T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1215 - 2025/1679 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1215 KARAR NO : 2025/1679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2024 NUMARASI : 2022/508 Esas 2024/358 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 29/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1215 - 2025/1679 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1215 KARAR NO : 2025/1679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2024 NUMARASI : 2022/508 Esas 2024/358 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 29/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;17.07.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresinde bulunan motosikleti ile seyri sırasında tali yoldan seyir halinde bulunan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, davacının kaza tarihinde 28 yaşında olup kuryelik yaptığını geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve sürekli bakım ihtiyacı içine düştüğünü belirterek, HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri talepleri artırım hakları saklı kalmak üzere, davacının ağır şekilde yaralanması, geçici, kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik için talep edilen tazminatı 280.222,79 TL, geçici iş göremezlik için talep edilen maddi tazminatı 2.838,96TL, bakıcı giderleri için talep edilen maddi tazminatı 2.862,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın kabulüne, 280.222,79 TL sürekli iş göremezlik, 2.838,96 TL geçici iş göremezlik ve 2.862,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 285.923,75 TL tazminatın 18.08.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigortadan (480.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişinin yapmış olduğu %20'lik kusur indirimini kabul etmediklerini, davacının müterafık kusuru bulunmadığını, hükmedilen tazminata kazanın meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece yapılan yargılamada ilk hesap raporunun 10.06.2023 tarihinde alındığını, bu tarihten sonra davacının gelirinin asgari ücretten daha fazla olduğu iddiasıyla iki kez ek rapor alındığını ve son olarak yine aynı itirazla 3.kez ek rapor alındığını, ancak ek raporlarda kaza tarihindeki gelirin ve sunulan belgelere göre gelirin asgari ücret olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, geçen süre zarfında ülkedeki asgari ücretteki artış sebebiyle de hesaplanan tazminat miktarının sürekli artığını, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca, 10.06.2023 tarihli kök raporun hükümde dikkate alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan kusur ve müterafk kusur tenzili yapılması gerektiğini, ceza mahkemesinden alınan kusur raporunda davacının %20 kusurlu olduğunun ifade edildiğini, kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini, davacının kask ve koruyucu ekipman takmaması sebebiyle müterafik kusuru bulunduğunu, hükme esas alınan raporda tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna göre, muhtemel ömür üzerinden değil bakiye ömür süresi üzerinden yapılması, iskonto uygulanması ve teknik faizin 1.8 olarak baz alınması gerektiğini, davalı şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını, davacının hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu hususlarında, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınması gerektiğini, mahkemece faizin türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, mahkemece yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç hesabında hata yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca 17.07.2021 tarihinde sürücü ...’un sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde olduğu sırada kaza mahalli kavşağa geldiğinde seyir yönüne hitaben bulunan "Yol Ver" levhası bulunan kavşak kolundan kavşağa giriş yaptığı esnada gidiş istikametine göre solundan seyreden sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki motosikletin bu araca çarpmamak için fren ve manevra yaptığı esnada yere düşmesi neticesi meydana gelen kazada her iki sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 27/07/2023 tarihli rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’un %80 oranında, davacı sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 63.ASCM’nin 2022/415 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’un asli, sürücü ...’ın tali kusurlu olduğunun belirlenmesiyle mahkemece sanık ...’un taksirle yaralanmaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsayan ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, mahkemece H.Ü.Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan 24/10/2021 tarihli rapor uyarınca, davacının dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda, 17/01/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sol tibia posterior malleol kırığı dikkate alınarak, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında, Kas İskelet Sistemi, Sol alt ekstremite, “Tablo 3.10- Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı engellilik, Plantar fleksiyon 20 derece için kişi engel oranının hafif %4 olduğu, 17/01/2021 tarihli trafik kazasına bağlı engel oranının %4 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 14/03/2024 tarihli 3.ek rapor uyarınca davacı lehine, 2.838,96 TL geçici iş göremezlik zararı, 280.222,79 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 2.862,00 TL geçici bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 285.923,75 TL maddi tazminat hesaplandığı, 17.07.2021 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin 430.000,00 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler, olayın oluşu ve ceza yargılamasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’un %80 oranında, davacı sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, müterafik kusura ilişkin olarak dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, savcılık dosyasında ve kaza tespit tutanağında davacının kask kullanmadığına dair bir belirleme bulunmadığı ve davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde (ayağından yaralanması) davacının zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru bulunmadığı, aktüer bilirkişi tarafından nazara alınan %20'lik kusurun müterafık kusur değil kazanın meydana gelmesine ilişkin kusur oranı olduğunun ve yerinde olduğunun anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun ve denetime elverişli bulunmasına, buna göre davacının 17/01/2021 tarihli trafik kazasına bağlı engel oranının %4 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, davalı şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden teminat kapsamında sorumlu bulunmasına, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan aracın hususi-otomobil olduğunun tespiti karşısında mahkemece hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, mahkemece hükmedilen yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç hesabında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, istinaf eden taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, davalı sigorta şirketi, kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13/09/2021 tarih, 2021/18933 Esas - 2021/4438 Karar sayılı ilamında; “2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Somut olayda; her ne kadar davacılar vekili 13.09.2019 tarihinde davalı sigortacıya başvurmuş ise de, bu başvuruda sadece geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı için talepte bulunulduğu (davaya konu edilen bakıcı gideri için bir talebin olmadığı) görüldüğünden, anılan tarihin temerrüt belirlemesinde etkisi yoktur. Davacı tarafın davaya konu edilen bakıcı giderinin ödenmesini sağlamak amacıyla, 13.12.2019 tarihinde ara buluculuk yoluna başvurduğu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 23.12.2019 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve ara buluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan ara bulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen bakıcı gideri zararı bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalının temerrüt tarihinin yanlış belirlenmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmektedir. Somut olayda; davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükünün davacıda olduğu, davacının eldeki davadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmakta ise de, ekli olduğu belirtilen maluliyet raporuna ve eksikliğin giderildiği ikinci başvurunun tebliğine rastlanmamış, hasar dosyasında da bu evrak bulunamamış olup, sigortaya yönelik olarak 05.03.2022 tarihinde alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulduğu anlaşıldığından artık sigortanın temerrüt tarihinin 05.03.2022 olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından, davalı sigortanın bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin esastan reddine, davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I- Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 08/05/2024 tarihli, 2022/508 Esas – 2024/358 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; Davanın KABULÜ İLE; 280.222,79TL sürekli iş göremezlik, 2.838,96 TL geçici iş göremezlik ve 2.862,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 285.923,75 TL tazminatın 05.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigortadan (480.000,00-TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, Alınması gereken 19.531,45 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL ile 1.000,00 TL ıslah harcının toplamı 1.080,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.450,75 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.080,70 TL harcın (80,70 TL peşin harç ve 1.000,00 TL ıslah harcı) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 44.888,56 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan (ATK Faturaları dahil) ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 4.554,75TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-Davacı tarafça yatırılması gereken 615,40 istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, III-İstinaf talebi kabul edilen davalı sigorta şirketinden alınan istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, IV-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, V-İstinaf talebi kabul edilen davalı sigorta şirketi tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, VI-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, VII- Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oy birliği ile Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.