Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun göndermek istediği mektupların sakıncalı bulunarak muhatabına gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun göndermek istediği mektupların sakıncalı bulunarak muhatabına gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/4/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2017/21145, 2017/23176 ve 2017/24593 numaralı başvuru dosyalarının, kişi ve konu yönünden irtibat nedeniyle 2017/21128 numaralı başvuru dosyasıyla birleştirilmesine, incelemenin 2017/21128 numaralı başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışma suçundan İzmir 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucu farklı tarihlerde, İnsan Hakları Derneği genel başkanına, Cumhuriyet gazetesi yazarı A.Y.ye ve tanıdığı olduğu anlaşılan G.A.ya birer mektup göndermek istemiştir. Cumhuriyet gazetesi yazarına gönderilen mektupta darbe girişimi sonrası demokratik olmayan uygulamaların ceza infaz kurumlarına da yansıdığı, bulunduğu İnfaz Kurumunda havalandırmaların üzerinin tel örgü ile çevrildiği, böyle bir uygulamanın gelecekte çok büyük sorunlara yol açacağı, bu uygulamaya asla izin verilmeyeceği, buna karşı durulacağı ifade edildikten sonra bu uygulamanın son bulması için girişimde bulunulması talep edilmiştir. G.A.ya hitaben yazılan mektupta ise kendisinden uzun süredir haber alamadığı muhatabın durumunun nasıl olduğu, darbe girişimi sonrası olağanüstü yönetimin ceza infaz kurumlarına da yansıdığı, tutuklananların başka bloklara konulduğu, onlarla tanışılamadığı, bu arkadaşlarının durumlarından ötürü gerçekleştirdikleri slogan atma gibi eylemlerden sonuç alınamadığı, sosyal faaliyetlerden faydalanılamadığı, bu durumları belirttikleri mektupların da gönderilmediği, havalandırmaya tel örgü çekilmesinin de can sıkıcı olduğu belirtilmiştir. Aynı zamanda avukat olan İnsan Hakları Derneği başkanı E.K ile Ş.Ö'ye gönderilen mektuplarda; yeni tutuklanan arkadaşlarının çıplak aramaya tabi tutulduklarından, Kürt politik tutuklularının bulunduğu bloklara getirilmediğinden, sosyal faaliyetlerden faydalanamadıklarından, yapılan aramaların işkence hâline dönüştüğünden, mektuplarına el konulduğundan, dışarıdan getirilen kitapların alınamadığından, oda değişim taleplerinin kabul edilmediğinden, havalandırma üzerine tel örgü çekildiğinden, açlık grevlerinin devam ettiğinden bahsedilmiş ve bu hususlarda girişimde bulunulması istenmiştir. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu), 28/3/2017 ve 7/2/2017 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla A.Y. ve G.A.ya gönderilmek istenen mektupların muhataplarına gönderilmemesine karar vermiştir. Karar gerekçelerinde; mektupların mevzuata uygun olarak yapılan hizmetleri provoke ederek İnfaz Kurumu hakkında yalan yanlış beyanlarda bulunup algı yaratmaya, kurumun itibarını zedelemeye yönelik olarak basın yayın aracılığı ile kamuoyu oluşturmaya çalışmak amacıyla yazılmaları nedeniyle sakıncalı oldukları sonucuna varılmıştır. Başvurucunun aynı zamanda avukat olan E.K ile Ş.A isimli kişilere göndermek istediği aynı içerikli mektuplar Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün (Tüzük) maddesi uyarınca değerlendirilmek üzere doğrudan İzmir İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) gönderilmiştir. İnfaz Hâkimliğinin 28/3/2017 ve 10/4/2017 tarihli kararlarıyla anılan mektupların muhataplarına gönderilmemesine karar verilmiştir. Karar gerekçelerinde; mektupların savunmaya ilişkin olmadığı, başvurucunun örgüt faaliyeti çerçevesinde konusu suç teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği, açlık grevinin bir örgüt faaliyeti çerçevesinde dönüşümlü ve toplu yapıldığı bildirilerek örgüt haberleşmesine aracılık edildiği, İnfaz Kurumunun güvenliğini tehlikeye düştüğü vurgulanmıştır. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulunun 28/3/2017 ve 7/2/2017 tarihli kararlarına (bkz. § 11) karşı İnfaz Hâkimliğine yapılan şikâyet başvuruları 30/3/2017 ve 20/3/2017 tarihli kararlarla reddedilmiştir. Kararlarda; Disiplin Kurulu kararlarının gerekçesi ve ilgili mevzuat hatırlatıldıktan sonra mektuplarda kişisel yakınmadan öte bir grubun görüşünün dile getirilerek "bazı uygulamaların asla kabul edilemeyeceği, bunlara karşı durulacağı ve izin verilmeyeceği" ifadelerinin İnfaz Kurumunda paniğe yol açacak nitelikte olduğu vurgulanmak suretiyle mektupların sakıncalı bulunarak muhataplarına gönderilmemesinin mevzuata uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucu tarafından bütün İnfaz Hâkimliği kararlarına karşı İzmir Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazlar 3/4/2017, 17/4/2017, 4/4/2017 ve 17/4/2017 tarihli kararlar ile reddedilmiştir. Kararların gerekçelerinde, itirazların dayanağını oluşturan İnfaz Hâkimliği kararlarının usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Nihai kararlar 6/4/2017, 19/4/2017, 11/4/2017 ve 3/4/2017 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/4/2017, 12/4/2017, 5/5/2017 ve 17/5/2017 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-