22. Hukuk Dairesi 2012/29981 E. , 2013/27875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/10/2012 DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, yemek ve yol ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşün
**22. Hukuk Dairesi 2012/29981 E. , 2013/27875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/10/2012 DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, yemek ve yol ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı işçi, çalıştığı süre boyunca işveren ve amir pozisyonundaki çalışanlardan türlü hakaretler işittiğini, hiçbir gerekçe gösterilmeden zaman zaman on altı saat çalıştırıldığını, günde en az on iki saat çalıştığını, izin kullandırılmadığını, günde dört yüz adet baskı yapılmasının istendiğini, o adete ulaşmadan işyerinden çıkmasının yasaklandığını, ola ki sayıya ulaşamadığında ertesi gün kapıda amirlerinin hakaretlerine maruz kalarak kart basmaksızın işe alınıp o sayıya ulaşmaya zorlandığını, tüm bu sebeplerle iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek kıdem - ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve yemek-yol ücreti alacağının davalıdan ödetilmesini istemiştir. Davalı vekili ise, davacının devamsızlığından dolayı iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar vermiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir, 2-Taraflar arasında, davacının fazla mesai alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve dolayısıyla iş sözleşmesini feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususları tartışmalıdır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Davacı işçi, dava dilekçesi ile 30.05.2011 tarihinde keşide ettiği ihtarnamesinde de belirttiği üzere, fazla mesai yaptırıldığı ve hakaretlere maruz kaldığından bahisle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile sair alacaklarının davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise buna karşılık, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle feshedildiğini savunarak davanın reddini savunmuştur. Somut olayda, mahkemece davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar, davacı, hakarete yönelik iddialarını ispatlayamadığından mahkemenin bu husustaki değerlendirmesi yerinde ise de, tanıklara işyerindeki çalışma düzeni ve saatleri hakkında soru tevcih edilmeden, fazla mesai alacağı bulunmadığı, dolayısıyla davacının iddiasını ispatlamayamadığı gerekçesiyle davanın reddi isabetli görülmemiştir. Eksik inceleme ile sonuca gidildiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. Mahkemece, tanıkların ayrıntılı beyanları alınmak suretiyle, işyerindeki çalışma gün ve saatleri belirlendikten sonra yeniden bilirkişi raporu alınmalı ve davacının fazla mesai alacağının bulunduğu tespit edildiği takdirde, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği sonucu ortaya çıkacağından, kıdem tazminatı ve fazla mesai alacağı hüküm altına alınmalıdır. 3-Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı tartışmalıdır. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hak ettiği yıllık ücretli izin alacağı belirlenmiş olup, davalı tarafça yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığına veya ücretlerinin ödendiğine ilişkin kayıt ve belge sunulmadığından, davanın kabulü gerekirken, gerekçesi de belirtilmeden davanın reddi isabetli görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.