10. Hukuk Dairesi 2013/18 E. , 2013/16374 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 01.11.2006 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Yasanın 9-10 ve 26. Maddeleri gereğince davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davalı .... Yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine diğer davalılar ..., ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş…
**10. Hukuk Dairesi 2013/18 E. , 2013/16374 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, 01.11.2006 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Yasanın 9-10 ve 26. Maddeleri gereğince davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davalı .... Yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine diğer davalılar ..., ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalıla.... vekili ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 9, 10 ve 26. maddeleri olup, mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Davacı Kurum, meydana gelen trafik kazasından sonra tutulan trafik kazası tutanağına göre, davalı ....’yi belirlemiş ve bu nedenle bu davalıya husumet yöneltmiştir. Mahkemece davalılardan ...’in kullandığı.... plakalı aracın, kaza tarihi itibarı ile sigortasının olup olmadığı araştırılmaksızın, sadece davalı ... tarafından sunulan tramer kaydı esas alınarak husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilmesi, isabetsiz görülmüştür. Mahkemece, ... sunulan kaydın doğruluğu araştırılmalı ve gelen cevap ile belirlenen sigorta şirketinden de sorularak poliçenin olup olmadığı sorulmalı, var ise limitlerini belirtir bir örneği istenmeli ve doğru sigorta şirketi net olarak belirlendikten sonra HMK 124.maddesi uyarınca yöntemince davaya dahil edilerek ve ibraz edilecek deliller toplanıp, değerlendirdikten sonra, bir karar verilmesi gerekir. 2-Trafik-iş kazasının vuku bulduğu 01.11.2006 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 9. maddesi ile; “İşveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür. İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.” hükmü getirilmiş, anılan Yasanın 10. maddesinde de, “Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tesbit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Sigortalı çalıştırmaya başlandığı Kuruma bildirilmiş veya bu husus Kurumca tesbit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde Kuruma bildirilmiyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, yukarıki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa, bu gelirlerin, 22 nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26 ncı maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı işverenin 506 sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. İş kazasında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse, Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10.maddeye göre sorumlu tutulması gerekir. İşverenin, 506 sayılı Yasanın 10. maddesine dayalı tazmin sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesi konusuna çözüm getiren, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 15.03.1995 T., 1994/800 E., 1995/166 K. sayılı ilamında “...Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tazminat (tavan) miktarını önce kusur durumunu hiç gözetmeksizin belirlemek ve belirlenen tazminat miktarını geçmemek üzere davalının olaydaki kusursuzluğu dikkate alınarak Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 51-52. Maddeleri) uygulanarak varılacak sonuç uyarınca rücu alacağına hükmetme...” gereği öngörülmüş olup; işverenin sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde, kendisinin kusurlu olup olmaması etkili bulunmakta, işverenin kusursuz bulunduğu durumlarda, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı olarak ortaya çıkan tazminat tavanından, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca, % 50'den az olmamak üzere indirim yapılarak,(sigortalının kusurunun en azından yarısının işverenin kusuruna eklenmesi veya işveren kusursuz ise sigortalının %100 kusurunun en azından yarısından sorumlu olması gerektiği dikkate alınarak) işverenin sorumlu olduğu tazminat tutarının belirlenmesi gerekmektedir. Eldeki davada; meydana gelen trafik-iş kazası nedeniyle, davalı şöför ...’in %100 kusurlu olmasına göre, işveren ....sorumluluğunun, belirlenen %100 kusurdan BK. 43. ve 44. maddeleri gereğince en az %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak belirlenmesi ve bu arada; taleple bağlı kalmak suretiyle, karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile talebi de aşacak şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli,hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan .... ve ...'e iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.