14. Hukuk Dairesi 2015/1527 E. , 2016/5017 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.10.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıt…
**14. Hukuk Dairesi 2015/1527 E. , 2016/5017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.10.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı vekili, davacının paydaş olduğu 831 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından ...'nın 1/2 payını davalı ...'e 03.09.2013 tarihinde 7.000 TL bedel ile sattığını, dava konusu taşınmazda önalım hakkı olduğunu, önalım hakkı nedeniyle satışa konu 1/2 payın davacı adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, davacı ile ...'nın ana baba bir kardeş olduklarını, dava konusu payı davalı ...'e devreden ... ile ... ve davacı ...'nin ana bir baba ayrı kardeş olduklarını, dava konusu pay devrinin tapu da satış işlemi olarak gözükse de gerçekte ...'nın bu payı davalı ...'e bağışladığını, akrabalar arasındaki satış işlemlerinde önalım hakkının kullanılamayacağını, gerçek bir satış işlemi olmadığını bu nedenle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satınalma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Paylı mülkiyet halindeki bir taşınmazın paydaşı payını karı-kocaya, evlada veyahut akrabaya temlik ederse şeklen satış olarak gösterilen bu aktin gerçekte satış olmayıp miras hakkına bağlı veya hibe gibi maksada yönelik işlem olduğu iddia ve ispat edilirse önalım hakkı ileri sürülemez (20.03.1957 tarihli, 12/2 sayılı Y.İ.B.K.). Bu yöndeki savunmanın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı kuralının bir istinasıdır.