Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince davalı şirket lehine diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefaletiyle kredi kullandırıldığını, krediden kaynaklanan borç ödenmediğinden 06.12.2018 tarihli ihtarname keşide edilerek 503.360.64 TL nakdi ve gayri nakdi
DAVACI : ......- ....... VEKİLİ : Av. ........- DAVALILAR : 1- ....- ............ 2- ........ - ......... 3- .......... - .......... , .........DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : .....KARAR TARİHİ : ......GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : ......Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (bankacılık işlemlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili bankanın Nevşehir Şubesi müşterilerinden olan ............. ile imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, asıl borçlunun kredi borcunu ödeyememesi üzerine hesapların kat edildiği, asıl borçlu ile davalı müteselsil kefillere Nevşehir ... Noterliği’nin ..... tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davalılara tebliğ edildiği, borçluların gönderilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödememeleri üzerine alacağın tahsili için Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile davalı borçlular aleyhine icra takibine başlandığını ancak davalı borçluların borca itirazları üzerine takibin durduğunu, takibin dayanağı kredi borcunun ....... müvekkili bankadan kullanmış olduğu taksitli ticari kredi borcu kredisinden kaynaklandığını, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış oldukları genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin “kefalet beyanları ve gerçek kişi kefillerin eş rızaları” başlıklı 15. maddesinin “kefalet beyanı” kısmını imzalayarak asıl borçlu şirketin bankaya olan tüm borçlarını müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla yüklenmeyi açıkça kabul ettiklerini; yine aynı sözleşmenin “muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faizi oranı” başlıklı 10.5. “Müşteri’nin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” maddesinde krediye uygulanacak temerrüt faiz oranlarının da davalılar tarafından kabul edildiğini, temerrüde düşen davalılardan talep edilen temerrüt faizi piyasa şartlarına, sözleşmeye ve kanuna uygun olduğu, Bakanlar Kurulu'nun 2016/9538 sayılı “Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar”ına ve iş bu Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak davacı banka ile .... arasında ... tarihinde imzalanan kefalet protokolüne ve gerek Bakanlar Kurulu kararında gerekse kefalet protokolünün "Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Esaslar" düzenlemesinin 4.3.no.lu maddesinin 3.ve 5. fıkralarında .... kefalet limitini tazmininden sonra da alacağın tamamı üzerinden yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış olan takiplere kredi veren tarafından devam edileceği, 4749 sayılı Kamu Finansmanı Ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un geçici 20. maddesi son fıkrasında "Bu madde kapsamında nakit kaynak ve/veya özel tertip Devlet iç borçlanma senedi aktarılacak (Değişik ibare: 6637 - 27.3.2015 / m.9) kredi garanti kurumlarının belirlenmesine, aktarılacak kaynağın kullandırılmasına ve bu maddenin birinci fıkrasında belirlenen tutar dayanak gösterilerek söz konusu tutarın 10 katını aşmamak üzere bu kurumlarca verilebilecek kefaletin bakiye tutarına” ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir." denilmekle KGF kredilerinin bakiye tutarlarına ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilmiş olduğunu, bu çerçevede Bakanlar Kurulu'nca alınan 2016/9538 sayılı ve 2017/9969 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile takibe ilişkin esasların düzenlendiği, Bakanlar Kurulu'nun 2016/9538 sayılı Kararı'nın 6. maddesinin 1.fıkrasında "Temerrüt sonrası takip işlemleri kredi verenlerce yürütülür." ve 4. fıkrasında "Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip işlemleri neticesinde elde ettiği tahsilat, tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır." denilmek suretiyle KGF tarafından tazmin edilen kefalet limiti tutarındaki alacağın takibinin kredi verenlerce (Bankalarca) yürütüleceğinin ve bu takipler neticesinde nakde çevrilen teminatlar ile takip işlemleri neticesinde elde edilecek tahsilatın tazmin edilen kefalet oranında KGF'ye aktarılması hükme bağlanmış olduğunu, bu kararın 6. maddesinde değişiklik yapan 10/03/2017 tarih, 30003 sayılı RG’de yayımlanan 2017/9969 sayılı kararda da bu düzenleme aynen korunduğu, yine Bakanlar Kurulun Kararına dayanılarak davacı ...... ile ....... . ile imzalanan kefalet protokolünün "Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Esaslar" düzenlemesinin 4.3. nolu maddesinin 3. fıkrasındaki "Kurum'un Kredi Verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğündedir..." düzenlemesi ile bankanın kredi alacağının KGF tarafından tazmin edilmesinden sonra dahi diğer borçluve kefiller hakkındaki icra takiplerinin kredi veren banka tarafından yürütüleceği kararlaştırıldığını beyanla davanın kabulü ile davalının Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalıların alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.