Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/18030 E. , 2024/814 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/18030 Karar No : 2024/814 TEMYİZ EDENLER : I- DAVACI … VEKİLİ : Av. … II- DAVALILAR 1- … Belediye Başkarlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR) 1- … Belediye Başkarlığı 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı II- (DAVACI) … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kar
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/18030 E. , 2024/814 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/18030 Karar No : 2024/814 TEMYİZ EDENLER : I- DAVACI … VEKİLİ : Av. … II- DAVALILAR 1- … Belediye Başkarlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR) 1- … Belediye Başkarlığı 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı II- (DAVACI) … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin İli, Silifke İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının, plan açıklama raporunun ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının kabulüne ilişkin ... Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, plan kademelenmesi ilkesi yönünden: 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının plan kademelenmesi ilkesine aykırılık taşımadığı, plan açıklama raporunda dava konusu plan revizyonunun, üst kademe planlardan yüksek nüfus artışı öngörüsüne uygun olarak imar planlarının yeniden düzenlenmesi ihtiyacı ile gerekçelendirildiği, eski plan durumu ile dava konusu 2011 tarihli planda yer alan durum karşılaştırıldığında, her iki plandaki yapılaşma koşullarının aynı olduğu ancak, dava konusu edilen planda ilk plan durumuna nazaran iki temel değişikliklerden birincisinin yaya yollarına ilişkin olduğu, eski planda ... sayılı parselin içerisinden geçen iki yaya yolunun iki yana doğru kaydırılarak yaklaşık 4700 m2 alana sahip ... sayılı tek parselden oluşan yapı adası elde edildiği, ikincisinin ise ... parsel sayılı taşınmaz içerisindeki park alanının kaldırılmasına ilişkin olduğu, yaya yollarındaki değişiklikler yönünden, dava konusu plan ile değiştirilen yollar eski yollarla karşılaştırıldığında, yaya yollarının sağladığı bağlantı ve yönelimlerde ve yaya yollarına giden alan miktarında önemli bir değişiklik olmadığı, yaya yollarının değiştirilmesindeki amacın 7 metrelik yatay (doğu-batı yönelimli) yaya yolunun güneyinde kalan yapı adalarını bütünleştirmek olduğunun anlaşıldığı, böylece ortaya çıkan yeni yapı adalarının yapılaşmaya daha elverişli olan dik açılı bir düzene daha yakın bir biçim aldığı ve bu bakımdan yaya yollarındaki değişikliğin şehircilik ilkelerine uygun olduğu, park alanının kaldırılması yönünden, yaklaşık 850 m2 büyüklüğündeki park alanının dava konusu edilen plan ile kaldırıldığı, böylece yaya yollarına ilişkin değişikliklerle birlikte, ... sayılı parselin dikdörtgen şeklinde bir yapı adası şeklinde oluşması sağlandığı, fakat park gibi sosyal donatı alanlarına yönelik değişikliklerde bu parkın hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması gerektiği, kaldırılan park alanının, büyüklüğü gereği 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmesi zorunlu olmayan noktasal bir kullanım niteliğinde olduğu, dolayısıyla kaldırılan park alanı yerine eş değer bir alanın gösterilip gösterilmemesinin bir çelişki oluşturmayacağı, bu büyüklükteki bir donatı alanının 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeden 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yer alabileceği, dolayısıyla dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında dava konusu alana yönelik kararlar yönünden şehircilik ilkelerine ve imar yönetmeliklerine aykırı bir durum bulunmadığı, bununla birlikte, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, kaldırılan park alanı için eşdeğer bir donatı alanına yer verilmediğinin görüldüğü, sonuç olarak, dava konusu ... Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık taşımadığı; ancak 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve plan açıklama raporuna ilişkin kısmı yönünden reddine, 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planına ilişkin kısmı yönünden ise iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlem ile yaya yolları ve park alanı kaldırılarak komşu parsel lehine düzenlemeler getirildiği, yapılan yaya yolu değişikliği ile davacı parselinden yol geçirilmek suretiyle bölündüğü ve artakalan kısımda yapılaşma olanağı kalmadığı, yaya yolunun değiştirilmesinde teknik ve nesnel bir gerekçe bulunmadığı gibi kamu yararı da bulunmadığı belirtilerek mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davanın süresinde açılmadığı, 1000 ölçekli uygulama imar planı yapma yetkisinin ilçe belediyesinde olduğu, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ilçe belediyesi ile birlikte sorumlu tutulmasının uygun olmadığı, kaldırılan park alanına ilişkin olarak eşdeğer alan ayrılmasına gerek bulunmadığı, planın revizyon plan niteliğinde olduğu, eş değer donatı ayrılmasının plan değişikliği durumunda dikkate alınması gereken bir husus olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Silifke Belediye Başkanlığı tarafından, askı ilan süresi içinde itiraz edilmeyen ve askı süresi sonunda yasal dava açma süresi içinde dava açılmayan planların davacı yönünden kesinleştiği, bu nedenle davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği,1986 tarihli 1000 ölçekli uygulama imar planında yer alan 850 m2 büyüklükteki park alanının 2007 tarihli plan ile kaldırıldığı ve dava konusu edilen plan ile de bu kararın korunduğu, bu durumda 2007 tarihli plan ile 2011 tarihli plan arasında hiçbir değişiklik bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı … Belediye Başkanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta, 7 metrelik yaya yolunun kaydırılması ile alanda yer alan diğer yaya yolları ile olan bağlantısının bozulduğu, bu durumun ulaşım bütünlüğü ve sürekliliğini bozduğu, her ne kadar dava konusu imar planlarının revizyon imar planı niteliğinde olduğu anlaşılmış ise de plan açıklama raporundaki veriler dikkate alındığında planlama alanında yaşayacak 57.880 nüfusa yönelik olarak 37.3720 m2 'lik yeşil alan ayrıldığı, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik Ek-1 tablosu uyarınca ayrılan yeşil alan miktarının yeterli olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve açıklama raporu ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 7 metrelik yaya yolları kullanımına ilişkin kısmı yönünden temyiz isteminin kabulüne davanın reddine ilişkin kararın bu kısmının bozulmasına, davalı idarelerin temyiz isteminin reddi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının park alanı kullanımı yönünden iptali yolundaki kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacıya ait Mersin İli, Silifke İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz, tarihi belirtilmemiş eski imar planında turizm veya konut tercihli alan ve 7 metrelik yaya yolu alanında, davacının itiraz ettiği ... parsel sayılı güneyinde bulunan komşu taşınmaz ise turizm veya konut tercihli alan ile park alanı ve 7 metrelik yaya yolları alanı olarak planlamıştır. Sonrasında alanda kabul edilen 04.07.2007 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında turizm veya konut tercihli alan kararında bir değişiklik olmamakla birlikte komşu parsel olan ... parsel sayılı taşınmazın içerisinden geçen 7 metrelik yaya yolları parsel sınırına paralel şekilde iki yana doğru kaydırılmış, ayrıca davacıya ait taşınmazın güneyinde bulunan park alanı kaldırılmıştır. Bu değişikliklerin sonucu eski planda 3 farklı yapı adasına bölünmüş ... parsel sayılı taşınmaz, bütün haline getirilerek yaklaşık 4700 m2 alana sahip yeni yapı adası haline dönüşmüştür. 2007 tarihli plandan sonra alanda yürürlüğe giren ve dava konusu edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ... Belediye Meclisinin 06/05/2011 tarih ve 33 sayılı kararı ile onaylanmıştır. Dava konusu edilen 2011 tarihli plan ile uyuşmazlık konusu alana ilişkin bir değişiklik yapılmamış, 2007 tarihli planda yer alan kullanım kararları korunarak uyuşmazlık konusu parsel ayrık nizam 2 kat turizm veya konut tercihli alan ile 7 metrelik yaya yolu olarak planlanmıştır. Davacı tarafından, güney komşuluğunda bulunan ... (yeni ...) parsel sayılı taşınmazda inşaat uygulamalarının başladığı, plan değişikliği ile yolların kaydırılarak komşu taşınmaza fayda sağlandığı ve kendi parselinin yapısının bozulduğu, yaklaşık 400 m2 alanın kullanılamaz hale geldiği belirtilerek güneyinde bulunan yolun eski hale getirilerek mağduriyetinin giderilmesi istemiyle 11.01.2016 tarihinde Silifke Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulmuş, Silifke Belediye Başkanlığının 22.01.2016 tarihinde verdiği cevap yazsısında bu talebin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği gerektirdiği, bu nedenle Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurulması gerektiğinin bildirilmesi üzerine davacı tarafından 13. 