10. Hukuk Dairesi 2024/6743 E. , 2025/46 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/854 E., 2022/927 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/785 E., 2021/987 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildik
**10. Hukuk Dairesi 2024/6743 E. , 2025/46 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/854 E., 2022/927 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/785 E., 2021/987 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; aralarında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olan davalılara ait işyerinde tesisatçı-usta yardımcısı olarak çalışan davacının 24.07.2016 tarihinde geçirdiği iş kazasından dolayı sağ ayak birinci parmağının kesildiğini, iş kazasının davalı işverenlerin kusuruyla meydana geldiğini belirterek 1.000 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın ve 25.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 151.724,08 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile diğer davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Isıtma Soğutma Havalandırma Mimarlık İnşaat Taah. San. ve Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.07.2016 günü davacı ... arkadaşları tarafından konteyner söküm işi yapıldığı, merdivenin halat ile belirlenen tarafa değil davacının ayağına düşmesi ile iş kazasının meydana geldiği, davacının yapmış olduğu iş, dinlenen tanık beyanları, TÜİK verileri de dikkate alınarak davacının kaza tarihi itibariyle net ücretinin 1.850 TL olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin müştereken %90, davacı işçinin %10 oranında kusurlu bulunduğu, davacının %8,1 maluliyet oranına göre hesaplanan 151.724,08 TL maddi tazminat sorumluluğu bulunduğu, davacının duyduğu elem ve ızdırap, kaza tarihinde davacının sosyal ve ekonomik durumu da dikkate alınarak manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle " davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 151.724,08 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 12.500 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davacıda oluşan iş göremezlik oranı, davalıların kusur oranı ve ekonomik koşullar göz önüne alındığında oldukça az olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, diğer şirketle yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davaya konu olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, kazanın diğer işveren ile davacı işçinin kendi tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları ve ağır kusurları sonucu meydana geldiğini, davacının ücretinin, ücret bordroları, banka kayıtları ve SGK kayıtları ile sabit olmasına rağmen resmi belgelerin yok sayılarak davacının ücret iddiası üzerinden hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe A. Davacı ... davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B.Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Uyuşmazlık, sigortalının iş kazasından kaynaklan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Dumankaya Ritim İstanbul Şantiyesinde ... Isıtma Soğ...A.Ş. sigortalısı olarak çalışan davacının, ekip halinde koğuşlar bölgesinde konteynır söküm işinde çalıştıkları sırada konteynırın merdiveninin düşerek davacının ayağını ezmesi sonucu yaralandığı, hükme esas alınan 15.02.2019 tarihli kusur raporu ile 16.07.2019 tarihli ek raporda; rezidans inşaatındaki tesisat işinin asıl işin bir parçası olması, uzmanlık gerektiren tesisat işinin alt işverene devredilmesi nedeniyle Dumankaya İnşaat A.Ş.'nin asıl işveren olarak kazanın meydana gelmesinde %35 kusuru bulunduğunun, davalı alt işveren ... A.Ş.'nin %55 kusurlu olduğunun, davacının ise %10 kusurlu olduğunun belirtildiği, SGK Sağlık Kurulunun 24.01.2018 tarihli kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının %8.1 olarak belirlendiği, 27.10.2020 tarihli hesap raporunda bakiye ömür süresinin PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak, asgari ücrete göre ve davacı iddiası gibi net 1.850 TL'ye göre seçenekli olarak hesaplandığı, 18.10.2021 tarihli ek raporda TRH 2010 tablosu esas alınarak, davacının ücret iddiasına itibar edilirse sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararın 151.724.08 TL olacağının belirlendiği, davacı vekilince talebin bu raporla belirlenen tutara arttırıldığı anlaşılmaktadır. Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Gerçek ücretin ise öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Öte yandan taraflar arasında işçi alacağına ilişkin görülen davada tespit edilen ücretin tazminat davasında hesaba esas alınacak ücret açısından kesin delil mahiyetinde olmayıp, kuvvetli delil mahiyetinde olduğu, davacının yaptığı işe göre alacağı ücretin Dairenin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile ilgili iş kolundaki meslek odalarından getirilecek emsal ücretler gözetilerek belirlenmesi gerektiği, sendikasız işçi için sendikalardan bildirilen ücretin de dikkate alınamayacağı gözden kaçırılmamalıdır. Somut olayda, davacının 21 yaşında olup iş kazası tutanağına göre mekanik tesisat bölümünde çalıştığı, dava dilekçesinde davacının kazan dairesinde tesisatçı olarak görev yaptığının ve kaza tarihindeki ücretinin 1850 TL olduğunun beyan edildiği, SGK kayıtlarında asgari ücretle çalışmalarının bildirildiğinin görüldüğü, Mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasında İnşaat İşçileri Sendikası tarafından sendikalı olsun olmasın asgari ücretin 1.5-2 katı alacağının, TÜİK tarafından ise inşaat ile ilgili işlerde çalışan sanatkarların emsal ücretinin 2014 Kasım ayında brüt 1612 TL olduğunun bildirildiği, Mahkemece davacının ücret iddiasına itibar edilerek hüküm kurulduğu, ancak varılan sonucun eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, davacının yaptığı iş ve olay tarihindeki meslek kıdemi de gözetilerek bilinen dönemde alabileceği ücreti, TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile ilgili meslek odalarından (sendikalı olmadığının anlaşılması halinde sendikalardan bildirilen ücretlerin dikkate alınamayacağını da gözeterek) sormak, bilinen dönem içerisinde alabileceği ücreti belirlemek işbu ücret katını hükme esas alarak davacının tazminat alacağını belirlemek, alınacak hesap raporu ile beraber dosya kapsamında usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak maddi tazminat istemleri ile ilgili usule uygun bir karar vermekten ibarettir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.