4. Hukuk Dairesi 2022/12098 E. , 2023/2822 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2022/224 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; ke…
**4. Hukuk Dairesi 2022/12098 E. , 2023/2822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/250 E., 2022/224 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, 05.09.2009 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan araçta yolcu olarak bulunan davacılar desteği ...'in aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini beyanla, davacı anne ve baba için 200.000,00'er TL, davacı kardeş için 100.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı anne ve baba için 50.000,00'er TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi poliçe limite ile sorumlu olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.03.2014 tarihli ve 2010/16 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararı ile iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı baba ... için 45.000,00 TL, davacı anne ... için 45.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi poliçe limitiyle ve faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olmak kaydıyla, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı tarafın maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, sigorta şirketi hakkındaki manevi tazminat taleplerinin reddine, davacılar anne ve baba için 40.000,00'er TL, davacı kardeş Aslı için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten tahsiline, manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili, davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.06.2016 tarihli ve 2015/15764 Esas, 2016/6785 Karar sayılı ilamıyla; davalılar Eureko Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "... Desteğin davacı anne ve babasına ait şirkette yötetici olark çalıştıığı ve aylık gelirinin 7500 TL olduğuna dair resmi kayıt sözkonusu olmadığı halde desteğin geliri resmi kayıtlarda yer aldığı şekilde aylık net asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplama gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, 14.1.2014 tarihli hesap bilirkişi gözetilerek karar verilmesi doğru değildirDava dilekçesinde davacılar vekili davacı anne ve baba için 50.000'er TL maddi tazminat talep etmiş, davacılar vekili, 26.01.2011 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinden 10.000 TL lik kısmını tedavi giderlerinin (kazadan sonra ölüm anına kadar geçen sürede yapılan tedavilere ilişkin)kapsadığını bildirmiştir. Mahkemece davacı anne ve baba için 45.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmiş ancak davacılar vekilinin tedavi giderleri talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de yanlış olmuştur. Davalılar ... ve ... vekili, 2. ek bilirkişi raporundan sonra 41.727,34 TL tazminatın davacılar vekiline PTT havalesi ile ödendiği ancak hükmedilen tazminattan bu miktarın mahsup edilmediği itirazında bulunmuştur. Dosyaya davalılar vekili tarafından 30.05.2012 tarihli 3 adet ödeme makbuzu sureti eklenmiştir. Bu durumda mahkemece ödeme belgeleri de değerlendirilerek davalılarca yapılan ödemenin hükmedilecek tazminattan mahsubu gerekip gerekmediği tartışılıp tazminat miktarı belirlenmelidir. Karar bu yönüyle de eksik incelemeye dayalı olup bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece davacıların desteğinin davalı aracında hatır için taşındığı kabul edilerek hükmedilecek tazminat miktarından %10 hatır taşıması indirimi yapılmış sa da %10 hatır indirimi oran olarak düşük olmuştur. Bir miktar daha hatır taşıması indirimi yapılmalıdır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; davacılar vekilinin karar düzeltme istemi Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.07.2017 tarihli ve 2016/15764 Esas, 2017/1319 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.11.2018 tarihli ve 2017/109 Esas, 2018/499 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacı baba için 21.709,88 TL'nin, davacı anne için 31.902,52 TL'nin, davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 05/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı tarafın tedavi giderlerine yönelik istemi olan 10.000,00 TL'nin yargılama sırasında ödenmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın davalılar ... ve ...'a karşı açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı anne için 30.000,00 TL, davacı baba için 30.000,00 TL, davacı kardeş için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacıların davalı ... şirketine karşı açmış oldukları manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 11.02.2021 tarihli ve 2019/2279 Esas, 2021/1262 Karar sayılı ilamıyla; davalı ...Ş vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Somut olayda; mahkemece alınan 25.01.2018 tarihli hesap raporunda; davacı baba için tam zarar olarak 42.827,21 TL, davacı anne için tam zarar olarak 60.180,66 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, mahkemece de söz konusu bedeller benimsenip, her iki davacı için de önce %20 hatır indirimi yapılıp kalan tazminattan da davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemeler düşülmüştür. Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacılar için hesaplanan tam zarardan sırası ile yapılan ödemeler ve davalı borçlulara ait indirim sebebi olan hatır indirimi nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerekirken ve yine Dairemiz bozma ilamında hatır taşıması indiriminin oranının artırılmasına yönelik kısmı davalı sürücü ve işleten yararına bozulmasına karar verilmişken söz konusu bozmadan davalı ZMSS'nin de yararlandırılması doğru görülmemiştir. Davaya konu edilen maddi tazminatın kabulü ve manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin Mahkeme ilk hükmünün, davalı Euroka Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... Örgüt vekili ve ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce taraf vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek sadece maddi tazminatın miktarı yönünden hüküm bozulmuş; davalılar ... Örgüt vekili ve ... vekilinin temyiz itirazları reddedilerek manevi tazminat yönünden Mahkemenin ilk hükmü kesinleşmiştir. Bozmaya uyarak yeniden yargılama yapan mahkemece, temyiz itirazları reddedilerek bozmaya konu edilmediği için kesinleşmiş olan manevi tazminatlar yönünden, yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile manevi tazminat miktarları azaltılarak yeniden hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda temyiz etmeyen davalı ZMSSnin bozma nedeni kapsamı dışında tutulduğu ve kesinleşen yönlere ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, davacı baba için davalılar ... ve ... bakımından 19.090,01 TL'nin, davalı ...Ş bakımından 21.476,26 TL, davacı anne için davalılar ... ve ... bakımından 28.512,44 TL'nin, davalı ...Ş bakımından 32.076,48 TL’nin tahsilde tekerrür oluşturmamak,davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 05.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı tarafın tedavi giderlerine yönelik talebi bakımından daha önce karar verilmiş olması nedeniyle yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacı tarafın manevi tazminat talebi bakımından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükümde miktar belirtip aynı zamanda müteselsil sorumluluğa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmün infazda tereddüt oluşturacağı, hesaplamada 2022 yılının asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, akrabalar arasındaki taşıma ahlaki ödev olduğundan hatır indirimi yapılmaması gerektiğini, mahkemece verilen ilk hükümde davacılar lehine 100.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmişken gerekçesiz olarak 70.000,00 TL hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu sebeple mahkemece hükümde ilk hükmün geçerli olduğunun belirlenmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.