Başvuru, komiser yardımcılığı kursu yazılı sınavında başarısız sayılma işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, komiser yardımcılığı kursu yazılı sınavında başarısız sayılma işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/12/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurucunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 2/5/2009 tarihinde yapılan Komiser Yardımcılığı Kursu Yazılı Sınavı'na katılmış ve başarılı olmuştur. Komiser yardımcılığı kursuna başlayan başvurucu, kurs bitiminde komiser yardımcısı olarak atanmıştır. Sınav sonucunun açıklanmasından sonra sınavda yöneltilen sorulardan bir kısmının mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi üzerine yeniden yapılan değerlendirmede başvurucu başarısız sayılmış ve komiser yardımcılığından alınarak polis memuru olarak atanmıştır. Başvurucu, polis memurluğuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle Diyarbakır İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Diyarbakır İdare Mahkemesi (Mahkeme) 6/3/2015 tarihinde işlemin iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesinde; başvurucudan kaynaklanmayan bir sebep dolayısıyla tenzili rütbe yapılarak polis memurluğuna başvurucunun atanmasının idarenin istikrar ilkesi ve kazanılmış hakları koruma ilkesi ile bağdaşmadığı, hizmet kusurundan kaynaklanan menfi sonuçların başvurucuya yansıtılmaması gerektiği belirtilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğünün temyiz talebi üzerine Danıştay Onaltıncı Dairesi 11/11/2015 tarihli kararla Mahkemenin kararını bozmuştur. Karar gerekçesinde açık hataya düşülmek suretiyle tesis edilen işlemlerin idare tarafından her zaman geri alınabileceğinin Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararlarında kabul edildiği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun komiser yardımcısı olarak atanmasında idarenin açık hatası olduğu ve başvurucunun hukuka aykırı işlem dolayısıyla elde ettiği komiser yardımcılığı statüsünün kazanılmış hak kapsamında değerlendirilmeyeceği sonucuna varıldığı ifade edilmiştir. Mahkeme 18/3/2016 tarihinde bozma kararında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun temyiz talebi Danıştay Beşinci Dairesi tarafından 24/4/2017 tarihinde, karar düzeltme talebi de aynı Daire tarafından 26/9/2018 tarihinde reddedilmiştir. Karar başvurucuya 12/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 12/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. İsmail Hadidi, B. No: 2013/2126, 16/9/2015; Selim Salihoğlu, B. No: 2013/6285, 7/7/