11. Ceza Dairesi 2012/3030 E. , 2013/9428 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı VUK.na muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı VUK.nun 359/a-2 maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 53/1-3 maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk Temyiz incelemesine konu kamu davasının, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2008 günlü iddianamesiyle açılıp sonuçlandırıldığı, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekindeki iddianame sureti ile UYAP s…
**11. Ceza Dairesi 2012/3030 E. , 2013/9428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılı VUK.na muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı VUK.nun 359/a-2 maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 53/1-3 maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk Temyiz incelemesine konu kamu davasının, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2008 günlü iddianamesiyle açılıp sonuçlandırıldığı, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekindeki iddianame sureti ile UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma neticesinde , sanık hakkında aynı suç nedeniyle açılıp Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/356 esas, 2011/506 karar sayılı dosyası üzerinden karara bağlanan kamu davasının iddianame tarihinin ise 17.03.2008 olduğu cihetle, incelemeye konu davanın değil, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/356 esas nolu dosyası üzerinden yürütülüp sonuçlandırılan kamu davasının mükerrer olarak açıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki 1 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hâkim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan