve gerekçesi olan maddi ve hukuki sebeplerin de tesis edilen idari yaptırım kararında gösterilmesi hukuk güvenliği, belirlilik ve yasal yönetim ilkelerinin gereğidir. Çevre Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerinde tanımlanan ve gerçekleştirilmesi halinde para cezası yaptırımı öngörülen fiiller nedeniyle para cezası tesis edilebilmesi için idarenin öncelikle anılan mevzuatta tanımlanan fiilin gerçekleştiğini usulüne uygun şekilde tespit etmesi, bu tespite dayanarak tesis edeceği idari yaptırım kararında da, işlemin dayanağı tespit tutanağını, tespit edilen fiili (maddi olay), bu fiilin karşılığı olarak idari para cezası verilmesini öngören hukuki sebepleri, verilecek para cezasının miktarının belirlenmesinde dikkate alınan varsa önceki fiil ve hukuki sebepleri göstermesi gerektiği gibi, anılan Kanunun 23. maddesi uygulanmış ise, bu maddenin uygulanmasına dayanak alınan önceki fiil (tespit) ve para cezalarının da idari yaptırım kararında gösterilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta davalı idare tarafından tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle iki kat para cezası verildiği ancak dava konusu idari yaptırım kararında tekerrüre esas alınan idari yaptırım kararlarının gösterilmediği, idarece daha önce davacı hakkında uygulanan ... tarih ve ... sayılı idari yaptırım kararının dosyaya sunulduğu, söz konusu fiili işlediğinin sübut bulduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf isteminin reddine karar verildiği göz önünde bulundurulduğunda, temyize konu kararın, temel para cezasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulması yönündeki daire kararına katılmakla birlikte dava konusu işlemin tekerrüre ilişkin kısmının ise yukarıda açıklanan gerekçe ile iptalinin gerektiği gerekçesiyle gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşüncesiyle dava konusu işlemin tekerrüre ilişkin kısmının da bozulmasına ilişkin Dairemiz kararın bu kısmına katılmıyorum.