Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3120 E. , 2024/4711 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3120 Karar No : 2024/4711 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR : 1- (DAVACI) :... VEKİLİ : Av.... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Niğde Adli Yargı Adalet K…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3120 E. , 2024/4711 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3120 Karar No : 2024/4711 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR : 1- (DAVACI) :... VEKİLİ : Av.... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Niğde Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca sözleşmeli pozisyonda zabıt katibi sınavında başarılı olan davacının, arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle atamasının onaylanmamasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle işe başlama tarihinden itibaren özlük ve diğer maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2018/2017, K:2022/6648 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve aynı tarihte yürürlüğe konulduğu, bu duruma göre, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceğinin de kuşkusuz olduğu, bu itibarla, davacının işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebi bakımından bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal ve özlük haklara ilişkin bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işlem hakkında iptal kararı verilmekle, hukuka aykırılığın tespit edilmiş olduğu, dolayısıyla geç atamadan dolayı uğradığı maddi zararın karşılanması ve özlük haklarının iadesinin gerektiği, güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesinde esas alınan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuramayacağı gibi kişinin hukuki dünyasına da etki oluşturacak şekilde değerlendirilemeyeceğinden, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun'u uyarınca yeni bir güvenlik soruşturmasının yapılmasının da mümkün olmadığı belirtilerek, temyize konu kararın parasal ve özlük hakları yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; davacı hakkındaki arşiv araştırmasının olumsuz olması nedeniyle zabıt katipliğinde istihdamına ilişkin komisyon kararının onaylanmayarak iade edildiği, öncelikle arşiv araştırması açısından önemli olanın söz konusu fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediği ve bu hususun memuriyet göreviyle bağdaşıp bağdaşmayacağı olduğu, her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ise de; söz konusu fiillerin davacı tarafça işlendiğinin sabit olduğu ve fiillerin niteliği dikkate alındığında atamasının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı hakkındaki karar, ceza hukuku anlamında kişinin hürriyeti açısından önem arz etmekte ise de; 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun Ek 1. maddesi ve Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği gereğince herhangi bir öneminin bulunmadığı, zira belirtilen mevzuatta ceza alması ve bu cezanın kesinleşmesi şeklinde herhangi bir ibarenin bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısım yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Davacının temyiz istemi yönünden; MADDİ OLAY : Niğde Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca sözleşmeli pozisyonda zabıt katibi sınavında başarılı olan davacının, arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle atamasının onaylanmamasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle işe başlama tarihinden itibaren özlük ve diğer maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. 2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir. Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu işlemle birlikte işe başlama tarihinden itibaren özlük ve diğer maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal ve özlük haklara ilişkin bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve diğer maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve diğer maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin istemi hakkında kabul hükmü kurulması gerekirken, anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, yoksun kalınan parasal ve özlük haklara ilişkin bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına yönelik ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, yoksun kalınan parasal ve özlük haklar yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.