4. Hukuk Dairesi 2021/18246 E. , 2022/8590 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 6763 sayılı Kanunun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ na eklenen geçici 4/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinin kabulüne karar …
**4. Hukuk Dairesi 2021/18246 E. , 2022/8590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 6763 sayılı Kanunun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ na eklenen geçici 4/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili asıl davada; davacıya ait ....plaka sayılı araca kaçakçılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla el konulduğunu, aracın teminatla iadesine karar verilmesine ve teminatı yatırmasına rağmen aracının teslim alınabilmesi için içerisindeki yakıtın boşaltılması gerektiğini, bu nedenle araç içerisinde bulunan yükün yükleme yeri olan Mersin’e sevkine karar verildiğini, aracın yükleme yerine getirilmesinden sonra yakıtın standarda uygun olmaması nedeniyle tanklara alınamadığını ve aracın Mersin Ataş Rafineri Gümrük Müdürlüğünde antrepo sahasına çekilerek dava sonuçlanıncaya kadar iade edilmeyeceğinin bildirildiğini ve davacıya teslim edilmediğini belirterek araçtaki değer kaybı ve yoksun kaldığı kazanç kaybının tahsili isteminde bulunmuştur. Bu dava ile birleşen Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/470 esas sayılı dosyasında; asıl davada bozma kararı üzerine alınan ek raporda müvekkilinin zararının hesap edildiğini, dava değerinin ıslah edildiğini ancak Yargıtay kararında bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı belirtilerek kararın tekrar bozulduğunu belirterek asıl davada hesaplanan tutarın bozma sonrası ıslah nedeniyle talep edilemeyen kısmına ilişkin tazminat isteminde bulunmuştur. Bu davalarla birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/358 esas sayılı dosyasında ise; davacının 10/01/2005 - 12/10/2010 tarihleri arası zararının hesaplatılıp hüküm altına alındığını ancak dava konusu aracın 11/08/2014 tarihinde teslim edildiğini, ilk davanın açılış tarihinden sonraki gün olan 13/10/2010 tarihinden itibaren aracın fiili teslim tarihi olan 11/08/2014 tarihine kadar olan kazanç kaybına ilişkin maddi zararının da hesaplanarak haksız el koyma tarihi olan 10/01/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı idare vekili, idarece yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, açılan asıl ve birleşen davaların reddi gerektiğini savunmuştur.