11. Ceza Dairesi 2019/4213 E. , 2020/2154 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; Dairemizin 05.03.2019 tarih ve 2018/6613-2019/2244 sayılı tevdii kararı üzerine gönderilen Şişli (Kapatılan) Adli Emanet Memurluğunun 2011/4047 sırasında kayıtlı bulunan ve İstanbul Diş Hekimleri Odasına ibraz edilen suça konu 2 adet noter onaylı diploma fotokopisi üzerinde Heyetimizce yapıl…
**11. Ceza Dairesi 2019/4213 E. , 2020/2154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; Dairemizin 05.03.2019 tarih ve 2018/6613-2019/2244 sayılı tevdii kararı üzerine gönderilen Şişli (Kapatılan) Adli Emanet Memurluğunun 2011/4047 sırasında kayıtlı bulunan ve İstanbul Diş Hekimleri Odasına ibraz edilen suça konu 2 adet noter onaylı diploma fotokopisi üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, diplomaların sol üst köşelerinde mezuniyet tarihi “17.08.2005” olarak gösterildiği hâlde, metin kısmında “teorik ve pratik çalışma ve sınavlarını 16/10/2005 tarihinde başarı ile tamamlamış” ibaresinin yazılı olduğunun ilk bakışta fark edilmesi nedeniyle, suç konusu belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı ve resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması, 2- Kabule göre; a) Hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında; 5237 sayılı TCK'nin 51/3. maddesi gereğince denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile, TCK'nin 51/7. maddesi gereğince "sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine" ilişkin ihtarın kararda gösterilmemesi, yasaya aykırı, b) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından hiçbir şekilde uygulanamayacağı, kendi altsoyu dışında kalan kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.