5. Ceza Dairesi 2009/13642 E. , 2010/1361 K. "İçtihat Metni" Zimmet, hizmet sebebiyle emniyeti suistimal, resmi belgede sahtecilik ve haksız mal edinmek suretiyle 3628 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; zimmet suçundan beraetine, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ve haksız mal edinmek suretiyle 3628 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmelerine, resmi belgede sahtecilik suçundan ise mahkümiyetine dai
**5. Ceza Dairesi 2009/13642 E. , 2010/1361 K.** **"İçtihat Metni"** Zimmet, hizmet sebebiyle emniyeti suistimal, resmi belgede sahtecilik ve haksız mal edinmek suretiyle 3628 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; zimmet suçundan beraetine, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ve haksız mal edinmek suretiyle 3628 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmelerine, resmi belgede sahtecilik suçundan ise mahkümiyetine dair, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.02.2009 gün ve 2004/77 Esas, 2009/19 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar Ziraat Bankası ve Hazine vekilleri ile sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Haksız mal edinmek suretiyle 3628 sayılı Kanuna muhalefet suçundan dolayı 24.09.2003 günlü iddianameyle Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılıp önce hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçundan açılan dava müteakiben iş bu dava ile birleştirildikten sonra tefrik edilerek 2004/10 Esas numarası verilip 13.01.2004 tarihinde görevsizlik kararıyla Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, örneği dosyaya alınan duruşma tutanağı fotokopilerine göre Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/27 Esas sayılı dosyası üzerinde derdest olduğu ve birleştirme girişiminin sonuçsuz kalıp ayrı görülmeye devam ettiği gözetilmeden bu suçtan da hüküm kurulması, keza 11.08.2003 tarihli iddianameye konu olan hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunun mağduru Adıyaman İli ...'nın Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi olması, sanığın buradaki müdürlük görevi sırasında atılı suçu işlediğinin iddia edilmesi ve 07.11.2003 tarihli müfettiş raporunun birinci sayfasında gösterilen mütevelli heyeti üyeleri arasında sanığın adının bulunmaması karşısında katılanlar Ziraat Bankası ve Hazine'nin bu suçtan müdahil sıfatını alabilecek surette zarar görmelerinin söz konusu olamayacağından bu hükmü temyize haklarının bulunmadığı, ancak 01.07.2004 günlü iddianamedeki fiilleri nitelikli zimmet olarak nitelendirilmiş ise de; sanığın düzenlediği 20.03.2003, 05.05.2003 ve 16.06.2003 tarihli sahte ödeme talimatları ile Ziraat Bankası Şubesinde bulunan ...'ne ait “...-Mehmetçik-Üniversite Gençliği Elele Ağaçlandırma Kampanyası” adlı hesaptan toplam 28.945.255.131 lirayı çekerek mal edindiğinin ileri sürüldüğü,suça konu paranın sahte belgelerle adı geçen bankadan çekilmesi nedeniyle bankanın doğrudan zarar gördüğü, nitekim hesap sahibi kurumun bu parayı bankadan talep ettiği ve bununla ilgili verilen hükmü temyize yetkili olduğu anlaşıldığından, 3628 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen hüküm hukuki değerden yoksun olduğundan inceleme dışı bırakılmasına, hizmet nedeniyle emniyeti suistimalden kurulan hüküm bakımından ise adı geçen müdahiller zarar görmediklerinden vekillerin temyiz isteklerinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin resmi belgede sahtecilik ve zimmet suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 01.07.2004 tarihli iddianameye konu nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın ikrarına, tanık beyanlarına, idari soruşturma ve bilirkişi raporlarına, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporuna ve dosya içeriğine göre ... Planlama ve Koordinasyon İl Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olan ve aynı zamanda ...'nda müdürlük yapan sanığın vakfın iş ve işlemlerini yürütmekle görevli vali yardımcısının başka evrakta bulunan imzasını bilgisayardan yararlanıp ... antetli başka bir kağıda aktarmak ve kendisi tarafından da imzalanmak suretiyle oluşturduğu kendisine para çekme yetkisi veren 20.03.2003, 05.05.2003 ve 16.06.2003 tarihli sahte ödeme talimatları ile Ziraat Bankası Şubesinde bulunan ...'ne ait olup sadece bizzat Vali'nin yazılı talimatıyla para çekilebilen “...