5. Ceza Dairesi 2006/5794 E. , 2010/7198 K. "" Irza geçme ve reşit olmayan mağdur ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarından sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ... ... hakkında reşit olmayan mağdur ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, san…
**5. Ceza Dairesi 2006/5794 E. , 2010/7198 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve reşit olmayan mağdur ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarından sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ... ... hakkında reşit olmayan mağdur ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, sanıklar ... ve ...’ün ırza geçme suçundan mahkümiyetlerine dair, Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.02.2006 gün ve 2005/152 Esas, 2006/24 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Sanık ... ...’e isnat olunan reşit olmayan mağdur ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu ve suç tarihi Kasım 1999 yılından inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği, diğer sanıklara isnat edilen suçun 5237 sayılı Yasanın 103/2. maddesine temas ettiği anlaşıldığından öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-d ve 67/4. maddelerinde belirlenen 22 yıl 6 aylık asli ve ilaveli zamanaşımına tabi olduğu, ancak sanıkların suç tarihlerindeki yaşları itibariyle aynı Kanunun 66/2.c.1. maddesi uyarınca da bu sürenin yarısı olan 11 yıl 3 aylık zamanaşımına tabi bulunduğu gözetildiğinde 5237 sayılı Kanunun zamanaşımı bakımından sanık lehine olduğu ve suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar belirtilen 11 yıl 3 aylık süre gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.