3. Hukuk Dairesi 2010/19033 E. , 2010/21562 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, davalıya satılıp teslim edi…
**3. Hukuk Dairesi 2010/19033 E. , 2010/21562 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, davalıya satılıp teslim edilen yeni bedelinin ödenmediği ileri sürülerek icra takibine vaki itirazın iptali istenilmiş; mahkemece alım-satıma konu emtianın davalının kızı imzasına teslim edildiği, böylece davalıya teslim edilen malların bedelinin ödendiği hususunun ispat edilemediği ileri sürülerek itirazın (kısmen) iptaline karar verilmiştir. Kural olarak; taraflardan herbiri iddia ve savunmasını dayandırdığı olguların varlığını usule uygun şekilde ispatla yükümlüdür (TMK.md.6.) Somut olayda davalı hayvanların başkasına ait olduğunu, kendisinin bakıcı olduğunu savunmuş olmasına göre, alım satım aktinin varlığı ve aktin mevzuu olan şeyin davalı (alıcıya) teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Bu ispat yükünün yerine getirilmesi halinde savunmanın ispatı aranmalıdır. Mahkemece salt teslim olgusunun varlığı üzerinde durularak sair hususlar araştırılmaksızın eksik ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı hüküm kurulmuştur. Nitekim davalı, uyuşmalığa konu alım-satım aktinin tarafı olmadığını dolayısı ile hukuki ilişkiyi inkar ettiğini beyanla tanık dinlenmesine olur vermediğine göre aktin taraflar arasında gerçekleştiği hususunun (yemin dahil) yazılı delille ispatı aranmalıdır. Eksik incelmeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, taraflar arasında alım-satım akti isbat edilmeksizin davalının küçük kızı imzasına teslim edilmiş bulunmasına ve salt bu (teslim) olgusuna dayalı olarak akti ilişkinin varlığı kabul edilip borcun ödenmediği gerekçesiyle istemin kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.