(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/625 E. , 2012/1347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın üzerinde kurulan irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/625 E. , 2012/1347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın üzerinde kurulan irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince arazinin değeri, değerlendirme yani dava tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre belirlenir. Ayrıca değere etkisi olan tüm unsurlar anılan maddenin dördüncü fıkrası uyarınca değerlendirilerek taşınmazın kamulaştırma bedeli hesaplanır. Kamulaştırılan tarım arazisi niteliğindeki yerin yukarıda açıklanan gelir metoduna göre bilimsel yolla değerinin saptanmasında varsayımlı kullanma biçimleri dikkate alınmayacağı gibi, gelir getirmesi beklenmeyen nadasa bırakma olgusu da hesaba katılmaz. Somut olayda bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda, arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza birinci yıl buğday ekilmesi ikinci yıl nadasa bırakılması üçüncü yılda arpa ekilmesi suretiyle üç yılda iki ürün alınacağı görüşünden yola çıkılarak gelir getirmesi sözkonusu olmayan nadasa bırakıldığı yılın da hesaba katılmasıyla taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece bu rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olması, 2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2009 yılı) mevki ve şartlarına (kuru arazi niteliğine) göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünlerin 2009 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir. Kural böyle iken, bilirkişilerce düzenlenen raporda, 2008-2009 üretim sezonu verilerinin alınması suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak; mahkemenin karar tarihi dikkate alındığında, 2009 yılı resmi verilerinin belirlenmiş olması karşısında, buğday, arpa ve yan ürünleri samanın sözü edilen yıla ilişkin veri cetvellerinin ilçe tarım müdürlüğünden getirtilmesinden sonra, bu verilere göre kamulaştırma bedelinin tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-Kabule göre de; Mahkemece tespit edilen ve kamulaştırılan taşınmaz malın malikine ödenmesine karar verilen bedelin tutarı 181,22 TL'dir. Kendisini vekille temsil ettiren İdare yararına hükmedilen avukatlık ücreti ise 1.100 TL'dir. Anayasamızın kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddesine göre; Devlet ve kamu tüzel kişileri kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını .... kamulaştırmaya yetkilidir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi kamulaştırma yapma yetkisine sahip kuruluşların kamulaştırma yapmaları halinde kamulaştırılan taşınmaz malın değerinin tam karşılığını, taşınmaz malın malikine kural olarak ödemek zorundadırlar. Öte yandan 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 10. maddesinin sekizinci fıkrasına göre; hakim, adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeline hükmetmelidir. Hakim, karar verirken taşınmaz malikinin eline geçecek bedelin miktarının kamulaştırılanın değerine uygun olup olmadığını gözetmesi gerekir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi somut olayda, mahkemece hükmolunan kamulaştırma bedelinin miktarı, işin önemi ve niteliği, hükmolunan şeyin tahammülü dikkate alınarak idare yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, idareye avukatlık ücreti verilmesi, Doğru görülmemiştir. Mahkemece, 2 nolu bozma bendi gereğince dava tarihi 2009 yılına ilişkin kuru tarlada buğday-saman ve arpa-saman ürünlerinin dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg. başına toptan satış fiyatlarının ilçe tarım müdürlüğünden getirtilerek 1 ve 2 nolu bozma bentleri doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.