4. Hukuk Dairesi 2010/10258 E. , 2011/13324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/02/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rap
**4. Hukuk Dairesi 2010/10258 E. , 2011/13324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/02/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, ... Partisi Genel Başkanı ...’nin 09/02/2010 tarihindeki parti grup toplantısındaki konuşmasında, siyasi bir eleştirinin ötesinde müvekkillerini ağır bir biçimde suçlayıcı ve aşağılayıcı ifadeler kullandığını, bu ifadelerin müvekkillerinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek manevi tazminat talep etmiştir. Davalı vekili, davalının siyasetçi olduğunu, iktidara ait beğenmediği icraatları eleştirmesinde kamu yararı bulunduğunu, açıklamaların ölçülü olduğunu, davacıların iktidar partisi ve Başbakan olması ve siyasetçi olması gerçeği karşısında normal insanlardan daha sert eleştirilmesinin hukuka uygunluk sınırları içerisinde olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, açıklamaların kişiye ve davacının başkanlığını yaptığı partiye değil, iktidar partisi olması nedeniyle proje, program ve icraatlara yönelik olduğu, siyasal eleştiri sınırlarında kaldığı ve hukuka aykırılık içermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda; davalı, mecliste grubu bulunan bir siyasal partinin genel başkanı, davacılar ise iktidar partisi ile bu iktidar partisinin genel başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıdır. Meclis genel kurulunda sert tartışmalara konu gündem sonrasında muhalefet partisi konumunda bulunan siyasal bir partinin genel başkanı olan davalı tarafından meclis çatısı altında bizzat duyurulan metinde yer alan açıklamalarda kulanılan; ...Türkiye'yi teröre teslim etmek ve bölücülüğün emrine sokmak...kimliğini bulamamış Başbakanın bozmaya çalıştığı kardeşliğin fitne tohumlarını ekmek ...' nin en büyük emeli ve heyecanıydı., ... geleneksel kökleri inkarla oluşmuş, yurt dışında tasarlanmış yurt içinde tanımlanmış ve tamamlanmış bir siyasal proje..., Şehide kelle diyen çürümüş zihniyeti duyunca, katile sayın diyen alçaklığı işitince, Mehmetçiği yan gelip yatmakla suçlayan kokuşmuşluğu görünce...,... ...da Ermeni,...PKK ile kol kola...Türk tarihinden tiksinenlerin son çırpınışları, ..işbirlikçi cephenin içimizdeki temsilcisi ..., ...her ahlaksızlığa tutunmuş bir zihniyet...,...haçlı kalıntıları gibidir, vb. sözler gözetildiğinde, öz ile biçim dengesinin bozulduğu, eleştiri sınırının aşıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca bu sözlerin davacının siyasi iktidarına ilişkin yorum ve değerlendirmeler dile getirilirken gerekli olduğu da benimsenemeyeceğinden, davalı tarafından Meclis grubunda söylenen bu sözlerin hukuka aykırı olduğu ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davacı yararına uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/12/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. 12/12/2011