8. Hukuk Dairesi 2023/239 E. , 2024/5005 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine k…
**8. Hukuk Dairesi 2023/239 E. , 2024/5005 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacı ...'nun Kayseri'de kurulu ve tescilli bulunan ...Bin ... Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; vakfiye gereği, batın şartı olduğu, yine tevliyetin erkek evladın soyundan gelen ekber erkek evlada şart kılındığı, davacıdan büyük erkek evlat ...'nun açılan davaya muvafakat ettiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Yargıtay uygulaması ve davalı vakıf vakfiyesindeki ekber evlat şartı bir arada değerlendirildiğinde, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından Dairelerinin 2021/522 Esas, 2021/505 Karar sayılı ilamı nazara alınarak davacıdan büyük olan ...'nun muvafakatı alınmak suretiyle davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de bahsedilen Yargıtay kararları gözönünde bulundurulduğunda farklı kararlar olmasına rağmen Yargıtay uygulamasının uzun yıllar süresince ve hatta farklı Daireler tarafından davaya konu hususun incelenmiş olmasına rağmen ağırlık düşüncenin tevliyete ehil olduğunun tespitine yönelik davalarda ekber evlat şartının sağlanamaması halinde davanın reddinin gerekeceği yönünde olduğu, bu hususun Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli güncel kararında da aynen tekrar edildiği, nitekim Dairelerinin 2022/31 Esas 2022/192 Karar sayılı kararında da davacıdan büyük bir şahsın olması halinde davanın kabul edilemeyeceğine yönelik değerlendirmeye yer verildiği gözönünde bulundurulduğunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; vakfiyelerde ekber, esen, batın gibi değişik şartların bulunması halinde yaşça en büyük evladın yapacağı feragat beyanı ile bu şartların ortadan kalkacağı, feragatın noter veya mahkeme huzurunda yapılması ve kimin lehine yapılmış ise yalnız onun lehine sonuç doğuracağı, bu hususun dosyaya sundukları değişik Yargıtay kararlarında da benimsendiği, mevcut mütevelli ...'nun davacıdan yaşça küçük olmasına rağmen adı geçene mütevelli olma hakkı tanınmasına rağmen davacıya tevliyete ehil olma hakkının tanınmamasının izahta zorlandıkları, davacıdan büyük evladın feragatının yokmuşçasına hareket edilmesinin de hatalı ve yolsuz olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3 üncü maddesine göre mülhak vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin (743 sayılı Kanun) yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından yönetilen vakıflardır. Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilebilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti mahkemeye, 5737 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince atama (tevcih) ise davalı idareye ait bir görevdir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu ...Bin ... Vakfı'nın Hicri 19 Şaban 1217 / Miladi 15 Aralık 1802 tarihli, Hicri 19 Şaban 1222 /Miladi 15 Ekim 1807 tarihli, Hicri 19 Cemaziye'l evvel 1229 /Miladi 9 Mayıs 1814 tarihli ve Hicri 1235 / Miladi 1819 tarihli olmak üzere dört farklı vakfiyesinin olduğu, tevliyete dair sadece Hicri 19 Şaban 1217 / Miladi 15 Aralık 1802 tarihli ilk vakfiyede hüküm olduğu, diğer üç vakfiyede ise ilk vakfiyeye atıf ve akar (mal) ilavesi ile tevliyet yönünden de ilk vakfiyedeki şartların geçerli olduğunun belirtildiği, Hicri 19 Şaban 1217 / Miladi 15 Aralık 1802 tarihli vakfiyenin tevliyete ilişkin düzenleme bulunan 10. sayfada; "...ve dahî umûr-ı tevliyyet ba'de vefâtî sûlbî evlâd-ı zükûrumdan ... ...'ye şart eyledim ve ba'de vefâtihi sulbî evlâd-ı zükûrumdan ekber ve esenn ve erşed ve aslah ve a'kaline batnen ba'de batnin vc karnen ba'de karnin evlâd-ı evlâd-ı zükûrumun zükûrunda bu şart riayet oluna..." denilerek tevliyetin vakfedenin vefatından sonra kendi evladı ...'ye, onun vefatından sonra ise batın tertibi üzerine erkek evladın erkek evladlarından en büyük, en olgun, en salih ve en akıllı olanına şart kılındığı, vakfiyenin devamında ise erkek evladın soyunun tükenmesi halinde tevliyetin yine batın şartı ile kız evladın erkek çocuklarına, kız evladın soyunun tükenmesi halinde ise vakfedenin kardeşi ...'nin erkek evlatlarına zikredilen şartlar mucibince şart kılındığı anlaşılmıştır. Buna göre, tevliyet için ilk önce erkek evlat soyundan gelme erkek evlat olma şartı olduğuna ve davacı ...'in de vakfeden ... ...'in oğlu ... ..., ... ... oğlu ...'un oğlu olduğunun nüfus kayıtları ve şahsiyet kayıt örneklerine göre erkek evlat soyundan geldiğinin sabit olmasına göre Mahkemece, öncelikle tevliyete dair şahsiyet kayıt örnekleri ile dayanakları dosya arasına alındıktan sonra erkek evlat soyundan gelen vakıf evlatlarının araştırılarak erkek evlatlara dair soyağacı şeması oluşturulması, davacı yönünden tevliyet için öngörülen batın şartı (ön batında sağ evlat varken sonraki batındaki evladın hak sahibi olamaması kuralı) ile evlâdın en büyük, en olgun, en salih ve en akıllı olanı yönünden değerlendirme yapılması, gerekirse bu konuda eski vakıflar alanında uzman bilirkişiden rapor alınması, daha sonra tevliyet hakkından davacı lehine feragat durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.