-Mehmetçik-Üniversite Gençliği Elele Ağaçlandırma Kampanyası” adlı hesaptan, banka çalışanlarının kendisine olan güveninden de yararlanarak aynı tarihlerde tediye fişlerine de imza atarak toplam 28.945.255.131 lirayı çekip çıkar sağladığının anlaşılması karşısında, suça konu paranın zilyetliği görevi nedeniyle kendisine devredilmediği veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olmadığı için eylemde nitelikli zimmet suçunun unsurları oluşmamakla birlikte; sabit olan sahte belgelerle valiliğe ait banka hesabından para çekme eyleminin müteselsilen resmi belgede sahteciğin yanında 765 sayılı TCK.nun 504. ve 5237 sayılı TCK.nun 158/1. maddelerine uyan nitelikli ve zincirleme biçimde dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu nazara alınmadan yazılı biçimde beraet kararı verilmesi ve bu suçlama içindeki sahte talimat düzenleme fiilleri ... ile ilgili olarak ayrıca işlediği sahteciliğe dahil edilip mahkümiyet kararı verilerek hükümde çelişki yaratılması kanuna aykırı ise de; vasıflı dolandırıcılık suçuna 765 sayılı TCK.nun 504. maddesinde öngörülen cezanın tür ve miktarına nazaran aynı Kanunun 102/4. maddesindeki 5 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen 19.10.2004 günlü sorgu işlemi ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Müteselsilen resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Planlama ve Koordinasyon İl Müdürlüğü'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olan ve aynı zamanda ...'nda müdürlük yapan sanığın ikrarına, tanık anlatımlarına, polis kriminal laboratuarı, Adli Tıp Kurumu, hesap bilirkişileri ve idari soruşturma raporlarına ve dosya kapsamına göre vakfın başkanı olan Vali ile Vali Yardımcıları ve İl Özel İdaresi Müdürü'nün imzalarını bilgisayardan yararlanıp başka bir kağıda aktarmak suretiyle vakfın banka hesaplarından para çekmesini sağlayan sahte ödeme talimatları oluşturduğu ve bunları kullanarak vakfa ait Vakıfbank Şubesinde bulunan hesaptan para çektiği, ... ... imzasını taklit ederek ödeme yapıldığına dair sahte tutanaklar düzenlediği ve bir kısım usulsüz harcama belgeleri temin edip kullanmak suretiyle toplam 55.963.005.400 lira vakıf parasını mal edindiği, yine 20.03.2003, 05.05.2003 ve 16.06.2003 tarihli sahte ödeme talimatları ile Ziraat Bankası Şubesinde bulunan ...'ne ait olup sadece bizzat Vali'nin yazılı talimatıyla para çekilebilen “...-Mehmetçik-Üniversite Gençliği Elele Ağaçlandırma Kampanyası” adlı hesaptan, banka çalışanlarının kendisine olan güveninden de yararlanarak aynı tarihli tediye fişlerine imza atarak toplam 28.945.255.131 lirayı çekip çıkar sağladığının sabit olduğu ve oluşun mahkemece de bu şekilde kabul edildiği, ancak 02.12.2003 ve 01.07.2007 günlü iddianamelerin içeriklerine nazaran sadece sahte talimatlarla vakfa ve valiliğe ait paraları ilgili bankalardan çekme ve ... ...'ya ödeme yapıldığını gösteren sahte tutanak düzenleme fiillerinden dolayı sahtecilikten dava açıldığı, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlemek için gerçekleştirdiği diğer sahteciliklerinden açılmış dava bulunmadığı, dava konusu edilip temyiz kapsamında bulunan gerek valilik gerekse vakıftaki görevi sebebiyle teslim edilmeyip düzenlediği sahte belgeler yoluyla menfaat sağlama ve ödeme gösterme eylemlerinin ise, vakıfla ilgili olanların içeriklerine ve vakfın hukuki statüsüne nazaran özel belge vasfında olduğu, 765 sayılı TCK uygulamasında özel belgelerin kullanılmasıyla suç oluşabileceğinden sadece müteselsil nitelikli dolandırıcılık, 5237 sayılı Kanun bakımından ise 212. maddesi delaletiyle özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını meydana getireceği, valilikteki görevi sırasında düzenlediği üç adet sahte talimat ile valiliğe ait hesaptan para çekme eylemlerinin ise vakıfla ilgili işlemlerden bağımsız olarak 765 sayılı TCK.nun 342 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddelerine temas eden kamu görevlisinin görevine girmeyen konuda zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek farklı görevleri sırasında birbirinden bağımsız kurumlara karşı işlediği nitelikleri farklı fiillerin tamamının tek müteselsil resmi belgede sahtecilik kabul edilip yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi gereğince karşılaştırma yapılarak lehe yasanın belirlenmesi için yapılan uygulamaya göre 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43, 62 ve 53. maddelerine göre tayin edilen cezanın sanık lehine olduğu dikkate alınmadan 765 sayılı TCK.nun uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı ve katılanlar vekilleri ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.