7. Ceza Dairesi 2023/16410 E. , 2024/4967 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1800 E., 2023/1731 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, t…
**7. Ceza Dairesi 2023/16410 E. , 2024/4967 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1800 E., 2023/1731 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın hastalığının askerliğin başında da mevcut olduğuna, tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevkinin sağlanarak askerlik vazifesine ilk başladığı tarihteki durumunun tespit edilmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlanarak mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Acemi eğitimini Tokat 5. Piyade Tugayı Avcı Er Eğitim Tabur Komutanlığı emrinde tamamladıktan sonra, 17.08.1990 tarihinde 10 gün süre ile dağıtım iznine gönderilen sanığın, izne ayrıldığı saat belli olmadığından lehine düşünülerek saat 24:00'de Birliğinden ayrıldığının kabulüyle, en geç 27.08.1990 günü saat 24:00'e kadar tertip edildiği Kara Harp Okulu Komutanlığına katılması gerekirken, askerlik hizmetine tercih edilebilecek yasal ve kabul edilebilir bir mazereti bulunmaksızın katılmadığı, uzunca bir süre iznini geçirdikten sonra, 07.10.2017 tarihinde Diyarbakır'da polis tarafından yakalandığı tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmıştır. Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir. Sanık müdafiin savunmaları dava dosyasında mevcuttur. Ağrı Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.01.2018 gün ve 716 sayılı sağlık kurulu raporunda, uyum bozukluğu tanısıyla sanığın askerliğe elverişli olmadığına karar verilmiş, hastanece düzenlenen ek raporda sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın izin bitiminde Kanuni ve geçerli bir mazeret sunmaksızın, yakalanarak ele geçtiği göz önüne alınarak mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8 inci maddesi gereğince davanın düşmesine ve hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği belirlenmiştir. Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/21924 Esas, 2022/8522 Karar sayılı ilamıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeksizin düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan duruşmalı yargılama sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu tespit edilen sanığın ve müdafiin savunmalarında ileri sürdüğü mazeretlerin, askerlik hizmetine üstün sayılabilecek nitelikte Kanunen geçerli olmadığının kabulüyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir. Askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazereti olmaksızın Birliğine süresinde katılmayan ve suç tarihi itibarıyla askerliğe elverişliliği konusunda şüphe bulunmayan sanığın atılı suça konu eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçuna vücut vermesi karşısında; Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.