Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2659 E. , 2024/7210 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2659 Karar No : 2024/7210 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... Mermercilik Tarım ve Tar. Ür. Canlı Hayvan Alım Satımı ve Besicilik İnş. Taah. ve İnş. Malz. Nak. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kara…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2659 E. , 2024/7210 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2659 Karar No : 2024/7210 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... Mermercilik Tarım ve Tar. Ür. Canlı Hayvan Alım Satımı ve Besicilik İnş. Taah. ve İnş. Malz. Nak. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... İlçesi sınırları içerisinde bulunan S:... nolu II(b) grubu maden işletme ruhsatının 3213 sayılı Maden Kanunun 13. maddesi uyarınca 3 aylık yasal süre içerisinde 2017 yılı işletme ruhsat bedelinin ödenmediğinden bahisle iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 2017 yılı işletme ruhsat bedelinin 3 ay içinde yatırılması gerektiği aksi halde ruhsatın iptal edileceği hususunda verilen sürenin şirketlere yazılı olarak bildirilmesi ve bu bildirimin Tebligat Kanunu hükümleri uygulanarak yapılması gerektiği, Tebligat Kanununa göre de, hükmi şahıslara yapılacak tebliğin öncelikle hükmi şahsın yetkilisine yapılması, yetkili kişinin bulunamaması veya evrakı alacak durumda olmaması halinde ise memur ve müstahdemlerine tebligat yapılması gerektiğini, ancak memur ve müstahdemlere yapılacak tebligatta tüzel kişiliğin yetkilisinin işyerinde bulunmaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının belirtilmesi zorunlu olduğunu, tebligatın 14.09.2017 tarihinde şirketin “... Mahallesi. ... Sokak, No:... .../...” olan adresinde, tebligat evrakında şirket yetkilisi... olduğu imzasına tebliğ edildiği; ancak, dosyada mevcut Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinden, tebliğ tarihi itibariyle davacı limited şirketin ortakları ve münferit imzalarıyla şirketi temsile yetkili müdürünün... olduğu anlaşıldığını, ...'nın şirketin memur veya müstahdemi de olmadığının da açık olduğu; SGK kaydında davacı şirketin çalışanı olmadığının teyit edildiği hususu da göz önüne alındığında, Tebligat Kanununa uygun olmayan tebligata dayalı olarak, davacı şirkete, 2017 yılı işletme ruhsat bedelinin 3 ay içinde yatırılması gerektiği aksi halde ruhsatın iptal edileceği hususunda yazılı bir bildirim yapıldığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu maden ruhsatının iptal edileceği hakkındaki ihtara ilişkin tebligatın davacı şirketin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilen adresine gönderildiği ve tebligatın yapıldığını, tebliğde şirket yetkilisi C.A.'ya tebliği edildiği ibaresinin eklendiğini, davacının C.A.'nın şirket yetkilisi olmadığı iddiasının haksız olduğunu, aynı adrese gönderilen 02.12.20015 tarihli yazının şirket yetkili C.A. adreste bulunmaması nedeniyle mahalle muhtarına tebliğ edildiğinin görüldüğünü, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... İli ... İlçesi hudutları dahilinde bulunan S: ... sayılı II. Grup işletme ruhsatı davacı şirket adını 23/06/2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davalı idare tarafından yapılan inceleme neticesinde, 2017 yılı işletme ruhsat bedelinin süresinde yatırılmadığı bu nedenle 3 ay içinde yatırılması gerektiği aksi halde ruhsatın iptal edileceği hususunda 07.09.2017 tarih ve 429378 sayılı yazı ile bildirimde bulunulmuştur. Sözkonusu yazı 14.09.2017 tarihinde bahse konu tebligatın 14.09.2017 tarihinde şirketin “... Mahallesi. ... Sokak, No:... .../...” olan adresinde, tebligat evrakında şirket yetkilisi ... olduğu imzasına tebliğ edilmiştir. Davalı idare tarafından verilen 3 aylık sürenin dolduğu, söz konusu ruhsat bedelinin verilen süre içerisinde yatırılmadığı bu nedenle ruhsatın 13.12.2017 tarihi itibariyle iptal edildiği ve 2017 yılı ruhsat bedelinin %70 lik kısmı olan 19.183 TL'in yatırılmasını müteakip teminatın iade edileceği hususunda ... tarih ve ... dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinde "Yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunludur. İşletme ruhsat bedelinin %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenir. