2. Ceza Dairesi 2023/11399 E. , 2023/4613 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ... KARAR SAYISI : 2012/748 E., 2014/26 K. ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın en son bildirmiş olduğu adres ile aynı olan MERNİS adresinde ''MERNİS adresi'' şerhli olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince muhtara tebliğ edilmiş ise de; 7201 s
**2. Ceza Dairesi 2023/11399 E. , 2023/4613 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ... KARAR SAYISI : 2012/748 E., 2014/26 K. ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın en son bildirmiş olduğu adres ile aynı olan MERNİS adresinde ''MERNİS adresi'' şerhli olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince muhtara tebliğ edilmiş ise de; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, yokluğunda verilen kararın, sanığın adres kayıt sistemindeki adresine, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan karar tebliği işleminin geçersiz olması karşısında; sanığın öğrenme üzerine kararı süresinde temyiz ettiği ve sanığın 14.04.2022 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hale getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olması nedeniyle, Mahkemenin 15.04.2022 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Pendik Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2012 tarihli ve 2012/3267 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın şikayetçinin evine kapıyı zorlayarak açıp içeriden 1.500,00 TL parayı çalması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 116/1-4, 151/1, 53/1, 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2014 tarihli ve 2012/748 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 116/1-4, 119/1-c, 151/1. maddeleri uyarınca sırasıyla 2 yıl 4 ay, 2 yıl, 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi cezasını temyiz etmek istediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Her ne kadar sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de; birbirini doğrulayan olayın tek görgü tanığı ...'in anlatımı ve olay sonrası sıcağı sıcağına temyiz dışı sanık ...'i teşhis etmiş olması, kısa süre sonra olay mahalli çevresinde yakalanan sanığın yapılan üst aramasında çalındığı belirtilen adet ve nominal değerleri belirtilen para miktarının sanığın üzerinde çıkmış olması karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın mala zarar verme suçundan yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.01.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olması sebebiyle düşme verilmesi gerektiğinden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. B. Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçları Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2014 tarihli ve 2012/748 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, B.Sanık Hakkında Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2014 tarihli ve 2012/748 Esas, 2014/26 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.