Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7497 E. , 2025/25 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7497 Karar No : 2025/25 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibare
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7497 E. , 2025/25 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7497 Karar No : 2025/25 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; davacının Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak", fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile açıkta geçen sürelerdeki özlük haklarının iadesi, maaş ve yan ödemelerinin faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının dava konusu işlemle ilgili mevzuatın Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği yönündeki iddiasının 682 sayılı KHK'nın geçici maddesi uyarınca yerinde görülmediği, davacı hakkındaki iddianame ve soruşturma raporunda yer alan bilgi ve belgelerden, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 7. bendinde ve 682 sayılı KHK'nın 8. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde düzenlenen "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" eylemini gerçekleştirdiğinin sübuta erdiği, dolayısıyla Disiplin Tüzüğü'nde düzenlenen disiplin cezasını gerektiren fiilin davacı açısından gerçekleştiği sonucuna varıldığı tesis olunan dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada, işlemin hukuka aykırı olmadığı anlaşıldığından, davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların faiziyle birlikte ödenmesi isteminin kabulüne de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisinin yaptığı aramada ele geçirilen malların da kaçak akaryakıtta kullanılan yağlardan olduğu, arama günü yaptığı görüşmelerin amirleri ve diğer polis memurları ile yapıldığı, el koymuş olduğu yağların sahibi olan kişilerin telefonları daha önceden alınan dinleme kararları ve fiziki takip kararları ile takip edilmiş kişiler olduğu, bu yakalama olayından sonra da bu kişilerin yine mazot kaçakçılığı iddiaları nedeniyle Ankara, Mersin ve Osmaniye illerinde satışını yaptıkları yağlar nedeniyle mallarına el konulmuş ve haklarında dava açılmış olduğu, bu şahıslara çıkar sağlama amacıyla yardım etmiş olması halinde bu kişilerle ilgili alınan teknik ve fiziki takipleri bunlara bildirmesi ve bu kişilerin de bunlara yönelik tedbir almış olması gerektiği, oysa bu yakalama olayından sonra üç ayrı ilde değişik tarihlerde üç kez daha bu kişilerin mazot kaçakçılığı nedeniyle satmış olduğu yağlara el konulmuş olmasının isnat edilen suçlamanın gerçek dışı olduğunun ayrı bir kanıtı olduğu, bilerek el koymadığı ve iş yerinde bırakıldığı iddia edilen yağların olduğu yerin arama kararı alınan işyeri dışında arka tarafta bulunan ve girişi de ayrı olan başka bir yer olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının temyiz aşamasındaki duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce kaçak akaryakıt suçu ile ilgili olarak başlatılan çalışma kapsamında; bazı şahıslar hakkında iletişimin dinlenmesi kararı alınarak çalışmalara başlanıldığı, 19/09/2014 günü ... Madeni Yağ isimli iş yerine ... isimli iş yerinden karışımlı yağ götürüldüğünün öğrenilmesi üzerine davacının ekibiyle birlikte görevlendirildiği, davacının olay yerinde ilgili şahısları suç üstü yakaladığı ve iş yerinde toplam 3156 litre menşei belli olmayan akaryakıt ele geçirildiği, aynı gün işyeri sahibi ve çalışan arasında bulunan daha önce dinlenilmeye başlanan iki şahsın görüşmelerinde V. A.'nın "... yapacağını yaptı, pis malları almadı, sarı bidonları aldı gitti, önceki gün fabrikadan çıkan 500 tane maldan polisin haberdar olduğunu, araçların fabrikadan çıktığı andan itibaren takip edildiğini ve fotoğraflandığını öğrendiğini" söylediği," bunun üzerine aynı gün Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararına istinaden yapılan ikinci aramada, söz konusu iş yerinin müştemilatında 852 litre menşei belli olmayan akaryakıt elde edilmesi ve davacının, söz konusu iş yerinde bulunan şuça konu eşyaları almadığının tespiti üzerine, taraflarla olan ilişkisinin tespiti amacıyla kullandığı telefon hattının 18,19,20/09/2014 günlerinin HTS kayıtlarının incelendiği, söz konusu kayıtlarda davacının 19/09/2014 günü saat:14:24 ve 14:53 sıralarında M. Ö. ile 16:48 de V. A. ile görüştüğünün tespit edildiği, yapılan soruşturma kapsamında davacının, söz konusu iş yerinde yapmış olduğu aramada iş yerinde daha fazla kaçak ürün bulunmasına rağmen bunlardan sıkıntısız olduğunu düşündüğü ürünlere el koyduğu, ancak suç eşyası olduğunu düşündüğü diğer ürünlere herhangi bir tespit ve işlem yapmayarak iş yerinde bırakması nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda belirtilen suçların işlenmesine göz yumarak yetkisini kötüye kullandığı gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmış, bu işlemin iptali ile açıkta geçen sürelerdeki özlük haklarının iadesi, maaş ve yan ödemelerinin faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesinde, "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davnışlar arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ... Ticaret Madeni Yağ isimli işyerinde yapılan ve davacının katıldığı birinci aramaya ilişkin Olay, Yakalama, İşyeri Arama Tespit, Muhafaza Altına Alma ve Savcı Görüşme Tutanağı ile bu arama sırasında elde edilen yakıttan alınan numunelerin Ulusal Marker Ölçüm Cihazı ile ölçümü yapıldığında "geçersiz" sonuç verdiğinin tespit edildiği; yine anılan işyerinden her iki arama sonucunda elde edilen yakıtlardan alınan numunelerin İnönü Üniversitesi Analiz Laboratuvarında incelenmesi neticesinde; "akaryakıtların akredite olmadığının, Ulusal Marker ölçümünde marker seviyesi bakımından geçersiz olduğunun, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2. maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan "akaryakıt" tanımına uymadığının" görüldüğü, söz konusu numunenin kimyasal kompozisyonunun "teknik düzenlemelere uygun akaryakıt" olmadığının değerlendirildiği, ayrıca söz konusu numunelerin alındığı bildirilen ürünlerin enerji elde etmek amacıyla kullanılabileceği ve dizel motorlarda da yakıt olarak kullanılabileceğinin değerlendirildiği" şeklinde rapor düzenlenmiş olduğu görülmekle; davacı tarafından ilk aramada ele geçirilen yakıtın da ulusal marker yönünden geçersiz, teknik düzenlemelere aykırı olduğu, dava konusu işlemin gerekçesinde iddia edilenin aksine davacının arama sırasında düzenlemelere, standartlara uygun temiz yakıtları aldığı, diğerlerini almadığı iddiasının sübut bulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacıya isnat edilen, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde yer alan "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili sübuta ermediğinden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.