3. Hukuk Dairesi 2025/5711 E. , 2026/301 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2025/2 E., 2025/2 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. …
3. Hukuk Dairesi 2025/5711 E. , 2026/301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2025/2 E., 2025/2 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; noterlikte düzenlenen 04.04.2014 tarihli ortaklık sözleşmesi ile ".... Organize Sanayi Bölgesi Evsel ve Endüstriyel Atık Su Arıtma Tesisi Yapım İşi" projesi kapsamındaki işlerin yürütülmesi için müvekkili ile davalı şirket arasında eşit hisse ile ortaklık sözleşmesi kurulduğunu, ortaklık sözleşmesinin (3.) maddesinde projenin yürütülmesi için gerekli finansmanın İdareden alınacak avanslardan, hak edişlerden veya temin edilecek kredilerden sağlanacağını, ancak bu kaynakların yetersiz kalması halinde ortaklardan ortaklık sözleşmesindeki hisseleri oranında ilave finansman sağlanacağının kararlaştırıldığını, projenin yürütülmesi için gerekli finansmanın avanslardan sağlanamaması üzerine sözleşmenin imzalanmasından itibaren müvekkili şirket tarafından ek finansman sağlanarak giderlerin karşılanmaya çalışıldığını, ortaklık tarafından yüklenilen proje devam ettirilirken iş veren ... Organize Sanayi Yönetim Kurulu tarafından yapım işi sözleşmesinin feshine karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından ortaklığa sağlanan katkı ile ortaklık adına yapılan harcama tutarının yarısından davalı şirketin sorumlu olması nedeniyle tahkime başvurulduğunu, tahkim yargılaması neticesinde taleplerinin bir kısmının reddedildiğini, cezai şart koşulları oluştuğu halde reddine karar verildiğini, tahkime konu edilen harcamaların iş ortaklığı kurulurken belirlenen zorunlu harcamalar olduğunu, kesin vadeye bağlanan borçların ödenmesi için bir daha yönetim kurulu kararının aranması gerekmediğini, müvekkili şirketin tek başına sıra dışı yatırım kararı alarak harcama yapmadığını, cari hesap alacaklarının bilirkişilerce hatalı hesaplandığını, tarafların borç ve alacaklarının kayıtlara uygun şekilde hazırlanmadığını, harcamaların Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda veya bilgisi dahilinde yapılan işlemlere dayandığını ileri sürerek; 10.03.2025 tarihli tahkim kararının müvekkil aleyhine reddedilen kısmı yönüyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; hakem kurulu kararının tamamen hukuka aykırı olduğunun ve iptalinin gerektiğini, iptali için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinde 2025/3 E. sayılı davayı açtıklarını, cezai şart koşullarının oluşmadığını, adi ortaklık tarafından dava dışı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu aleyhine muarazanın giderilmesi ve tazminat davası ile sözleşmenin feshinden kaynaklanan alacakların tazmini davası açıldığını, bu davaların birleşerek Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/30 E. sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesine 2024/325 E. sayı ile de adi ortaklığa karşı alacak davası açıldığını, açılan bu davaların ortaklığın devam ettiğini gösterdiğini, tasfiye yapılmadan alacak talebinin ileri sürülemeyeceğini, ortaklar arasındaki alacak taleplerine yönelik devam eden davalarda adi ortaklığın tasfiyesi talebinde de bulunulduğunu, alacak iddiasının ancak ortaklığın tasfiyesi ile birlikte incelenebileceğini ve karara bağlanabileceğini, dava dışı Organize Sanayi Bölgesi ile adi ortaklık arasındaki hukuki süreç sona ermeden adi ortaklığın tasfiyesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile hakem kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen 04.04.2014 tarihli sözleşmeyle, Organize Sanayi Bölgesi atık su arıtma tesisi yapım işine yönelik kâr ve zararın eşit olarak yüklenildiği, adi ortaklık kurulduğu, sözleşmenin (18.) maddesinde anlaşmazlığın dostça çözülememesi halinde tahkim şartının öngörüldüğü, bu kapsamda tahkime başvurulduğu, tahkim süresinin 07.12.2023 tarihinden itibaren 1 yıl olarak belirlendiği, iki tarafın yazılı muvafakatiyle 07.04.2025 tarihine kadar uzatıldığı ve bu süre içerisinde yargılamanın sonlandırıldığı, davacı tarafından davalı aleyhine hakem heyetine başvurulduğu, dava dilekçesinde; ortaklık adına yapılan harcamalar ve cezai şart talep edildiği, hakem heyetinin 10.03.2025 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hakem kararının iptali davalarında iptal sebepleri sınırlı olarak belirlendiğinden, kararın esası yönünden hukuka uygun ve yerinde olup olmadığının incelenmesinin mümkün olmadığı, hakemlerin maddi vakıalar ve deliller hakkındaki değerlendirilmelerinin inceleme kapsamı dışında olduğu, hakem heyeti kararının reddedilen kısmına yönelik davacı itirazlarının kararın esasına ilişkin bulunduğu, iptal davasında hukuka uygunluk ve yerindelik denetimi yapılamayacağından iptal nedenlerinın yerinde görülmediği, cevap dilekçesinde de kararın iptali talep edilmiş ise de, usulüne uygun olarak açılan karşı iptal davası bulunmadığından işbu dosyada değerlendirme yapılmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 439. maddesinde sayılan iptal sebeplerinden hiçbirinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece cezai şart talebinin incelenmediğini, cezai şart koşulunun oluştuğunun hakem heyeti dosyası ve taraflarca imzalanan sözleşme kapsamında sabit bulunduğunu, tahkime konu edilen harcamaların iş ortaklığı kurulurken yapılması gereken zorunlu harcamalar olduğunu, davalı şirketin yapılan harcamalardan haberdar olduğu halde harcamalara katılmadığını, ödemeler için ayrıca bir karar alınmasına gerek olmadığını, ödeme yapılmaması halinde müvekkili şirketin ortaklık borçlarının tamamından sorumlu olduğundan icra tehditi altında olacağını, itibarının sarsılacağını ve temerrüde düşeceğini, cezai şartın da bu problemle karşılaşılmaması amacıyla sözleşmeye eklendiğini, cari hesap alacaklarının eksik ve hatalı hesaplandığını, müvekkil şirketin alacağının bilirkişi raporunda eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6100 sayılı Kanunun 439. maddesi uyarınca hakem kararının iptali istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından ileri sürülen hususların esasa ilişkin olduğu, eşitlik ilkesine ve hukuki dinlenilme hakkının ihlaline yönelik herhangi bir duruma rastlanmadığı, kararın içeriğinde kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı, davacı yanın maddi hukuka ilişkin itiraz sebeplerinin hakem kararının iptali davasında mümkün olmadığı, 6100 sayılı Kanunun 439. maddede sayılan şartların oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. V.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.