14. Hukuk Dairesi 2010/9334 E. , 2010/10222 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.12.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A …
**14. Hukuk Dairesi 2010/9334 E. , 2010/10222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.12.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 156 parsel numaralı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunduğunu, ancak dar olduğu için kullanıma elverişli olmadığını belirterek 153 ve 159 parsellerden geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; 156 parsel sayılı taşınmaz yararına, ...ve ... parsel sayılı taşınmazlardan, fen bilirkişisi rapor ve krokisinde... harfi gösterilen...m²’lik yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarından davacının taşınmazının cephesi bulunan yolun en dar yerinin kaç metre genişlikte olduğu anlaşılamamaktadır. Ayrıca, tesis edilen hükümde 156 parsel sayılı taşınmaz yararına ne kadar genişlikte geçit tesis edildiği belirtilmemektedir. Davacının nispi geçit ihtiyacından bahsedebilmek için mevcut yolun genişliğinin 2,5-3 metreden dar olması gerekmektedir. Mahkemece yapılması gereken iş fen bilirkişisinden ek rapor alınarak; 156 parsel nolu taşınmazın cephesi bulunan yolun en dar yerinin genişliğinin ne kadar olduğu tespit ettirilmeli, yolun genişliği 2,5-3 metreden az ise 156 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacında olduğu düşünülerek, genişliği 2,5-3 m olacak şekilde geçit tesisine karar vermek olmalıdır. Eğer mevcut yolun en dar yerinin genişliği 2,5-3 m ve üzerinde ise 156 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacı içerisinde olduğundan söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar vermek olmalıdır. Belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 11.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.