6. Hukuk Dairesi 2023/2124 E. , 2024/4905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1281 E., 2022/1908 K. KARAR : Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/830 E., 2020/435 K. 1) İlk Derece Mahkemesince eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemli davada; davalı idare ile dava dışı ... İnşaat Şirketi arasında imzalanan ''çevre duvarı alımı ve montajının yapılması'' konulu sözleşmeler ve davacın
**6. Hukuk Dairesi 2023/2124 E. , 2024/4905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1281 E., 2022/1908 K. KARAR : Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/830 E., 2020/435 K. 1) İlk Derece Mahkemesince eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemli davada; davalı idare ile dava dışı ... İnşaat Şirketi arasında imzalanan ''çevre duvarı alımı ve montajının yapılması'' konulu sözleşmeler ve davacının bu sözleşmeden doğan alacakları temlikine dair temlik sözleşmeleri bulunduğu, davacı ile dava dışı ... İnşaat Şirketi arasında imzalanan 16.03.2016 tarih, 2016/58027 ihale kayıt numaralı sözleşmenin 11.5. maddesinde alacağın temlikinin açıkça idarenin yazılı iznine bağlandığı ve davalı idarece alacağın temlikine onay verilmediği, diğer iki ihale için her ne kadar davalı idare tarafından alacağın temlikine onay verilmiş ise de, kamu kurumlarının vergi mükellefi olan alacaklılarına ödeme yapmadan önce 6183 Sayılı Kanun’un 22-a maddesi gereğince vergi borcu sorgulaması yapmak zorunda oldukları, davalı kurumca dava dışı ... İnşaat Şirketinin vergi borcuna mahsuben Hatay Vergi Dairesi Başkanlığı Asım Gündüz Vergi Dairesi'nin haciz bildirisine istinaden ödeme yaptığı anlaşıldığından haklı bulunmayan davanın reddine karar verilmiştir. 2) İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine; davalı idare ile dava dışı ... arasında imzalanan, 02.05.2016 tarihli 2016/58027 ihale kayıt numaralı sözleşmeden doğan alacağın 217.000,00 TL'sinin İskenderun 3. Noterliği'nin 10.05.2016 tarihli 10169 yevmiye no.lu alacağın devri sözleşmesi ile dava dışı yüklenici ... İnşaat Şirketi tarafından davacı ... Taahhüt İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.' ne temlik edildiği, davalı idare ile dava dışı ... arasında imzalanan, 02.05.2016 tarihli 2016/12325 ihale kayıt numaralı sözleşmeden doğan alacağın 4.700.000 TL'sinin İskenderun 3. Noterliği'nin 09.05.2016 tarihli 10108 yevmiye no.lu alacağın devri sözleşmesi ile dava dışı yüklenici ... İnşaat Şirketi tarafından davacı ... Taahhüt şirketine temlik edildiği, davalı idare ile dava dışı ... arasında imzalanan, 02.05.2016 tarihli 2016/120941 ihale kayıt numaralı sözleşmeden doğan alacağın 2.300.000 TL'sinin İskenderun 3. Noterliği'nin 09/05/2016 tarihli 10107 yevmiye no.lu alacağın devri sözleşmesi ile dava dışı yüklenici ... şirketi tarafından davacı ... Taahhüt İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.' ne temlik edildiği, bu sözleşmelerin her birinin niteliği itibarıyla 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davalının iş sahibi, dava dışı ... İnşaat Şirketi'nin yüklenici, davacı ... Şirketi'nin ise, sözleşmeden doğan alacaklarını dava dışı yükleniciden temlik alan olduğu, davacının, (1) no.lu temlik sözleşmesine dayalı alacak talebinin hukuki dayanağı bulunmadığı, davacının (2) no.lu temlik sözleşmesinden doğduğunu ileri sürdüğü alacak talebinin dava dışı yüklenici şirketin borcuna mahsuben vergi dairesine ödemiş olmasında usûl ve yasaya uygun olmayan bir yön görülmediği, İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararının yerinde olduğu gerekçesiyle bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davacının (3) no.lu temlik sözleşmesinden doğduğunu ileri sürdüğü alacak talebinin reddi kararına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi sonucu; kamu kurumlarının vergi mükellefi olan alacaklılarına ödeme yapmadan önce 6183 sayılı Kanun'un 22-a maddesi gereğince vergi borcu sorgulaması yapmak zorunda oldukları yönündeki mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı, ancak taraf ve mahkeme denetimine açık, denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilen 09.04.2019 tarihli kök ve 08.07.2020 tarihli bilirkişi ek rapor hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 6183 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca kesinti zorunluluğu bulunduğunun kabulü halinde davacının (3) no.lu sözleşmeden kaynaklanan alacağının 1.283,59 TL olduğunun mütalaa olunmasına rağmen, Mahkemece, davacının davalıdan 1.283,59 TL alacaklı olduğunun hüküm altına alınmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile inceleme konusu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle, davacının davasının kısmen kabulü ile, 1.283,59 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 3) Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: a) Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı idare tarafından temyize konu edilen toplam miktar 1.283,59 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2022 yılı itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalının temyiz isteminin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. b) Davacının temyiz istemine gelince; davaya konu temliklerden ikisi idarenin onayı alınarak yapılmış olması nedeniyle geçerli olup, temlik gereğince yüklenicinin doğmuş ve doğacak alacağının temlik kapsamında davacıya ödenmesi gerekir. Ancak temlik bildirimi yapılması tarihinden önce doğmuş olan yüklenicinin vergi ve benzeri borcundan dolayı yapılan haciz ve başka bir işlem nedeniyle iş sahibinin ödeme yapması halinde temlik bedelini ödemekten kaçınması mümkündür. Aksi halde idarenin mükerrer ödemesi söz konusu olacaktır. Bu nedenle, vergi borcunun ne zaman doğduğu, haciz veya başka bir sebeple idare tarafından ödenmek zorunda olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda (3-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle miktar itibarıyla kararın kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (3-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, HMK'nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.