4. Hukuk Dairesi 2021/23890 E. , 2024/7935 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/948 E., 2021/1794 K. DAVA TARİHİ : 15.11.2019 HÜKÜM/KARAR : Ret/İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/875 E., 2021/91 K. Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve hükmün yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama s
**4. Hukuk Dairesi 2021/23890 E. , 2024/7935 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/948 E., 2021/1794 K. DAVA TARİHİ : 15.11.2019 HÜKÜM/KARAR : Ret/İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/875 E., 2021/91 K. Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve hükmün yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı K2 Media Group Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğundan reddine; diğer davalı yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.11.2019 tarihinde K2 Medıa Group Ltd. Şti'nin imtiyaz sahibi, davalı ...'nin yetkilisi olduğu "www.parlamentohaber.com" internet sitesinde "Albayrak'tan ekonomi kötü diyen ekonomistlere terörist benzetmesi" başlığı ile yayınlanan haber nedeniyle TC Hazine ve Maliye Bakanı olan müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkilinin ifadelerinin yanlış yorumlanması suretiyle özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, kamuoyunda olumsuz algı oluşturulmaya çalışıldığını, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı bakanın sarf etmiş olduğu sözlerin doğrudan haber sitesinde yayınlandığını, ekleme yapılmadığını, yayının ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı K2 Media Group Ltd. Şti'ne tebligat yapılamamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yayında davacının sözlerinin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekecek nitelikte aktarıldığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, haberin kaynağının açıklandığını, doğrudan davacının konuşma metninden aktarılan haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın esastan reddine; Ankara Ticaret Odası, Ticaret İl Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. nezdinde yapılan araştırmaya göre davalı K2 Media Group Ltd isminde bir şirketin mevcut olmadığı gerekçesi ile adı geçen davalı yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan talebin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin konuşmasında ekonomide manipülasyon yaratmaya çalışanları hedef aldığını, bu sözlerin yanlış yorumlanarak hukuka aykırı şekilde dava konusu yayının yapıldığını, müvekkilini kamuoyu nezdinde küçük düşürmeyi ve hedef göstermeyi amaçladığını, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, "ekonomistleri terörist ilan ettiğine" ilişkin haberin siyasetçilerin katlanmak zorunda olduğu eleştiri sınırının çok üzerinde olduğunu, ...'nin içerik sağlayıcı ve yer sağlayıcı olduğunu, adı geçenin sorumluluğunun tüzel kişilikten bağımsız olduğunu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara Ticaret Odası, Ticaret İl Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. nezdinde yapılan araştırmaya göre davalı K2 Media Group Ltd isminde bir şirketin mevcut olmadığı, adı geçen davalı yönünden pasif husumet yokluğundan verilen talebin usulden reddine dair kararın yerinde olduğu; diğer davalı yönünden dava konusu yayında kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, basının haber verme, toplumun da haber alma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, haberin yayın tarihi itibari ile kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunduğu, ağır eleştiri niteliğinde olmakla beraber kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin konuşmasında finansal piyasada manipülasyon yaratmak isteyen sözde bilim adamlarını hedef aldığını, bu sözlerin yanlış yorumlanarak hukuka aykırı şekilde dava konusu yayının yapıldığını, müvekkilini kamuoyu nezdinde küçük düşürmeyi amaçladığını, yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, "ekonomistleri terörist ilan ettiğine" ilişkin haberin siyasetçilerin katlanmak zorunda olduğu eleştiri sınırının çok üzerinde olduğunu, ...'nin içerik sağlayıcı ve yer sağlayıcı olduğunu, adı geçenin sorumluluğunun tüzel kişilikten bağımsız olduğu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 08.11.2019 tarihinde "www.parlamentohaber.com" internet sitesinde yapılan yayın nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 13, 26, 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; Ankara Ticaret Odası, Ticaret İl Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. nezdinde yapılan araştırmaya göre davalı K2 Media Group Ltd. isminde bir şirketin mevcut olmadığı, adı geçen davalı yönünden pasif husumet yokluğundan verilen talebin usulden reddine dair kararın yerinde olduğu; davacı tarafından 07.11.2019 tarihinde Ordu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Ordu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıda yapılan konuşmanın 08.11.2019 tarihinde içerik sağlayıcı davalı ... tarafından "www.parlamentohaber.com" internet sitesinde haber yapıldığı, dava konusu haberin güncel olduğu, haberin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10 uncu maddenin 2 nci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10 uncu maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların herhalde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini...” ifade edildiği; siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğunun gerek iç hukukumuzda gerekse uluslararası mahkeme kararlarında yerleşmiş bir ilke olduğu; siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişi haline gelmeyi bilerek tercih ettikleri, bu nedenle basın ve gazeteciler tarafından getirilen eleştirilere daha geniş bir hoşgörü göstermek zorunda oldukları, tüm bu açıklamalar ışığında yayında geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.