4. Hukuk Dairesi 2010/5110 E. , 2010/5824 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı TC Başbakanlık ... aleyhine 08/11/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak da davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerin…
**4. Hukuk Dairesi 2010/5110 E. , 2010/5824 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı TC Başbakanlık ... aleyhine 08/11/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak da davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı ile davacı tarafından temyiz olunmuştur. Pay sahibi olduğu taşınmazın tamamını elinde bulundurduğunu (zilyedi olduğunu) belirten davacı, taşınmaza el atarak üzerinde bulunan zeytin ağaçlarını söktüğünü ileri sürdüğü davalıdan, sökülen ağaçlar ile ürün bedelinin alınmasını istemiştir. Davalı ise, Hazine'ye ait olan taşımaz üzerinde toplu konut çalışması yapıldığını, kötü niyetli olan davacının tazminat isteyemeyeceğini; ancak, pay sahibi olan davacının sadece payı oranında istekte bulunabileceğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davacının taşınmazda pay sahibi olması nedeniyle belirlenen zarardan payı oranında istekte bulunabileceği benimsenerek, istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin olarak verilen önceki karar, tarafların temyizi üzerine “Dava konusu 42 parsel sayılı taşınmaz davacı ve davalı ile birlikte toplam 10 kişi adına müşterek mülkiyet olarak kayıtlıdır. Mahkemece zarar belirlenmiş, müşterek malik olan davacının 14/270 hissesi oranında tazminat hakkı olduğunu kabul etmiştir. Davacı ise taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının tamamının kendisine ait olduğunu, diğer müşterek maliklerin hisselerini haricen satın aldığını savunmaktadır. Buna göre davacının iddiası da dikkate alınarak taşınmaza ait kadastro tutanağı ve dayanakları getirtilerek beyanlar hanesinde taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının mülkiyeti ile ilgili şerh olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mevcut şekilde karar verilmesi hatalıdır” gerekçesi ile davacı yararına bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş ise de bozma kararı yönünde inceleme yapılmamıştır.