Başvuru, askerlik hizmeti sırasında silah kullanımı konusunda gerekli eğitimlerin verilmemesi sonucu yaralanma ve olay hakkında açılan tam yargı davasının reddi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; askerlik hizmeti sırasında silah kullanımı konusunda gerekli eğitimlerin verilmemesi sonucu yaralanma ve olay hakkında açılan tam yargı davasının reddi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmek amacıyla 25/5/2012 tarihinde eğitim birliğine, eğitim sürecini tamamladıktan sonra da 8/8/2012 tarihinde esas birliğine katılmıştır. Piyade er olan başvurucu, 27/8/2012 tarihinde 30-30 saatleri arasında 4 numaralı nöbet kulübesinde silah arkadaşı S.S. ile birlikte nöbet tutmakla görevlendirilmiştir. Saat 45 sıralarında başvurucunun zimmetinde bulunan G-3 piyade tüfeği patlamış ve başvurucu karın ön bölgesinden ağır şekilde yaralanmıştır. Olayın akabinde önce revire götürülen başvurucu ardından ambulansla Eleşkirt Devlet Hastanesine sevk edilmiş ve sırasıyla Ağrı Devlet Hastanesi ile Erzurum Yakutiye Araştırma Hastanesinde tedavi görmüştür. Olayın meydana geliş şekli konusunda başvurucu; ihtiyacını gidermek için nöbet yerinden ayrıldığını, silahını yere bıraktığını, ihtiyacını giderdiği esnada silahının düşmekte olduğunu fark ettiğini, düşmeyi engellemek için silahın kayışından tutmaya çalışırken silahın ateş aldığını beyan etmiştir. Olay yeri inceleme tutanağı ile başvurucunun kamuflajı ve zimmetinde bulunan söz konusu silah üzerinde yapılan kriminal incelemeler neticesinde hazırlanan raporlarda; başvurucunun yaralanmasına neden olan atışın bitişik atış olduğu, G-3 piyade tüfeğinin sağlam ve işler durumda olduğu, kendiliğinden ateş almasına neden olabilecek mekanik bir arızasının bulunmadığı belirtilmiştir. Olay hakkında Askeri Savcılık tarafından yapılan adli soruşturma neticesinde 26/12/2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararda; bölgenin koşulları gereği nöbetlerin dolu şarjörle tutulduğu, saat 45 sıralarında başvurucunun birlikte nöbet tuttuğu arkadaşı S.S.ye hitaben "Ben kulübeye gidiyorum beş dakikaya gelirim" diyerek nöbet yerinden ayrıldığı, bir süre sonra başvurucunun üzerine zimmetli silahın kurma kolunu çekip bıraktığı yönünde tespitlerde bulunulmuştur. S.S.nin havanın karanlık olması nedeniyle başvurucuyu göremediği, ancak kurma kolunun çekilip bırakılma sesini duyması üzerine başvurucuya "sakın silahla oynama, emniyetini açma" şeklinde hitap ettiği, başvurucunun cevap vermediği, o anda bir el silah sesinin duyulması üzerine S.S.nin hemen nöbetçi kontrol merkezini arayarak yardım istediği belirtilmiştir. İlk anda bilinci yerinde olan başvurucuya ambulans içerisinde müdahalede bulunan Doktor H. tarafından yöneltilen "Bunu sana kim yaptı?" sorusuna başvurucunun "Kendim yaptım" şeklinde cevap verdiği ifade edilmiştir. Kararda, olayın meydana gelmesinde başvurucunun kendi hareketleri dışında doğrudan bir başka kişiye atfedilebilecek kusurun veya ihmalin bulunmadığının anlaşıldığı vurgulanmıştır. Başvurucu, tedavisinin ardından Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 25/9/2012 tarihli kararıyla kırk beş gün hava değişimi raporu verilerek taburcu edilmiştir. Süre bitiminde anılan Hastanenin 14/11/2012 tarihli kararıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Rehabilitasyon ve Bakım Merkezine sevk edilen başvurucuya, lumbosakral pleksus yaralanması teşhisiyle burada da hava değişimi raporları verilmiştir. Neticede Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Sağlık Kurulunun 30/9/2013 tarihli kararıyla hakkında askerliğe elverişli olmadığına dair rapor verilen başvurucu terhis edilmiştir. Turgutlu Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 26/12/2013 tarihli sağlık kurulu raporunda sol bacakta atrofi (küçülme), yürüyüş bozukluğu tanısıyla başvurucunun vücut fonksiyon kaybı oranı yüzde kırk dokuz olarak belirlenmiştir. Başvurucu; malul hâle gelmesine neden olan olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, henüz silah eğitimi almamasına, eğitim eksikliği bulunmasına ve on beş günlük er olmasına rağmen kendisine dolu şarjörle nöbet tutturulduğunu, bu haksız görevlendirme nedeniyle idarenin sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek zararlarının tazmin edilmesi talebiyle 12/5/2014 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) tam yargı davası açmıştır. 000 TL tazminat talebiyle açılan davada başvurucu, askerlik hizmetinin görülmesi esnasında askerliğin sebep ve tesiri ile meydana gelen olaydan kaynaklanan zararın kusur sorumluluğu veya kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde idare tarafından karşılanması gerektiğini iddia etmiştir. Davalı idare tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise 25/5/2012 tarihinde eğitim birliğine katılan başvurucunun silah eğitimi aldığı, 27/8/2012 tarihinde gerçekleşen olay sırasında iddia edildiği gibi on beş günlük acemi asker olmadığı vurgulanmıştır. Cevap dilekçesinde; esas birliğe katıldıktan sonra da silah atışları yaptırılan ve tüm eğitimlerini alan başvurucunun üzerine zimmetli silahın sağlam ve işler durumda olduğunun kriminal raporlarla ortaya konulduğu belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun söz konusu eylemi kendisinin yaptığını olay sonrasındaki müdahale anında ikrar ettiği ifade edilerek meydana gelen zarardan idarenin sorumlu tutulamayacağı, olay ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı ve yaralanmanın başvurucunun kendi kusurundan kaynaklandığı ileri sürülmüştür. AYİM İkinci Dairesinin 24/12/2014 tarihli kararıyla davanın oyçokluğuyla reddine hükmedilmiştir. Kararda, Askeri Savcılığın 26/12/2012 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında tespit edilen hususlar hatırlatılmış ve başvurucunun ikrarına vurgu yapılmıştır. Ayrıca başvurucunun yaralanmasına herhangi bir eğitim eksikliğinin ya da silahtaki bir arızanın neden olmadığı vurgulanarak olayda idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ayrıca kusursuz sorumluluğu gerektirecek bir durumun da mevcut olmadığı belirtilmiştir. Karşıoy gerekçesinde ise asıl kusur başvurucuda olmakla birlikte davalı idarenin hizmetin iyi ve sağlıklı şekilde işletilmemesinden kaynaklanan hizmet kusurunun da bulunduğu belirtilmiş ve müterafik kusur oranları dikkate alınarak zararların tazmin edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Karara karşı yapılan karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 10/6/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 30/6/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 15/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Kumrişan Akkuş ve Sefer Akkuş, B. No: 2014/14672, 1/2/2017, §§ 45-