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilir. Verilen sürede yatırılmayan ruhsat bedelinin %70’ine tekabül eden tutar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlalarından ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilmesini müteakip, çevre ile uyum bedeli iade edilir." hükmüne yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." düzenlemesi; 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır." düzenlemesi; 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." düzenlemesi yer almaktadır. Aynı Kanun'un "Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma" başlıklı 54. maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/253 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap ile muhatap adına tebligatı kabule mecbur olup da tebligatı kabul etmeyenler hakkında da yukarıda belirtilen cezalar uygulanır." düzenlemesine; "Yalan beyan" başlıklı 55. maddesinde ise, (Değişik birinci fıkra : 23/1/2008-5728/254 md.) Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde; a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap, b) Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi, c) Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse, her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır..." düzenlemesine yer verilmiştir. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." kuralına; "Kimlik araştırması" başlıklı 36. maddesinde de "(1) Tebliğ memuru, tebligat yaparken muhatabın veya bu Yönetmelik hükümlerine göre onun adına tebliğ yapılacak kişilerin kimlikleri ile bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını incelemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin tesisine dayanak olan 2017 yılı ruhsat bedellerinin 3 ay içinde ödenmesi, aksi halde ruhsatın iptal edileceğine ilişkin ihtarı içeren 09/11/2016 tarihli yazının, davacı şirket yetkilisi ...'a 14.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haline göre ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verileceği ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanmasının istenileceği, bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsatın iptal edileceği düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde uyarınca düzenlenen yaptırımın ağırlığı dikkate alınarak yapılan tebligatın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı önem arz etmektedir. Davacı tarafından, tebligat yapılan adresin yanlış olduğuna dair bir iddiaya yer verilmediği ve 07.09.2017 tarihli yazının davacının ruhsatında da yazılı olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilen adrese tebliğ edilmeye çalışıldığı, tebligatın bilinen adrese tebliğ edildiği hususu ihtilaf konusu değildir. Mahkemece, tüzel kişiliğin yetkilisinin veya işletme sahibinin iş yerinde bulunamaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilerek, tebligatın hükmi şahıs yetkilisi dışındaki şirket çalışanlarına yapılması gerekirken, şirket yetkilisinin adreste bulunmadığı veya evrakı alacak durumda olmadığı belirtilmeden işyerinde çalışan olduğu belirtilen kişiye yapılan tebligatın usule aykırı bir tebligat olduğunu gerekçesinde belirtmiş ise de, ... isimli şahsın davacı şirkete dair tebliğleri teslim aldığına ilişkin ihtilaf bulunmadığı gibi, davacı şirket tarafından, Tebligat Kanunu'nun ayrıntısı yukarıda yer alan 54 ve 55. maddelerindeki cezai hükümler uyarınca 09/11/2016 tarihli yazıyı tebliğ alan şahıs hakkında herhangi bir şikayette veya suç duyurusunda bulunulduğuna dair bilgi ve belgeye de yer verilmemiştir. ... isimli şahsın davacı şirkette çalıştığına ilişkin SGK kaydı bulunmasa da şirkette çalışmayan bir kişinin tebligat esnasında şirket adresinde bulunması ve tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi şirket çalışanı olması için de sigortalı olarak görev yapması gerekmediği açıktır. Bu durumda, 09/11/2016 tarihli yazı ile ruhsat bedellerinin 3 ay içinde yatırılmasının istenildiği ve yatırılmadığı takdirde ruhsatının iptal edileceği hususunun bildirildiği, fakat buna rağmen davacı şirket tarafından verilen 3 aylık süre içerisinde ruhsat bedelinin yatırılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 19/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.