10. Hukuk Dairesi 2011/10305 E. , 2012/16307 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :489-389 Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.07.2006 – 15.02.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar
**10. Hukuk Dairesi 2011/10305 E. , 2012/16307 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :489-389 Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.07.2006 – 15.02.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece, davacının çalışmalarının yazılı belge ile kanıtlanamadığı sebebiyle tanık beyanlarına itibar edilmeyerek, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır 506 sayılı Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; davacının, dava konusu dönemdeki çalışmasının gerçekliği, işin, işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davalı işverenin, su şebekesi bakım ve onarım işi ile su abonelerin sayaç okuma, ihbarname dağıtma, sayaç sökme, takma, kapama, açma konularında ihale aldığı Düziçi Belediyesi’nden dava dönemindeki davacının isim ve / veya imzasını taşıyan ihbarname, fatura ve benzeri her türlü belge celbedilmeli; davalı işverene yönelik yargılama aşamasında dinlenen tanıkların dava açıp açmadıklarının tespit edilip davaların bulunması halinde söz konusu dava dosyaları incelenmeli; Mahkemece, zabıta marifetiyle tespit edilen ... ve ...’in bilgi ve görgülerine başvurulmalı ve böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.