10. Hukuk Dairesi 2023/3257 E. , 2024/9631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4298 E., 222/4483 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/521 E., 2022/334 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve ek kararla Okul Endüstri Proje Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun yapılmamış sayıl
**10. Hukuk Dairesi 2023/3257 E. , 2024/9631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4298 E., 222/4483 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/521 E., 2022/334 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve ek kararla Okul Endüstri Proje Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile Aksa Enerji Üretim A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve Aksa Enerji Üretim A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Aksa Enerji Üretim A.Ş.'nin taşeronu E7 grup İnşaattan iş alan davalı Okul Endüstri Proje Müh. İnş. Taah. Malz. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. çalışanı olarak Aksa Enerji Üretim A.Ş sahasında çalışırken 11.02.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini, %14 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500 TL sürekli, 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 30.000 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. Birleşen 2021/47 Esas sayılı davada, iş kazası nedeni ile 100.000 TL maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili 12.02.2022 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik zararını 5.298,35 TL olarak, sürekli iş göremezlik tazminatını 241.870,44 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işçileri olmadığını, diğer davalı Okul Endüstri ile aralarında asıl- alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının geçirmiş olduğu iş kazasında davalıya kusur isnat edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Okul Endüstri Proje Mühendislik İnşaat Taah. İnş. Malz. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; tüm önlemler alınmasına rağmen dava konusu kazanın meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkili işverenin kusuru olmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yüksek Sağlık Kurulunca aldırılan 26.04.2021 tarihli Kurul Raporunda sigortalının 11.02.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının %14 olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği, kaza olayının meydana gelmesinde; davalı ... Göynük Enerji Üretim A.Ş. unvanlı firmanın asıl işveren olarak iş güvenliğinin sağlanması için yeterli denetim gözetim yapmamış ve gerekli özeni göstermemiş olmasından dolayı %20 oranında kusurlu olduğu, davalı Okul Endüstri Proje Mühendislik İnşaat Taah. İnş. Malz. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. unvanlı firmanın, kazazedenin işvereni olarak %60, davalı ...'un şantiye şefi olarak, kazazedeye uygun olmayan talimat vermiş olması, gerekli önlemlerin alınmasını temin etmeden çalıştırmış olmasından dolayı kazanın oluşmasında %10 oranında kusurlu olduğu, davacı kazazede ... 'ın yeterli tecrübeye sahip olmasına rağmen, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'ndan ... işten kaçınma hakkını kullanmamış olmasından dolayı kazanın oluşmasında %10 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, %14 maluliyet oranı üzerinden ve davacının ücret pusulasında gösterilen ücreti ile davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak belirlenen ücretin ortalaması alınarak asgari ücretin 2,54 katı ücret üzerinden TRH-2010 tablosuna göre yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 241.870,44 TL sürekli iş göremezlikten ... maddi tazminatın ve 5.298,35 TL geçici iş göremezlikten ... maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 11.02.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 11.02.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. ve Okul End. Proje Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Mahkemece Okul End. Proje Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusu 6100 sayılı HMK'nın 344 üncü maddesi uyarınca ek kararla reddedilmiştir. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davacıya atfedilen kusur oranının çok fazla olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücretin düşük tespit edildiğini, hükmolunan manevi tazminat miktarının davacının yaşadığı elem ve ıstırap göz önüne alındığında yetersiz kaldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili; husumet itirazını tekrar ettiklerini, davalı şirkete atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, meydana gelen zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, manevi tazminat miktarının hukuka aykırı belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacıya kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, hesap raporuna esas alınan ücretin düşük tespit edildiğini, manevi tazminatın az olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı ...Ş. vekili; davacının Aksa Enerji Üretim A.Ş. çalışanı olmadığını, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, kusuru bulunmadığını, illiyet bağının davacının ve 3. kişilerin kusurlu eylemi ile kesildiğini, %20 kusurlu olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 281 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 51, 52, 54, 55, 195, 202 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu 77 nci maddesidir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, 3. Değerlendirme Dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı Medeni Usul Hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olmasına karşın, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan, anılan hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine aittir ve buna aktif husumet denilmektedir. Bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi ise o hakka uymakla yükümlü olan kimsedir ve bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hakkın sahibi olan kimse ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun saptanması, bir başka anlatımla davada, davacı ve davalı sıfatlarının kimlere ait olduğu hususu, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin maddi hukuk sorunudur. Dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir ve bu karar davanın dinlenemeyeceğine ilişkin değil, esasına yönelik bir karar niteliğindedir. Davacı veya davalıdan birinin taraf sıfatına sahip olmaması durumunda verilecek olan red kararı o davadaki taraflar arasında maddi anlamda kesin hüküm oluştursa da, dava konusu hak ve taraf sıfatına sahip olan kişiler bakımından kesin hükümden söz edilemeyecektir. Dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olan taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 116 ncı maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay'ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesine göre bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder. Somut olayda; dava dilekçesinde davalı olarak Aksa Enerji Üretim A.Ş.'nin gösterildiği, Aksa Enerji Üretim A.Ş. vekili tarafından, Aksa Göynük Enerji Üretim A.Ş. ile Aksa Enerji Üretim A.Ş.'nin birbirinden farklı şirketler olduğu yönünde itirazda bulunulduğu, davacının kaza tarihinde çalışmalarının davalılardan Okul Endüstri..Ltd. Şti. iş yerinden Kuruma bildirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumunca termik santral inşaatı işinde asıl işverenin Aksa Göynük Enerji Üretim A.Ş. Olarak tescil edildiği ve Okul Endüstri Ltd. Şti.'nin 21 numaralı aracı/alt işveren olarak gösterildiği, SGK denetim raporunda, asıl işveren olarak Aksa Göynük Enerji Üretim A.Ş.'nin belirtildiği ve SGK Başkanlığı tarafından açılan rücuan tazminat davasında davalı olarak Aksa Göynük Enerji Üretim A.Ş.'ye husumet yöneltildiği, dosya kapsamında bulunan Aksa Bolu Göynük Termik Santrali Kömür Hazırlama İnşaat Yapım İşleri taşeron sözleşmesi başlıklı 30.09.2013 ile 30.3.2014 süresine ilişkin kömür hazırlama inşaat işleri konulu sözleşmede; Aksa Göynük Üretim Enerji AŞ 'nin işveren, E7 İnşaat Malz.Yapı..Ltd. Şti müteahhit ve Okul Endüstri.. Ltd. Şti.'nin taşeron olarak belirtildiği, Aksa Göynük Enerji Üretim AŞ'nin ticaret sicil kayıtlarının dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, husumet itirazı ve yukarıda yer verilen tespitler kapsamında, öncelikle davalı ve dava dışı Aksa Göynük Üretim Enerji A.Ş. şirketinin ana sözleşmesini dosya kapsamında dahil ederek, yapılan işe ilişkin sözleşmeler de incelenmek ve dava dışı Aksa Göynük Enerji Üretim AŞ ile diğer davalılar arasındaki ilişki irdelemek suretiyle, işverenlik sıfatının hangisi yada hangilerine ait olduğu ortaya koymak, davalının dava dilekçesinde yanlış olarak gösterildiğinin anlaşılması durumunda HMK 124 üncü maddesi kapsamında davacının dava dışı işverene husumet yöneltmesi için mehil verilerek, husumet yöneltildiğinde, işverenin göstereceği deliller toplanarak sonucuna göre karar vermektir. O halde, davacı ve davalılardan Aksa Enerji Üretim A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının, sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.