Başvuru, baro staj listesine yazılma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, baro staj listesine yazılma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 31/10/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler ve Olağanüstü Hâl İlanı ile Bu Süreçte Uygulanan Tedbirler Başvuruya konu olaylara ilişkin genel bilgiler ve olağanüstü hâl ilanı ile bu süreçte uygulanan tedbirler için bkz. B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, §§ 11-B. Başvurucunun Baro Staj Listesine Yazılma Talebine İlişkin Süreç Başvurucu, Sakarya Adliyesinde icra müdür yardımcısı olarak görev yapmaktayken 2/1/2017 tarihli ve 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (679 sayılı KHK) kapsamında kamu görevinden çıkarılmıştır. Başvurucunun baro staj listesine yazılma talebi Afyonkarahisar Barosu (Baro) Yönetim Kurulunun 2/11/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda memur olma niteliğini kaybettiği belirtilmiştir. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz da Türkiye Barolar Birliğinin (TBB) 9/12/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. İtirazın reddine dair kararın gerekçesinde, başvurucu hakkında Sakarya Ağır Ceza Mahkemesinin E.2017/45 sayılı dosyasında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına üye olma suçundan kamu davası açıldığı, isnat edilen suçun avukatlığa kabule engel suçlardan olduğu, staj listesine yazılabilmek için avukatlığa kabulde engel hâlinin bulunmaması gerektiği hususlarına yer verilmiştir. Başvurucu söz konusu işlemin iptali talebiyle dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 24/1/2019 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Kararda, başvurucunun 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, anılan KHK gereğince kamu görevinden çıkarılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri gerekçesine yer verilmiştir. Kararda ayrıca başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Sakarya Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı, anılan Mahkemenin 11/12/2018 tarihli ve E.2017/45, K.2018/401 sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, başvurucunun söz konusu suçu işlediği yönünde karar verildiğinin de gözönüne alındığı ifade edilmiştir. Başvurucu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine (Bölge İdare Mahkemesi) istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge İdare Mahkemesi 9/9/2019 tarihli kararıyla istinaf başvurusunu reddetmiştir. Nihai karar başvurucuya 3/10/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 31/10/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu Hakkındaki Ceza Yargılamasına İlişkin Süreç Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Sakarya Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 11/12/2018 tarihinde neticeten 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına ve HAGB'ye karar verilmiştir. Söz konusu karar başvurucu yönünden 19/12/2018 tarihinde kesinleşmiştir. A. İlgili Mevzuat İlgili hukuk için bkz. B., §§ 34- 679 sayılı KHK'nın "Kamu personeline ilişkin tedbirler" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.(2) Birinci fıkra gereğince kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın, rütbe ve/veya memuriyetleri alınır ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. Bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurumlarınca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulur. Bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir. (3) Birinci fıkra kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar." 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kenar başlıklı maddesinin başvuruya konu yargılama mercii kararlarının verildiği tarihte ilgili kısmı şöyledir:"(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.... (8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur...... (10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar..."B. Yargıtay İçtihadı HAGB kurumunun niteliğine yer verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1/2/2012 tarihli ve E.2011/19-639, K.2012/30 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kurulan hüküm, belli bir süre sanık hakkında hüküm ifade etmemekte, herhangi bir sonuç doğurmamaktadır. Sanık bulunduğu hal üzere bırakılmakta, aynen yargılanan kimsenin durumunda kalmakta ve yapılan yargılama geçici bir süre askıda kalmaktadır. Askı süresi boyunca, yargılanan kimsenin sanık sıfatı devam eder ise de, hiçbir şekilde bu kimse hükümlü sayılamaz. Bu nedenle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kimse, hiçbir haktan yoksun bırakılamaz ve ayrıca bu karara dayanarak hiçbir hukuki statüden dışarıya çıkarılamaz." Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/10/2018 tarihli ve E.2017/4-1353, K.2018/1552 sayılı ile 31/1/2019 tarihli ve E.2017/13-681, K.2019/46 sayılı kararlarında da HAGB kurumuna yönelik yukarıda alıntısı yapılan karar (bkz. § 20) ile aynı nitelemeye yer verilmiştir.