01.2016 tarihinde aynı istemlerle Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurulmuş, Büyükşehir Belediye Başkanlığının 10.02.2016 tarihli cevap yazısında ise mağduruyetin Silifke Belediye Başkanlığınca giderilmesi gerektiği belirtilmiştir. Büyükşehir Belediye Başkanlığının 10.02.2016 tarihli cevap yazısı üzerine 09.03.2016 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. Öte yandan davacı tarafından, 22.04.2016 tarihinde, komşu taşınmaz için düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, nazım imar planı "varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan" uygulama imar planı da "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Dava konusu planın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve plan yapımına dair teknik kuralları belirleyen Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 17. maddesinde; "Nazım planlar üzerinde gösterilen teknik ve sosyal altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek şartı ile uygulama planlarında değiştirilebilir." 27. maddesinde, "İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: 1) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik alt yapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır. 2) İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. 3) İmar planında yeni bir sosyal ve teknik alt yapı alanı ayrılması durumunda 1 inci bentdeki esaslara uyulur. 4) Plan müellifinin gerekçeli uygun görüşünün alınması şarttır. Dini yapı alanlarına ilişkin planlarda ve değişikliklerinde il müftülerinin görüşü alınır." düzenlemeleri yer almaktadır. Dava konusu işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 25. maddesinde, imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılabileceği hükmüne, 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve plan açıklama raporu ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının 7 metrelik yaya yolları kullanımına yönelik davacı tarafından yapılan temyiz istemi yönünden; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının kaldırılan park alanı kullanımına yönelik davalı idareler tarafından yapılan temyiz istemi yönünden; Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, plan revizyonlarının, imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulanmasının mümkün olmadığı durumlarda veya üst ölçekli plana uyumluluğun sağlanması için planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi olarak tanımlandığı, plan değişikliğinin ise imar planlarının, ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmadan teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak kamu yararı amacıyla değiştirilmesi olarak tanımlandığı anlaşılmıştır. Ayrıca, plan revizyonlarında planlama bölgesiyle ilgili kurum görüşlerinin alınması gerekirken plan değişikliğinde sosyal ve teknik altyapı alanının değiştirilmesi, kaldırılması veya küçültülmesi durumunda ilgili yatırımcı kuruluşun görüşünün alınması ve bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, dava konusu planların Silifke ilçesi, ... mahallesinin genelini kapsayan revizyon imar planı niteliğinde olduğu ve sadece dava konusu taşınmaz özelinde bir değişiklik öngörmediği, bu nedenle plan revizyonu ile park alanının kaldırılmasının sonuçları ile yerine getirilen konut alanı kullanımının plan bütünü üzerindeki etkilerinin plan açıklama raporundaki veriler dikkate alınarak yapılan revizyonla planlama alanında yeterli park alanı ayrılıp ayrılmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, idari dava dairesince dava konusu planlar revizyon imar planı niteliğinde olmasına rağmen, plan değişikliği olduğunun kabulü suretiyle kaldırılan park alanı için hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılmadığı gerekçesiyle 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının park alanı kullanımı yönünden iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve açıklama raporu ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 7 metrelik yaya yolları kullanımına ilişkin kısmı yönünden reddi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kaldırılan park alanı kullanımı yönünden iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının 1/5000 ölçekli imar planı ve açıklama raporu ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 7 metrelik yaya yollarına ilişkin kısmının ONANMASINA, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının park alanı kullanımına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.