1. Ceza Dairesi 2022/7747 E. , 2023/6673 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/928 E., 2022/853 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı madde…
**1. Ceza Dairesi 2022/7747 E. , 2023/6673 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/928 E., 2022/853 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 Tarihli Ve 2021/158 Esas, 2021/481 Karar Sayılı Kararı İle; 1. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, 2. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 Tarihli Ve 2022/928 Esas, 2022/853 Karar Sayılı Kararı İle; Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin, Cumhuriyet savcısının(sanık ... aleyhine), sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık ...'ın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunduğuna, sanıklar ... ve ... hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. B. Sanık ... Ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın öldürme kastının bulunmadığına, kendisini koruduğuna, kastın aşılması suretiyle ölüme sebebiyetten hüküm kurulması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... Ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın olay sırasında tarafları ayırmaya çalıştığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken çelişkili tanık beyanına dayanılarak mahkûmiyetine karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıklardan ......, ile tanık M.U'nun kız arkadaşı tanık V.B. arasında geçen mesajlaşmalar dolayısıyla sanık ... ile tanık M.U. arasında husumet oluştuğu, olay günü tanık M.U., maktul ... ile tanık V.B.'nin konu hakkında konuşmak amacıyla sanık ...'in kız arkadaşı olan tanık B.T.'nin evine gittikleri, evde bulundukları sırada tanık M.U. ile sanık ... arasındaki telefon görüşmelerinde taraflar arasında tartışma çıktığı, sanık ...'in diğer sanıkları, maktulün de bulunduğu, kız arkadaşı B.T.'nin evine yönlendirdiği, bunun üzerine sanıklar ... ve ......, ın birlikte olay yerine gittikleri, evde tanık M.U. ile sanıklar ... ve .......,'ın tartıştıkları, bu sırada maktul ...'ın sanıklar ... ve ....... ile konuşarak sanıkları sakinleştirmeye çalıştığı, tanıklar V.B., M.U. ve maktul ...'ın evden ayrıldıkları, maktul ...'ın tanık B.T.'ye ait evde telefonunu unutması nedeniyle tekrar B.T.'yi aradıkları, maktul ...'ın telefonunu B.T.'nin kızı ile göndermelerini istedikleri, sanıklar ... ve .........,'ın maktul ...'ın telefonunu aşağı indirebileceklerini söylemeleri üzerine B.T.'nin telefonu sanıklara verdiği, sanıkların aşağı indikleri, sanık ...'in telefonu aracın içerisine uzattığı, ardından sanık ...'ın aracın içerisine biber gazı sıktığı, aracın içerisine biber gazı sıkılması nedeniyle maktul ... ve tanık V.B.'nin araçtan indikleri, maktul ... ile sanıkların kavga etmeye başladıkları, tanık V.B.'nin aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile sanıklar ......., ile ...'in elinde ayrı ayrı bıçak bulunduğu, maktulün aldığı bıçak darbesi neticesinde öldüğü, 22.01.2021 tarihli otopsi raporuna göre ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar (arteria carotis communis) kesilmesine bağlı iç (hemotoraks) ve dış kanama sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. 2. Sanık ... ile tanık M.U arasında .......,'in M.U.'nun kız arkadaşı olan tanık V.B ile mesajlaşmaları üzerine önceye dayalı husumet bulunduğunun ve sanıklar ......., ve ...'in diğer sanık ...'in kendilerini araması neticesinde maktul ile tanıklar M.U., V.B. ve B.T.'nin bulunduğu eve gittiklerinin anlaşıldığı, evde M.U. ile sanıklar ... Batuhan ve ... arasında tartışma yaşandığının, buna karşın maktul ... ile sanıklar ......., ve ... arasında herhangi bir tartışma yaşanmadığının sanık ..., sanık ... ve tanık beyanları ile sabit olduğu, her ne kadar sanık ... aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de sanığın beyanlarının çelişkiler içerdiği, sanık ...'ın 14.11.2020 tarihinde müdafii eşliğinde alınan savunmasında aracın yanına vardıklarında V.B.'nin biber gazı sıktığını, maktul ...'ın ise belinden çıkardığı bıçağı eline alması üzerine maktul ...'ın elindeki bıçağı kendisinin aldığını ve maktulün elinden kaçmak için bıçağı savurduğunu beyan ettiği, ancak 15.11.2020 tarihinde müdafii eşliğinde alınan savunmasında tanık V.B.'nin değil, kendisinin biber gazı sıktığını beyan ettiği, yine her ne kadar sanık 15.11.2020 tarihinde Sulh Ceza Hakimliğince alınan savunmasında telefonu aşağı götürdükleri sırada ... ve M.U'nun kendilerine hakaret ettiğini beyan etmiş ise de Kuşadası Cumhuriyet Savcılığında ve kollukta alınan beyanlarında maktul ...'