T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/457 Esas KARAR NO : 2025/1488 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2023 NUMARASI : 2020/371 Esas, 2023/339 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/457 Esas KARAR NO : 2025/1488 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2023 NUMARASI : 2020/371 Esas, 2023/339 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... markasının ilk ve asıl sahibi olduğunu, davacının saç bakım ürünleri ile faaliyet gösterdiğini, davalının davacıya ait marka tescilinden yaklaşık beş yıl sonra 2014/04882 numaralı ... Jcans markası için başvuruda bulunduğunu, markayı tescil ettirdiğini, davalının bu tescilden önce 2012 yılında benzer marka başvurularında bulunduğunu, bu başvuruların reddedildiğin davalının kurum tarafından reddedilen ... ibaresinin kullandı; ambalajı da davacı ürünlerine benzer olduğunun bu nedenle markaların karıştırılmasına sebep olduğunu, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu tescil sınıflarının benzer olduğunu, markanın davalı adına tescilli dava konusu 2014/04882 numaralı markanın hükümsüzlüğüne ayrıca davalı tarafından davacıya yönelik marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 5 yıl boyunca sessiz kaldıktan sonra dava açtığını bu nedenle süre yönünden reddini talep ettiği, taraflar arasında markalar arasında görsel işitsel bakımdan benzerlik olmadığını, davalının hiçbir zaman ... ... ibaresini kullanmadığını, kötü niyetli olmadığını, davalının tescilli markalarını kullandığını davacıların markasının tanınmış marka olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarih ve 2020/371 Esas, 2023/339 Karar sayılı kararıyla;"...İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirketin ... ibareli ... numaralı markanın tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı “... ...” markasının tescilli sahibi olduğu, davacı tarafından davalı markasında yer alan ... ibaresinin davacı markasına benzer olduğunu, ... ibaresinin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davacı markasının tanınmışlık düzeyi ve davalı tescilinin kötü niyetli olduğu belirtilerek markanın hükümsüzlüğüne yine davalı tarafından “... ... ...” şeklindeki kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği zira tüketiciler arasında karışıklığa sebebiyet verdiği davalının daha ucuza ürün sattığını bunun da davacıyı zarara uğrattığı iddia edilerek tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebinde bulunduğu, davalı tarafından davaya konu markanın yaklaşık 12 yıldır kullanıldığını, marka tescilinin de 2014 yılı olduğu süre yönünden de hükümsüzlük istenemeyeceği belirtilerek davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce 2020/53 Talimat dosyası ile aldırılan 01/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalı kullanımlarının tespitinin yapıldığı, taraf kullanımlarının 3. Sınıfta kozmetik ürünlerde benzer emtialarda olduğunun tespit edildiği, esasa yönelik aldırılan 10/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı markasının 2009 yılı itibariyle tanınmış marka olduğu, tarafların ortak olarak kullandığı ... ibaresinin karışıklığa sebebiyet verdiği şeklinde görüş bildirildiği bu sebeple 03. Sınıftaki emtialar bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, daha sonra taraf vekillerinin itirazı üzerine yeni bir heyetten rapor aldırıldığı, buna göre de davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğinin davalı kullanımlarının karışıklığa sebebiyet verdiği bu sebeple hükümsüzlük koşullarının oluştuğu ayrıca marka hakkına tecavüzün de oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirketin ... numaralı ... markasının 03. Sınıfta tescilli sahibi olduğu ve bu markasına özellikle saç boyası ürünlerinde uzun süredir kullandığı, davalının ise davaya konu 2014/04882 numaralı “... ...” ibareli markanın 03. Sınıfta tescilli sahibi olduğu buna göre markaların tescil sınıfları bakımından benzer olduğu, markalar karşılaştırıldığında, davacı markasında yer alan Jean's markası ile davalı markasında yer alan ... ibarelerinin ortak olduğu. ... ibaresinin İngilizce kelime olup Türkçe' de kot anlamına geldiği bu sebeple kozmetik ürünleri bakımından tanımlayıcı mahiyette olmadığı, zayıf marka olarak da değerlendirilemeyeceği, taraf markalarında ortak olarak ... ibaresinin bulunması sebebiyle markaların ortalama tüketici nezdinde aynı kaynaktan doğmuş veya birbirlerinin temsilcisi veya yetkili bayisiymiş gibi algılanabileceği, bu sebeple karışıklığa sebebiyet verebileceği, her ne kadar davacı tarafından “... " ibaresi de kullanılmış ise de ... ibaresinin ortak ibare olması sebebiyle “..." ibaresinin markayı farklılaştırmaya yetmediği, ... ibaresini ilk kullanıcısı ve tescil sahibi davacı olduğundan 6769 Sayılı SMK' nın 1. Maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu fakat tescil tarihi itibariyle 5 yıllık süre geçtiğinden SMK' Nın 25/6. Maddesi uyarınca hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerektiği, tanınmışlık yönünden ise her ne kadar ilk bilirkişi raporunda davacı ... markasının tanınmış olduğu belirtilmiş ise de sonradan alınan 12/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda markanın tanınmış olmadığı yönünde görüş bildirildiği, bir markanın tanınmışlığının tespiti hususunun tüm marka sahibinin tüm ticari defterleri, kullanımları, ciroları varsa ihraca ilişkin belge ve kayıtları gibi hususların hepsinin bir arada değerlendirilmesi ile sabit olacağı, bu yönde davacı tarafından yeterli delil sunulmadığı sadece internet üzerinden yapılan inceleme neticesi markanın tanınmışlığına karar verilemeyeceği bu sebeple mahkememizde oluşan kanaate göre davacı markasının tescil tarihi itibariyle tanınmış marka olmadığı bu sebeple SMK' nın 6/5. Maddesi uyarınca hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerektiği, kötü niyetli tescil iddiası yönünden ise davalının daha önce 2012/80976 numaralı “... ... ...” ve 2012/95373 numaralı “..." ibareli markaların tescili için başvuruda bulunduğu fakat tescil başvurularının kabul edilmediği yine davalı tarafından markanın kullanıldığı ürün görselleri üzerinde bilirkişilerce yapılan incelemede davacının Jean's ibaresinin büyük şekilde ayrıca davacı ürünlerinin kullanıldığı kutu ve ambalajlara benzer yazı şekilleri ile kullandığı her ne kadar ... ibaresi Colour ibaresinden esinlenip kullanılmış ve İngilizce kelime olup Türkçe' de boya anlamına geldiğinden ... ibaresinin kullanılması bakımından ürünlerin saç boyası olduğu bu sebeple kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceği fakat davalı kullanımlarında yer alan ... ibaresinin davacı ürünlerindeki kullanımlara benzer şekilde benzer ürün ve kutularda kullanılması davalı kullanımında öne çıkan ... ibaresinin marka kullanımını aşacak şekilde davacı markasına yakınlaşmak suretiyle davacı markasının sektördeki tanınmış olmasa dahi bilinirliğinden faydalanmaya yönelik kötü niyetli bir tescil olduğu kanaatine ulaşıldığı kötü niyetli tescil halinde 5 yıllık hak düşürücü süre aranmayacağından davalının süre yönündeki itirazlarının reddine neticeten SMK' nın 9. Maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, marka hakkına tecavüz yönünden ise, davalının davacı ürün ambalajlarına ve ürünlerinde kullandığı markasına benzer şekilde ... ibaresi kullanımlarının tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği bunun da SMK' nın 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatine ulaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın KABULÜ ile;1-Davalı adına tescilli 2014/04882 numaralı markanın hükümsüzlüğüne,2-Davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespitine, önlenmesine, bu kapsamda davalı tarafından davacı markasında yer alan ... ibaresini içerecek şekilde her türlü ürün satışının fiziki internet ve online satış pazarlarında tanıtımının ve satışının yasaklanmasına, bu şekilde ... ibaresini içerir her türlü ürün, materyal tanıtım malzemesi vs. El konulmasına, davalı tarafından üretilen ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve makina tespit edilemediğinden bu yönündeki sair taleplerin reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın 6769 sayılı Kanunun 25. Maddesine göre 5 yıllık süre boyunca sessiz kalındıktan sonra açılmış olduğunu, müvekkiline ait dava konusu markanın dosyaya ibraz edilen her iki bilirkişi heyeti raporu ile taraflarınca dosyaya ibraz edilen mütalaada da açıkça belirtildiği üzere şekil olarak da tescil edilmiş olduğunu, tescil tarihinden bu güne kadar müvekkili tarafından tescil edildiği şekliyle kullanıldığını, kötüniyetli olmadığını, davacıya ait dava konusu markaların tanınmış marka kabul edilemeyeceğini, müvekkiline ait “jamaıcan ...” markası görsel, işitsel ve markaların yazılış şekli itibariyle davacıya ait markalarla kesinlikle benzer olmayıp marka hakkına herhangi bir tecavüz sözkonusu olmadığını, boya şişelerinin hepsi aynı formda olup bu durum davacı markanın tekelleştirebileceği bir form olmadığını, karşılaştırılan ürünlerin fiziksel özellikleri, şişe renkleri, şişe üzerine yer alan yazılar, yazıların anlamları ve markaların sloganları farklı olduğu halde bilirkişi raporunun sadece sözde benzerlikler üzerine odaklandığını, bu hususa ilişkin itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, taraflarınca dosyaya ibraz edilen ve marka ve patent vekili bora erguvan tarafından hazırlanan marka hükümsüzlük davası mütalaa raporunun mahkemece dikkate alınamadığını, gerekçeli kararda da açıklanmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Markaya tecavüzün tespiti, men'i ile marka hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince markaya tecavüz ve hükümsüzlük istemleri yönünden davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 2009 35545 numaralı "..." ibareli markasının 03. Sınıfta "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler. Diş bakımı ürünleri." emtialarında tescilli olup, 07/08/2014 tarihinde davacıya devir edildiği, davalının 2014 04882 numaralı "... ... + şekil" ibareli markanın 03. sınıfta "Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap için) " tescilli olduğu, "..." ibaresinin 03. Sınıf emtialar yönünden ayırt edici olduğu, davalı tarafından sunulan uzman görüşünün davalının yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olup, uzman görüşü içerisindeki vakıaların ispatının ancak bilirkişi delili ile mümkün olmakla birlikte istinafa gelen sıfatı da dikkate alınarak yapılan değerlendirmede dahi mahkemece keşfen alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafından sunulan uzman görüşü arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile aralarında marka vekili, sektör bilirkişi ve endüstri tasarımcısı bulunan bilirkişi heyetine dosyanın tevdii edildiği, sunulu raporun denetime elverişli olduğu, tescil sınıfı emtialar yönünden aynı/benzerlik bulunduğu, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğu, tescilin kötüniyetle yapıldığının kabulü ile 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağına ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna ilişkin karar gerekçesi yerinde olduğu gibi davalı ürünlerinin piyasa arz şekli dikkate alındığında davalının markasını tescil edildiği hali olmayıp, davacı markasına yakınlaşacak şekilde kullandığı ve davacının tescilli markasından kaynaklanan haklarına bu şekilde tecavüz ettiğinin anlaşılması karşısında markaya tecavüz koşullarının oluştuğu (Emsal nitelikteki Yarg. 11. H.D. 2025/1207 Esas, 2025/6074 Kararı) anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2025