ın kendilerine yönelik hakarette bulunduğundan bahsetmediği, bilakis sanık ...'in 14.11.2020 tarihinde müdafii eşliğinde kollukta alınan savunmasında telefonu ...'a uzattığında ...'ın kendisine teşekkür ettiğini, M.U.'nun ise kendilerine hakaret ettiğini beyan etmesi karşısında sanıkların beyanlarının da birbirleri ile çeliştiği, bununla birlikte sanık ...'ın olay yerinden kaçarken elinde bıçak olduğuna ilişkin kamera görüntüleri ile sanık ...'ın bıçağı alarak sinirle maktulün elinden kaçmak için birden fazla kez savurduğuna yönelik tevil yollu ikrarı ve 22.01.2021 tarihli otopsi raporu gözetildiğinde sanığın maktul ...'ı hayati bölgesini hedef alarak bıçakladığı, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanık ...'ın maktul ...'ın olay öncesinde evde ya da arabada kendisine yönelik haksız tahrik oluşturacak herhangi bir eylemine dair aşamalarda istikrarlı bir beyanının bulunmadığı, aksine 07.12.2021 tarihli celsede alınan beyanında maktul ...'ın evin içerisinde kendilerini sakinleştirdiğine ve araç içerisinde tanık M.U.'nun kendilerine hakaret ettiğine dair beyanı nazara alınarak sanıklar ......., ve ... ile maktul ... arasında herhangi bir tartışmanın ve husumetin bulunmadığının da tanık beyanları ile desteklendiği, bu suretle sanık ... yönünden haksız tahrik uygulanması şartlarının somut olayda mevcut olmadığı belirtilmiştir. 3. Her ne kadar sanık ... yalnızca kavgayı ayırmaya çalıştığını, bıçak kullanmadığını, kimseye vurmadığını beyanla üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de sanıklar ......., ve ...'in olay günü eve birlikte gitmeleri ve aşağı birlikte inmeleri, sanıklardan ... telefonu uzatırken diğer sanık ...'ın aracın içerisinde biber gazı sıkması, sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında maktul ...'ın omuzundan tuttuğuna ilişkin ikrarı ile maktulün kendisini savunmasını engellemesi, yine 07.12.2021 tarihli celsede alınan beyanında tanık V.B.'nin kavgayı ayırmaya çalıştığı, kendisini de çekiştirdiğine ilişkin ikrarı ile kavgayı ayırmak isteyen tanık V.B.'yi engellemesi ile V.B.'nin aşamalardaki her iki sanığın da elinde bıçak olduğuna ve her iki sanığın da ...'a bıçakla saldırdığına ve kaçarken esmer olan sanığın (tanık V.B.'nin duruşma sırasında beyanları ve teşhislerine göre sanık ... olduğu tespit edilmiştir) bıçağı attığını gördüğüne dair beyanları gözetildiğinde sanıklar ... ve .......,'ın olayın başından itibaren iştirak iradesi ile birlikte hareket ettikleri, sanık ...'in 14.11.2020 tarihinde maktul ...'ın evde bulundukları sırada yanlarına gelerek durumu anlattığı ve konuştukları, yine aracın içerisine telefonu uzattığında maktulün kendilerine teşekkür ettiğine dair müdafii eşliğinde kollukta alınan beyanları, 07.12.2021 tarihli celsede maktulün olayın hiçbir aşamasında kendilerine yönelik bir eylemi olmadığına dair beyanı ile benzer mahiyetteki tanık beyanları gözetildiğinde sanık ... yönünden de somut olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması şartlarının gerçekleşmediği sonucuna varıldığı, bu suretle sanık ... ile sanık ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde kasten öldürme suçunu işledikleri hususunda tam bir vicdani kanaat hasıl olduğu belirtilmiştir. 4. Sanık ...'in aşamalardaki tüm savunmalarında istikrarlı şekilde suçlamaları kabul etmediği, amacının kız arkadaşı olan tanık B.T.'nin evine baktırmak olduğuna dair beyanlarının diğer sanık beyanı ile desteklendiği, sanık ...'in olay günü diğer sanıklar ... ve ......., ile yaptığı dosya kapsamından sabit olsa da sanığın savunmasının aksini gösterir ve kasten öldürme suçu yönünden azmettiren olduğuna dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı deliller elde edilemediği, dolayısıyla sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından beraatine karar vermek gerektiği belirtilmiştir. 5. Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, kamera görüntüleri, kolluk tutanakları, otopsi raporu, doktor raporları, sanıklara ait adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık ... hakkında diğer sanıkları kasten öldürmeye azmettirme suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca mahkûmiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik bulunmadığı, eylemin sanıklar ... ....., ve ... tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma koşullarının bulunmadığı, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan söz ve/veya davranış bulunmadığına ilişkin Mahkemece yapılan değerlendirmenin ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2022/928 Esas, 2022/853 Karar sayılı kararlarında katılan vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.